ANASAYFA arrow right Güncel

AKP Şahinbey Belediyesi yönetim kurulu üyesi Durmuş Akpınar’ın şirketi gündemde

AKP Şahinbey Belediyesi yönetim kurulu üyesi Durmuş Akpınar’ın şirketi gündemde
YAYINLAMA: 25 Nisan 2026 / 14.14
GÜNCELLEME: 25 Nisan 2026 / 14.14

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Ben de sayısız örnekle yapılan hatalı kullanımları defalarca yazdım.

Kamu İhale Kanunu’nun öngördüğü farklı yöntemler arasında yer alan “doğrudan temin” usulü ise sağladığı pratiklik nedeniyle idareler tarafından sıkça tercih edilirken aynı zamanda şeffaflık ve rekabet ilkeleri açısından da en çok eleştirilen başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.

Yine böyle bir durum var.

Çünkü mevzuat, belirli parasal sınırlar ve istisnai durumlar çerçevesinde bu yönteme izin verse de uygulamadaki örnekler, çoğu zaman “Bu sınırlar ne kadar gözetiliyor?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Emeklisi, asgari ücretlisi, maaşlı çalışanı, ülkenin yüzde 80’i kirayla, faturalarla, market masraflarıyla boğuşurken belediyelerin vergileri çarçur etmeleri kabul edilebilir gibi değil.

Özellikle farklı kurumlar tarafından aynı firmalara yönelen alımlar, işin niteliği ile firma uzmanlığı arasındaki uyum ve piyasa araştırmasının nasıl yapıldığı gibi konular, denetim ve hesap verilebilirlik açısından çok sorunlu.

Sayıştay bu yöntemleri hemen hemen her raporlama döneminde eleştiriyor.

Öyle ki siyasi kimlikler, yerel yönetim yapıları ve kamu görevi ile ticari faaliyetlerin kesiştiği noktalar ise tartışmayı daha da hassas bir zemine taşıyor.

Gaziantep’te belediye meclisinde gündeme gelen son veriler de tam olarak bu çerçevede dikkat çekiyor.

Farklı kurumları kapsayan, çeşitliliği oldukça geniş ürün alımları ve doğrudan temin yöntemiyle gerçekleşen ihaleler üzerinden ortaya konulan bu tablo, artık resmen milletin cebine uzanmış durumda.

Bakın Gaziantep Şahinbey Belediye Meclis Üyesi CHP’li Hasan Sencan, belediye meclis toplantısında çok ilginç veriler paylaştı.

Bir firmadan ve bu firmanın doğrudan temin yoluyla aldığı ihalelerden bahsetti.

“Doğrudan temin” usulü bir ihale çeşididir. Buna göre yapılacak alımlarda ihale komisyonu kurma ve yeterlilik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilir.

Tabii ki belirli sınırları var!

Büyükşehir belediyesi dahilinde bulunan idarelerin 1 milyon 21 TL’yi, diğer idarelerin ise 340 bin 391 TL’yi aşmayan ihtiyaçları ile temsil ve ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar bu maddeyi kapsar.

Kanuna göre doğrudan temin yöntemi ile yapılan alımların KDV hariç aylık toplamı elektronik ortamda her ay Kamu İhale Kurumu’na gönderilir.

Usulü anlattık sonra bir de uygulamayı anlatayım. Antep’te bir firma var; bu usulle 9 milyon 206 bin TL değerinde 30 ihale almış. Açık ihale usulü ile de 4 ihale almış.

Aldığı 30 ihalenin 21 tanesi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nden, 6 tanesi İçişleri Bakanlığı’ndan, Göç İdaresi’nden diye devam etmiş.

Peki, bu firma ne satıyor, hangi konuda uzman?

GENİŞ ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ! 

Davlumbaz satmış, file, çelik halat, toner, hafıza kartı, drone, hırdavat malzemeleri, kahve makinesi, fincan takımı, yaka kamerası, pil, el mikrofonu, LED ekran, merdiven, kartuş...

Bin bir çeşit mübarek.

Ne aranmışsa bu firma bulmuş. İnanılmaz başarılı ve geniş ürün çeşitliliği var.

Peki, firma kim?

Durmuş Akpınar.

Evet, firma ismi bu. Şahıs firması. Bu şahıs kim?

AKP Şahinbey Belediyesi yönetim kurulu üyesiymiş. Partinin sosyal medya hesabında böyle yazıyor.

Hadi buyurun.

Nasıl olmuş acaba?

Doğrudan teminlerle ilgili başka kimlerden teklifler alınmış? Piyasa araştırması nasıl yapılmış?

Özür dilerim, bu sorular CHP’li belediyeler için geçerli değil mi?

Bu tablo, artık “istisnai bir yöntem” olarak tanımlanan doğrudan teminin nasıl sistematik bir araca dönüştürülebildiğini açık biçimde göstermiyor mu?

Farklı kurumlar, farklı ihtiyaçlar ve geniş ürün yelpazesi adı altında aynı firmaya yönelen alımlar, sadece teknik bir ihale meselesi değil, doğrudan kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığıyla ilgili ciddi bir güven sorununa işaret ediyor.

Eğer mevzuatın öngördüğü “piyasa araştırması” gerçekten yapıldıysa, bu araştırmanın hangi firmalar arasında ve hangi kriterlerle gerçekleştirildiği açıkça ortaya konmalıdır. Aksi halde ortada rekabetten uzak, denetimden kaçan ve kamu zararına açık bir süreç olduğu yönündeki şüpheler güçlenmeye devam edecektir.

Daha da önemlisi, mesele artık yalnızca bir belediye ya da bir firma tartışması olmaktan çıkmıştır.

İktidarlar, belediyeler, vergimizi harcayanlar halkın korkusundan tir tir titremeli. Her attığı adımı bin kere düşünüp bir kere atmalı.

Kamu adına kullanılan her kuruşun hesabı verilmeli.

Şeffaflık, hesap verebilirlik ve eşit rekabet ilkeleri kâğıt üzerinde değil, uygulamada da geçerli olmak zorundadır.

Aksi halde bu tür örnekler istisna değil, kural haline gelir. Bizim ülkemizde olan da budur. Barış Pehlivan/cumhuriyet

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *