Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Ahmet Gökalp, AKP Hükümeti ve onun yerel temsilcileri belediye başkanlarının örgütlenmeden ve özgürlükçülükten uzak bir zihniyete sahip olduklarını söyledi.
Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Ahmet Gökalp, AKP Hükümeti ve onun yerel temsilcileri belediye başkanlarının örgütlenmeden ve özgürlükçülükten uzak bir zihniyete sahip olduklarını söyledi. Kendi düşüncelerinin dışında örgütlülük bir kabul etmeyen AKP zihniyetinin işçileri, Hak-İş’e Hizmet-İş'e bağlı yönlendirmek ve yetkili sendika Hizmet-İş görmek için her türlü baskı ve oyunu yaptıklarını bildirdi.
İstedikleri her şeye boyun eğsinler isteniyor
İşçilerin, AKP'nin istediği sendikayı tercih etmeye zorlanmasının insan haklarına aykırı bir durum olduğunu söyleyen Gökalp, "Hizmet-İş kendi zihniyetlerine sahip. Bu nedenle de işçilerin Hizmet- İş'te olmasını istiyorlar. Çünkü amaçları kendilerine yakın bir sendikayı getirip her söylediklerinin gerçekleşeceği bir sözleşme ve uygulama süreci istiyorlar" dedi.
AKP'nin dar gelirliler için bir projesi yok
Genel anlamda AKP zihniyetinin halktan yana olmayan bir tutum sergilemediğini, bu nedenle de dar gelirli halk için olumlu adımlar atmadıklarını söyleyen Gökalp, "İşçi, memur, köylü AKP Hükümetinden memnun kalmadı. Çünkü AKP'nin dar gelirli ve kendi yağıyla kavrulan halka bir faydası olmadı. Faydası olmadığı gibi orta sınıfın bütçesini daha da kısıtlandırdı. Son olarak da memura verdiği gülünç zam, çalışana nasıl baktığının açık kanıtıdır. Açlık sınırının 800 YTL'nin üzerine çıktığı bir dönemde çalışan açlık sınırının yarısı bile olmayan 380 YTL ile yaşam mücadelesi veriyor" diye konuştu.
Kendine muhtaç kitleler yaratıyor
AKP zihniyetinin dar gelirli ve yoksul halkı kul gibi görmek istediğini, bu nedenle de o kesime insanca yaşama koşulları hazırlamak gerekirse kendine muhtaç bırakan bir anlayışa sahip olduğunu vurgulayan Gökalp, "Aşevleri toplumu dilenciliğe özendiriyor. İnsanlar hiçbir işe yaramayan her şeyini devletten bekleyen kitleler haline getiriliyor. Geçmiş yıllarda bir kaç ayrı yerde aşevleri bulunur, az sayıda fakir fukara da buralardan geçinirdi. Ancak son yıllarda giderek yaygınlaştı. Özellikle ramazan da artık işi düğün salonlarına kadar döktüler. Oysa insanlara kendi evlerinde huzur içinde yaşayabileceği bir hayat sunulmalı. Onları kendinize muhtaç bırakmak doğru değil" dedi.
