ANASAYFA arrow right Güncel

Baybaşin: Devletin yapısı suç örgütü tarzını aşamıyorsa, mafya devletin kendisidir

Baybaşin: Devletin yapısı suç örgütü tarzını aşamıyorsa, mafya devletin kendisidir
YAYINLAMA: 31 Mayıs 2021 / 14.23
GÜNCELLEME: 31 Mayıs 2021 / 14.23
Hüseyin Baybaşin 1990’larda Kürt iş insanlarının infazına Süleyman Demirel’in başkanlığında karar verildiğini belirterek uygulamayı Tansu Çiller'in organize ettiğini ileri sürdü.

Türkiye'de ve hatta dünyada, suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayımladığı videolar konuşuluyor. Peker yayımladığı videolarda 1990’lı yıllarda Kürt iş insanlarının öldürülmesi hakkında da konuşarak dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ı ve emekli yarbay Korkut Eken'i de işaret etti. Peker, Mehmet Ağar ile ilgili, "Emniyet Müdürlüğü döneminde Behçet Cantürk, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan uyuşturucu işi yapıyorlardı. Hepsinden para aldı. En son siyasete girdi. Hayali cumhurbaşkanlığıydı. Adam oraya çıkarken geçmişi temizlemek için Tansu Hanım'ı ikna etti.  Milli Güvenlik Konseyi'nde 'devletler kendi gelecekleri için bu tip eylemler yapabilir' diye sözlü karar çıkarıp başladılar hepsini öldürmeye. Vatan millet için değil kendi geçmişini temizlemek için yaptı" ifadelerini kullandı.

Sedat Peker, 1990'lı yıllarda Kürt iş insanlarının PKK'ye destek verdikleri gerekçesiyle Tansu Çiller hükümeti zamanında suikastle öldürülmeleri konusuna değinirken Hüseyin Baybaşin'in de adını 'o dönemleri iyi bilen, Mehmet Ağar'ı yakından tanıyan, elinde belgeleri olan kişi' olarak zikretti.

O dönemin faili meçhul cinayetleri, uyuşturucu trafiği, devlet ve suç örgütleri arasındaki ilişki ile ilgili zaman zaman medyada bildiklerini paylaşan ve hâlen Hollanda'da Vught Cezaevi'nde tutuklu bulunan Hüseyin Baybaşin Artı Gerçek'in o dönemle ilgili sorularını yanıtladı:

-Peker o döneme ilişkin konuşurken sizden de söz ediyor. Siz o dönemde Mehmet Ağar’la hiç karşılaştınız mı? Kendisini tanıyor muydunuz?

Mehmet Bey ile 1970’li yıllardan beri tanışıyordum. Kendisini Polis Okulu eğitiminden beri tanırım. Babası, emniyet mensubu bir beyefendiydi. Benim yakınım olan baş komiserlikten emekli Ali Balkaş ile Mehmet Bey'in babası çok iyi tanışırlardı. Benim tanışmam bu vesile ile başlamıştı. İstanbul’da bizim yakınımız olan Ali Balkaş beyin birkaç işyeri vardı. Mehmet beyin babası ile görüşmeleri olurdu. İstanbul Aksaray, Laleli, Beyazıt, Fındıkzade, Cağaloğlu, Fatih gibi semtlerde Elazığlı hemşerilerinin ve gençlerinin takıldıkları çevrelerde karşılaşır ve konuşurduk. 1973-1974 yıllarından söz ediyorum. Benim İstanbul’dan en son ayrıldığım 1991 yıllarının sonları ve 1992 yıllarının başlarına kadar da sürekli görüşüyorduk. 1992 yıllarının sonlarında son olarak İstanbul’a kısa süreliğine girip çıkmıştım. Ama gizli yaşamak durumundaydım. Birçok çevre benim yurtdışında olduğuma inanıyordu. Bana yakın olan insanlarla kısa süreli ve gizli koşullar altında yaşıyordum. Görüştüğüm insanlar çok az sayıdaydı. Mehmet Bey onlardan biridir. Söyleyebileceğim, Mehmet Ağar’ın yaşamı devletin işleyişinin aynasıdır. ‘‘Devletin bekası için konuşmam’’ dediğinde samimiydi. Mehmet Ağar, devlet işleyişini değiştiremeyeceğini anlatmıştı.

-Mehmet Ağar’ın siz dâhil Behçet Cantürk ve Savaş Buldan’la diyaloğu nasıldı? Yakınlık ya da arkadaşlık ilişkiniz var mıydı?

Mehmet Ağar ile Behçet Cantürk ve Savaş Buldan hiç tanışmazlardı. Bunu çok iyi biliyorum. Çünkü her üçünü de yakından tanırdım ve sürekli görüşürdüm. Mehmet Ağar ile benim hiçbir şahsi işim olmamıştır. Onunla her işimiz devlet adına, devlet işi olmuştur. Tanışıyoruz ama müşterek şahsi işimiz olmamıştır. Bunun özellikle anlaşılmasını rica ediyorum. Eğer Behçet ve Savaş, Mehmet Ağar ile tanışıyor olsalardı ben bilirdim. Çünkü Behçet’in ve Savaş’ın emniyete işi düştüğünde kimlerle görüştüklerini de kimlerden destek aldıklarını da çok iyi biliyordum. Eğer Behçet’in bazı işleri Mehmet Ağar ile bitiyor olsaydı; Royal Otel'in sahibi Kemal Yıldırım, Aksaray'da bizim müşterek dostumuz ve hemşerimiz olan beyefendi aracı olurdu. Yani Behçet Bey, Mehmet Ağar’ı hiç tanımazdı. Savaş da tanımazdı. Bunları çok iyi biliyorum.

-Bizler bir dönem İçişleri Bakanlığı görevini yapmış, adı derin devlet ile anılan Mehmet Ağar’ı biliyoruz. Sizin bildiğiniz Mehmet Ağar kimdi? O dönemin Mehmet Ağar’ı nasıl biriydi?

Mehmet Ağar, Elazığlı emniyet mensubu babanın oğlu, kolejli ve yetenekli polis müdürüdür. Hem baba hem de anne tarafını tanırım. Mehmet Bey işini bilen bir kişilik olup polisiye uzmanlığıyla öne çıkan, fırsatları kendi çıkarları için değerlendirmesini bilen biridir. Türkiye’nin çürük devlet yapısının pis pis kokuşmuşluğunu da kendi yararına dönüştürmesini de becerebilmiştir. Eskiden sağcı ve ülkücüydü. Şimdi ki siyasi görüşünden haberim yok. Babası tam bir doğu karakteriydi. Mehmet Ağar ise biraz kibirli, çok fazla nazik ve hep korumaya yatkındı. Yani kendisine yakın olan çevreleri korumaya yönelik yaşardı. Çokça buzlu viski içerdi Mehmet. İşine çok bağlı ama parayı da çok severdi. Mehmet Ağar gerçek bir devlet memurudur. Devlet talimatını kayıtsız ve şartsız yerine getirmeye çok bağlıydı. Çok bağlı olarak da hareket ederdi. Mehmet Ağar; ‘’Binlerce operasyon gerçekleştirdik’’ demesiyle, kendisini doğru tarif ediyor. ‘‘Biz bu operasyonları devletin emriyle yaptık’’ dediğinde de doğru söylüyor ve Mehmet Ağar devletin işleyişini, yapısını değiştirebilecek bir güçte olmadığını da çok iyi bilir. Dolayısıyla devletin kurallarına uygun ve emirlerine riayet ederek yaşıyor. Bana göre Mehmet Ağar’ın yaşamı Türkiye Cumhuriyeti devletinin yapısının bir aynasıdır. Bunun görülmesinde yarar var.

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *