Bir-Tek Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen, hem ülke genelinde hem de Antep OSB’de işçi kıyımı yaşandığına dikkat çekti
Türkmen, Antep’te tekstil sektöründe son bir yıl içerisinde istihdam sayısının 5 bin civarında azaldığının altını çizerken, ‘’Rakamlara sirkülasyonu eklediğimizde işten atılan sayısının 10 binin üzerinde olduğunu düşünüyoruz. Küçük atölyelerde de işçiler ağır koşullarda, kayıt dışı, sigortasız ve düşük ücretlerle çalışmaya devam ediyor. Bunu herkes biliyor lakin hiç kimse ses çıkarmıyor. Antep, deyince akla işsizlik ve yoksulluk geliyor. Oysa Antep, Türkiye’nin en büyük sanayi kentlerinden ve en fazla ihracat yapan 5-6 ilden biri. Ama bu zenginlikleri üreten ve emeğin gerçek sahibi işçiler, yoksulluktan kırılıyor’’ dedi.
On binlerce işletme kapandı, 400
binden fazla kişi işten çıkarıldı
Tekstilde daralmanın yaşandığını ifade eden Türkmen, ‘’Tekstilde son 3 yıldan beri bir daralma yaşanıyor. Bu süre zarfında on binlerce işletme kapandı, 400 binden fazla kişi de işten çıkarıldı. Tekstil hem ucuz iş gücüne hem de ihracata dayalı bir sektör. İhracat olduğundan dövizin yüksek olması sektör açısından bir avantaj oluyor. Ancak döviz ihracatçıların beklediği oranda yükselmediği için kazançlarda ciddi bir düşüş var. Aynı zamanda faizlerin yüksekliği de sektörü olumsuz etkiledi’’ ifadelerini kullandı.
Sektörde ciddi bir daralma var
Türkmen, ‘’Dünya’da tekstil siparişleri Mısır, Bangladeş, Tunus, Fas, Pakistan, Hindistan gibi ülkelere kaydı. Türkiye’deki tekstil patronları da işçileri bu ülkelerdeki çalışma koşullarını, düşük ücretleri ve maliyetleri gerekçe göstererek bir rekabete zorluyor. Bu uluslararası rekabetin faturasını ise işçilere kesiyorlar. Son yıllarda ülkedeki tekstil de Mısır, Tunus ve Fas gibi ülkelere kaydı. Tüm bunların sonucunda ise sektörde ciddi bir daralma ortaya çıktı’’ açıklamasını yaptı.
Kriz işçilerin tazminatlarına
çökmenin fırsatı haline getirildi
Ekonomik krizi fırsata çevirmeye çalışanların bulunduğunu kaydeden Türkmen, ‘’Üretim ve kazanç aynı şekilde devam etmesine rağmen krizi bahane ederek işçilerin ücretlerini düşürme, çalışma koşullarını ağırlaştırma, çalışanları toplu halde işten çıkartıyorlar. Konkordato ilan eden, kapanmaya veya küçülmeye giden işletmelerde işçilerin birikmiş ücretleri ödenmiyor. Aynı zamanda kapanan yerlerde işçilerin tazminatlarını vermiyorlar. Yani bu kriz işçilerin tazminatlarına çökmenin fırsatı haline getirildi’’ şeklinde konuştu.
Türkmen, ‘’İşçilerin alacaklarına çöken bir düzenek kurulmuş durumda. İşçiler bizimle buluşup haftalarca, aylarca direnerek, kararlı bir mücadele sonucunda haklarını alabiliyorlar. Bunun en son örneği Tokat’ta Şık Makas Fabrikasında yaşandı. Bu fabrikada işçilerin hakları 9 aylık direnişin ardından ödendi. Ama gelinen noktada bırakın işçilerin zam almasını, çalışma koşullarını düzeltmeyi, yeni hakları elde etmeyi bırakın açlık sınırında düzeyinde birikmiş ücretlerini alabilmek için bile aylarca mücadele etmek zorunda kalıyorlar’’ değerlendirmesinde bulundu. Haber Merkezi
