Her yıl kayıt döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’nın “kayıt sırasında para alınmayacak” demesine rağmen, pek çok okulda kayıt sırasında para alındığını söyleyen Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Veliler kendi aralarında kayıt sırasında para alındığından yakınıyor. Ancak bunu Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yazılı olarak bildirmiyor. Çocuklarına baskı yapılacağı düşüncesiyle susmayı tercih ediyor. Diğer taraf da durumun böyle olacağını bildiği için her yıl bildiğini okuyor” diye konuştu.
Merkezi okullarda kayıt sırasında para isteniyor
Yasal olarak suç olmasına rağmen merkezi okulların çoğunda kayıt sırasında velilerden para istendiğini, fakat okul idaresi ile karşı karşıya gelmek istemeyen velilerin pek çoğunun kayıt parası verdiğini hatırlatan Bozgeyik, ‘'Veliler kayıt sırasında doysa parası adı altındaki paradan şikayetçi. Bize de gelip bunları söyleyenler oluyor, hadi dilekçe verelim dediğimizde, ‘çoğuma baskı yaparlar’ deyip vazgeçiyor. Bu süreç hep aynı şekilde devam etmesine rağmen Milli Eğitim de yazılı dilekçeler olmadığı için soruşturma açmıyor. Ancak kayıtlardan önce yazı göndererek kayıt parası alınmaması gerektiğini söylüyor. Fakat ne denetim ne de kontrol yapıyor biliyor ki almıyor. Yazılı olarak ‘almayın' dese de belki de el altından ‘alın’ diyor” şeklinde açıklama yaptı. Kayıtların 1 Haziran’da başladığını, çocuklarını merkezi okullara kaydettirmek isteyenlerden 200- 300 milyon bile istendiğini söyleyen velilerin bulunduğunu dile getiren Bozgeyik, kayıt sırasındaki evraklar konusunda da açıklananla uygulananın farklı olduğunu söyledi.
İkametgah velilerin isteklerine bırakıldı
Öğrenci kayıtlarında nüfus kağıdı fotokopisi ve ikametgah ilmühaberinin yeterli olmasına rağmen, elektrik ve telefon faturası istendiğini, bu durumun özellikle kirada oturan insanları mağdur ettiğini söyleyen Bozgeyik, “Genel bir uygulama üç ilde internette kayıt yapılıyor. Bakanlık ikametgahı velinin beyanına bırakmasına rağmen, halen velilerden ikametgah isteniyor. Yasaya göre müdür çocuğun kaydını yapacak ondan sonra kendisi isterse araştıracak. Yönetmelikte olmamasına rağmen velilere ‘su, elektrik faturası getir’ diyorlar. Adam kiracı ise bir aylığına Türk Telekom’a 7.5 YTL ödüyor. Oysa müdürlerin bunu istemesi yasa dışı, ilgili öğretim kurumlar yönetmeliği nüfus fotokopisi ve ikametgah ilmühaberi yeterli der. Elektrik telefon faturası belgelemek gibi bir durum yok" diye konuştu.
Bozgeyik, 2005-2006 öğretim yılına da eğitimin temel sorunları çözüleceği ve eğitim emekçisinin yaşam düzeyinin yükseleceği beklentileriyle girildiğini, ancak beklentilerin hemen hemen hiç birisinin karşılanmadığını belirtti. "Eğitim sistemin de yıllardır birikerek artan sorunlar artık yapısal hale gelmiş ve sistemi içten içe çürütmeye başlamıştır" dedi. Sistemin yapısal sorunlarından bahseden Bozgeyik, eğitim emekçilerinin önemli bir bölümünün yoksulluk ve açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verdiğini kaydetti. Bozgeyik, şöyle dedi: "Kamuda ücret ayrımcılığına son verilmelidir. Ek hizmet tazminatının tüm eğitim ve bilim emekçilerine ayrım gözetmeksizin verilmesini istiyoruz. Ayrıca, her yıl eylül ayında ödenen eğitime hazırlık ödeneğinin 1 tam maaş tutarına yükseltilerek tüm eğitim emekçilerine ödenmesini talep ediyoruz.
