‘Kıskançlık ve hayasızlık gibi ithamlarla aklanmaya çalışıyorlar’
Kadın cinayeti davalarında sanık ve sanık avukatlarının mahkemedeki tavrını değerlendiren Av. Aysu Berfin Çelik, genelde sanıkların, akıl sağlığının iyi olmadığı ve şizofreni hastası olduğu iddiası ile aklanmaya çalıştıklarını söyledi.
‘İstanbul Sözleşmesi ve 6284
Kanunu aileyi korumaktadır’
Mahkemelerde sanık avukatlarının kadını koruyan yasaları hedef aldığını belirten Çelik, “Kadın veya erkek olsun, şiddetin hiçbir şekilde çözüm yolu olmadığı, şiddet olduğu sürece aile kurumunun ortadan kalkacağı, kadının korunması gereken bireyler olduğunu tekrarlayacağız. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun kadını ve aileye korumaktadır. Uygulamadaki aksaklıklar acilen giderilmelidir. Bireysel silahlanma ortadan kaldırılmalıdır, cinayetlerin bir çoğu ateşli silahlarla işlenmiştir, bu konuda çalışmalar yapılmalıdır. Gerekli eğitimler verilip, şiddetin çözüm olmadığı, aile kurumunun sevgi ve saygıdan oluşan bir kurum olduğu öğretilmelidir” dedi.
Aile içinde böyle şeyler olabileceğini
iddia eden avukatlar var
Türkiye’de kadın cinayetleri artarak devam ediyor. 2019 yılında erkekler tarafından 300’ü aşkın, 2020 yılın ilk ayında ise 27 kadın öldürüldü. Öldürülen kadınların avukatları, mahkemelerde zor anlar yaşıyor. Konuya ilişkin görüştüğümüz Av. Aysu Berfin Çelik, “Duruşmada bizzat ben de işittim sanık avukatı, kadın örgütlerinin ve kadını koruyan yasaların aileyi yıktığını, aile içinde böyle şeyler olabileceğini belirtti” dedi. Çelik, sanık avukatlarının mahkemelerde ‘akıl salığı yerinde değil’, ‘kıskançlık krizi’ gibi ithamlarda bulunarak da sanıkları aklamaya çalıştıklarını belirtti.
’Neslihan Kaya davasında sanık
şizofreni hastası olduğunu iddia etti’
Sanık ve sanık avukatlarının, haksız tahrikten yararlanmak için uğraştıklarını belirten Çelik, mağdurlara aldatma, kıskançlık, hayasızlık gibi ithamlarda bulunarak kendilerini haklı çıkarmaya çalıştıklarını söyledi. Bir kısmının başarılı olduğunu ve bu nedenle cezalarda ‘iyi hal’ indirimi yapıldığını ifade eden Çelik, “En çok karşılaştığımız da sanığın, akıl sağlığının yerinde olmadığı konusunda mahkemeyi ikna etmeye çalışarak, bu şekilde cezadan kurtulma yolunun denenmesi. Gaziantep’te 18 yerinden bıçaklanıp hayatını kaybeden Neslihan Kaya davasında olduğu gibi sanık, akıl sağlığı yerinde olmadığını ve şizofreni hastası olduğunu iddia ederek kendini aklamaya çalışmıştır. Bu gibi örneklerle çok karşılaşıyoruz” dedi.
Yapılan araştırmalara ve raporlara göre, kadın cinayetlerinin ana sebebinin ekonomik olduğunu belirten Çelik, diğer nedenin isekadının kendi hayatı hakkında kararlar almaya başlaması olduğunu dile getirdi. Toplumsal cinsiyet eşitliği hayata geçirilmediği sürece şiddetin ortadan kaldırılmasının mümkün olmayacağını söyleyen Çelik, “Çünkü ataerkil zihniyete sahip toplumlarda, kadınların kendi hayatları hakkında karar vermeleri şiddeti olağanlaştırıyor. Toplum, kanıksamış olduğu için bu tür bahaneler öne sürülebiliyor” ifadelerinde bulundu.
Esra Aydın
Kadın cinayeti davalarında sanık ve sanık avukatlarının mahkemedeki tavrını değerlendiren Av. Aysu Berfin Çelik, genelde sanıkların, akıl sağlığının iyi olmadığı ve şizofreni hastası olduğu iddiası ile aklanmaya çalıştıklarını söyledi.
‘İstanbul Sözleşmesi ve 6284
Kanunu aileyi korumaktadır’
Mahkemelerde sanık avukatlarının kadını koruyan yasaları hedef aldığını belirten Çelik, “Kadın veya erkek olsun, şiddetin hiçbir şekilde çözüm yolu olmadığı, şiddet olduğu sürece aile kurumunun ortadan kalkacağı, kadının korunması gereken bireyler olduğunu tekrarlayacağız. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun kadını ve aileye korumaktadır. Uygulamadaki aksaklıklar acilen giderilmelidir. Bireysel silahlanma ortadan kaldırılmalıdır, cinayetlerin bir çoğu ateşli silahlarla işlenmiştir, bu konuda çalışmalar yapılmalıdır. Gerekli eğitimler verilip, şiddetin çözüm olmadığı, aile kurumunun sevgi ve saygıdan oluşan bir kurum olduğu öğretilmelidir” dedi.
Aile içinde böyle şeyler olabileceğini
iddia eden avukatlar var
Türkiye’de kadın cinayetleri artarak devam ediyor. 2019 yılında erkekler tarafından 300’ü aşkın, 2020 yılın ilk ayında ise 27 kadın öldürüldü. Öldürülen kadınların avukatları, mahkemelerde zor anlar yaşıyor. Konuya ilişkin görüştüğümüz Av. Aysu Berfin Çelik, “Duruşmada bizzat ben de işittim sanık avukatı, kadın örgütlerinin ve kadını koruyan yasaların aileyi yıktığını, aile içinde böyle şeyler olabileceğini belirtti” dedi. Çelik, sanık avukatlarının mahkemelerde ‘akıl salığı yerinde değil’, ‘kıskançlık krizi’ gibi ithamlarda bulunarak da sanıkları aklamaya çalıştıklarını belirtti.
’Neslihan Kaya davasında sanık
şizofreni hastası olduğunu iddia etti’
Sanık ve sanık avukatlarının, haksız tahrikten yararlanmak için uğraştıklarını belirten Çelik, mağdurlara aldatma, kıskançlık, hayasızlık gibi ithamlarda bulunarak kendilerini haklı çıkarmaya çalıştıklarını söyledi. Bir kısmının başarılı olduğunu ve bu nedenle cezalarda ‘iyi hal’ indirimi yapıldığını ifade eden Çelik, “En çok karşılaştığımız da sanığın, akıl sağlığının yerinde olmadığı konusunda mahkemeyi ikna etmeye çalışarak, bu şekilde cezadan kurtulma yolunun denenmesi. Gaziantep’te 18 yerinden bıçaklanıp hayatını kaybeden Neslihan Kaya davasında olduğu gibi sanık, akıl sağlığı yerinde olmadığını ve şizofreni hastası olduğunu iddia ederek kendini aklamaya çalışmıştır. Bu gibi örneklerle çok karşılaşıyoruz” dedi.
Yapılan araştırmalara ve raporlara göre, kadın cinayetlerinin ana sebebinin ekonomik olduğunu belirten Çelik, diğer nedenin isekadının kendi hayatı hakkında kararlar almaya başlaması olduğunu dile getirdi. Toplumsal cinsiyet eşitliği hayata geçirilmediği sürece şiddetin ortadan kaldırılmasının mümkün olmayacağını söyleyen Çelik, “Çünkü ataerkil zihniyete sahip toplumlarda, kadınların kendi hayatları hakkında karar vermeleri şiddeti olağanlaştırıyor. Toplum, kanıksamış olduğu için bu tür bahaneler öne sürülebiliyor” ifadelerinde bulundu.
Esra Aydın