ANASAYFA arrow right Güncel

Antep, iş cinayetlerinde 7 ölümle 4. sırada yer aldı

Antep, iş cinayetlerinde  7 ölümle 4. sırada yer aldı
YAYINLAMA: 09 Nisan 2026 / 18.50
GÜNCELLEME: 09 Nisan 2026 / 18.50

İSİG Meclisi’nin Mart 2026 raporuna göre yılın ilk üç ayında en az 432, Mart ayında 148 işçi yaşamını yitirdi. Mart ayında en çok ölüm inşaat, taşımacılık ve tarım işkollarında yaşandı

 

İSİG Meclisi raporunda, Mart ayında 148 işçinin hayatını kaybettiği, Antep’te iş cinayeti sayısının 7 olduğu açıklandı. “Yüzde 61’ini ulusal basından; yüzde 39’unu ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk üç ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 148) 432’ye ulaştı” denildi.

En fazla ölüm inşaat ve taşımacılıkta

Mart ayında en çok iş cinayeti 26 ölümle inşaat işkolunda meydana geldi. İkinci sırada 23 ölümle taşımacılık işkolu var. Üçüncü sırada ise 21 ölümle tarım/orman işkolu geliyor. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 56 işçi, hizmette 43 işçi, inşaatta 28 işçi ve tarımda 21 işçi hayatını kaybetti.

Ölüm nedenlerinde ilk sırada ise çoğunluğunun taşımacılık ve tarım işkolunda meydana geldiği trafik, servis kazaları nedenli ölümler bulunuyor. İkinci sırada bütün işkollarını yatay kesen bir neden olan kalp krizi ve beyin kanamaları geliyor. Üçüncü sırada ise yüksekten düşmeler var. Bu ölümlerin yüzde 72’si inşaatlarda meydana geldi. Dördüncü sırada ise Maden, tekstil, inşaat, tarım ve metalde görülen ezilme ve göçük nedenli ölümler var.

İş cinayetlerinde ölenlerin 16’sı kadın işçiydi

En çok iş cinayeti İstanbul, Antalya, İzmir, Gaziantep, Aydın, Bursa, Mersin, Trabzon, Adana, Kocaeli, Sakarya, Çankırı, Edirne, Hatay, Kütahya, Mardin ve Tekirdağ sanayi merkezleri olan ya da tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaştığı şehirlerde meydana geldi.

İş cinayetlerinde ölenlerin 16’sı kadın işçiydi. Ölen kadınların sekizi tarım, biri madencilik, biri ticaret, biri büro, biri eğitim, biri metal, biri taşımacılık, biri depo ve biri genel işler işkollarında çalışıyordu.

Gaziantep’te 7 işçi yaşamını yitirdi

Mart ayında en az 15 göçmen işçi (dokuzu Suriyeli, ikisi Afganistanlı, biri Gürcistanlı, biri İranlı, biri Kazakistanlı, biri Mısırlı) hayatını kaybetti: Yıllık iş cinayetlerine baktığımızda oran olarak iki katı göçmen işçi ölümü demek bu. Göçmen işçilerin altısı tarım, üçü inşaat, ikisi taşımacılık, ikisi genel işler, biri tekstil ve biri metal işkollarında çalışıyordu.

Mart ayında Türkiye’nin 50 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik: 22 ölüm İstanbul’da; 13 işçi Antalya’da; 8 ölüm İzmir’de; 7 ölüm Gaziantep’te; 5’er ölüm Aydın, Bursa, Mersin ve Trabzon’da; 4’er ölüm Adana, Kocaeli ve Sakarya’da; 3’er ölüm Çankırı, Edirne, Hatay, Kütahya, Mardin ve Tekirdağ’da; 2’şer ölüm Ankara, Balıkesir, Erzurum, Isparta, Karabük, Konya, Samsun, Uşak, Zonguldak, İran ve Katar’da; 1’er ölüm Adıyaman, Aksaray, Amasya, Bilecik, Bolu, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Giresun, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Malatya, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Şanlıurfa, Tunceli, Yalova, Yozgat ve Mısır’da meydana geldi.

"Mezbaha düzeni ülke genelinde yaygınlaşıyor"

İSİG Meclisi raporda BİRTEK-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in tutukluluğuna dikkat çekti. Türkmen'in, ücretlerini alamadıkları için eylem yapan Sırma Halı işçilerinin direnişinde katıldığı için 16 Mart'ta bu yana tutuklu olduğunu belirten İSİG Meclisi Türkmen'in şu konuşmasını hatırlattı.

“Siz bugüne kadar bu Başpınar’da sizin patronunuz başta olmak üzere, Şireci başta olmak üzere işçinin hakkını yemeyen bir tane patron biliyor musunuz? Hepsi işçinin hakkına çöküyor, hepsi işçinin rızkına çöküyor, hepsi işçinin hakkını yiyor, hakkını çalıyor. Öyle değil mi? Siz bugüne kadar bu Şireci’de daha iki ay önce işçinin iki tane kolu koptu ya, işçi öldü burada ya. Bugüne kadar bir tanesi için bunları hesap soran oldu mu? Olmadı. Bu memlekette patronsanız, zenginseniz işçinin hakkına çökebilirsiniz, güvenlik önlemi almayıp işçinin ölümüne sebep olabilirsiniz, cinayet işleyebilirsiniz, kimse size hesap sormaz. Bu ülkede yasalar zenginler için geçerli değildir. İşçi hak arayınca sendikacısını tutuklar, copuyla karşısına dikilir, yasak kararı getirir, öyle değil mi? ...”

‘Kaza’ gizleniyor; tedavi özel hastanede

kayıtsız ya da ‘bireysel kaza’ kaydıyla yapılıyor

Mehmet Türkmen'in anlattıklarını İSİG Meclisi olarak kendilerinin de söylediğini dile getirdi. "El, kol, parmak, bacak, göz gibi uzuv kayıplarıyla sonuçlanan iş kazalarının sıklığı nedeniyle Gaziantep işçilerinin ‘mezbaha düzeni’ diye adlandırdıkları işleyiş ülke genelinde yaygınlaşıyor. ‘Kaza’ gizleniyor; tedavi özel hastanede kayıtsız ya da ‘bireysel kaza’ kaydıyla yapılıyor. Hastane kaydı olmayan, kolluğa intikal etmeyen ‘kaza’ sonrası işçi adalete ulaşamıyor." dedi. Ardından da şunları ekledi:

"Esasen ‘Anadolu’ya rol model’ gösterilen Gaziantep’te üretim ve ihracat temposunun düşmemesi için işçi sınıfı mücadelesi kontrol ve baskı altına alınmak istenmektedir. Kentte hüküm süren, aşırı ve yoğun çalışmayı dayatan, hak arama mücadelesini sekteye uğratan, işbirlikçi sendikacılık anlayışını yerleştiren baskıcı emek rejimi sayesinde övünülen ihracat rakamları ve kar marjları mümkün olmaktadır. Bu duruma itiraz eden ve fiili-meşru bir eylem hattını savunan sendikalar ise susturulmak isteniyor…"Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *