DİSK Gaziantep Bölge Temsilciliği, ‘’Bu düzende doğa talan ediliyor, kentler rant uğruna yok ediliyor; deprem bölgelerindeki. zeytinliklerimiz, meralarımız dahi sermayeye peşkeş çekiliyor’’ ifadelerini kullandı
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında basın açıklaması yapan DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, ‘’Biz yoksullaşırken; bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırmaya devam ediyor. Bu düzende vergide adalet yok; işçiler patronlarından fazla vergi veriyor. Devletin hazinesinin büyük bir bölümü, yoksul ile zenginin aynı oranda ödediği dolaylı vergilerle dolduruluyor’’ dedi.
Ürettiğimiz ve bizden çalınan değerler rantçılara,
faizcilere, sermayeye ve savaş harcamalarına gidiyor
‘Bizim ürettiğimiz ve bizden çalınan değerler; rantçılara, faizcilere, sermayeye ve savaş harcamalarına gidiyor’ diyen Güdücü, ‘’Eğitimden sağlığa, barınmadan ulaşıma en temel haklarımız piyasalaştırılıyor; okullarda çocuklarımıza bir öğle yemeği bile çok görülüyor. Depremlerde on binlerce insanımızın yaşamını yitirmesine yol açan rantçı politikalar olduğu gibi devam ediyor. Oysa bir avuç ayrıcalıklı kesimin çıkarları değil, halkın ihtiyaçları esas alındığında; gelirde ve vergide adalet sağlandığında, bu ülkenin kaynakları hepimizi insanca yaşatmaya yeter.
Yargı talimatla dağıtılıyor
adalet yerini keyfiliğe bırakıyor
Güdücü, ‘’Ürettiğimiz değerlerin bölüşümünde artan adaletsizliğe karşı halkın tepkileri ise “siyasallaşmış yargı” ile bastırılıyor. Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla “dağıtılıyor”; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. “Toplu Satış” sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor. KHK’larla hukuksuzca ihraç edilen on binlerce kamu emekçisi, aradan geçen on yıla rağmen hala görevlerine iade edilmiyor’’ açıklamasını yaptı.
Bu düzen, yaşamımızın her alanına
kayyum atamaya kalkıyor
Bu düzende demokrasinin olmadığını, muhalefet ve itiraza yer olmadığını kaydeden Güdücü, ‘’Ne kadar ücretle, ne koşullarda çalışacağımıza; ne yiyeceğimize, ne içeceğimize, ne giyeceğimize, ne düşüneceğimize, neye inanacağımıza karar verme hakkını kendinde görenler, son olarak seçimlerde karşısına çıkacak adayları seçmeye kalkacak kadar pervasızlaşıyor. Kimi seçeceğimizi bile belirlemeye kalkan bu düzen, yaşamımızın her alanına “kayyum” atamaya kalkıyor’’ ifadelerini kullandı.
Günü geldi, laikliği hedef alarak inançlar
üzerinden de bizleri bölmeye çalıştılar
Hak, hukuk, adalet, demokrasi vadedemeyen düzenin yıllarca bölerek, parçalayarak, ayrımcılıkları körükleyerek ayakta kaldığına dikkat çeken Güdücü, ‘’Kürt sorununda demokrasiye, diyaloga, barışa dayalı çözüm yerine çatışmaya, ayrımcılığa ve şovenizme dayalı politikalar hayata geçirildi. Barış ve demokratik toplum çağrısı çerçevesinde yürütülen sürece rağmen iktidar bırakalım adım atmayı siyasal operasyonları tüm muhalefet çevrelerini de kapsayacak şekilde daha da artırdı. Günü geldi, laikliği hedef alarak inançlar üzerinden de bizleri bölmeye çalıştılar’’ hatırlatmasında bulundu. Haber Merkezi
