Partisinin ‘Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye’ hedefiyle bugünden itibaren 81 il ve 973 ilçede yoğun bir programla sahaya çıkacağını duyuran CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Hep sordunuz CHP ne yapacak diye. En iyi savunma hücumdur. CHP, bu kötülükleri yapanlara karşı, iktidarı değiştirmek ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma geçiyor, sahaya gidiyor" dedi. Seçim çalışmalarının bugünden itibaren yeni bir evreye girdiğini ifade eden Özel, "Sandık görevlilerimiz bugünden itibaren başlıyor ve ıslak imzalı tutanakları almadan geri dönmeyecekler. 4 Mayıs 2026 itibarıyla 106 bin sandık görevlimiz, o gün oy kullanacak sandıklarındaki kişilerle birebir görüşmeye başlıyor. Bu iki ayda 186 bin hedef sayısına ulaşacak" bilgisini verdi. Özel, "81 ilde il başkanlarımız, güne il yönetimleriyle, ilçe başkanlarımız, ilçe yönetimleriyle birlikte yaptıkları toplantılarla başladılar. Milletvekillerimiz tüm illerdeler, Parti Meclisi üyelerimiz, MYK üyelerimiz tüm illerdeler. Cumhuriyet Halk Partisi Aday Ofisi’ndeki, Politika Kurulu Başkanlarımızı, gelecekteki iktidarımızın bakanlarını ve onların çalışma arkadaşlarını, bugün Ankara’nın tüm ilçelerine, daha sonra da tüm Türkiye’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası basın açıklaması yapıyor.
"81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı başlayacak"
Özel'in açıklamasından satır başları şöyle:"Bugünden itibaren 81 ilimizde ve 973 ilçemizde yoğun bir programla sahaya çıkıyoruz. Mücadelede vitesi yükseltiyoruz ve yeni bir aşamaya geçiyoruz. Hiç şüphe yok ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne 19 Mart 2025 tarihinden itibaren yapılan tüm saldırılar, bir sonraki Cumhurbaşkanı’na yapılan darbe girişimi, bir sonraki iktidarı iktidardan etmek için bugün iktidar eliyle ve yargı yetkisi kullandırılarak yapılan her türlü saldırı bizi kamuoyu önünde sürekli ‘Bundan sonraki aşama ne olacak ve siz buna nasıl direneceksiniz?’ sorusuyla karşı karşıya getirdi. Haklı olarak bizleri takip eden siz basın mensupları da bu soruyu sordunuz. Geçtiğimiz haftalarda peşi sıra yaptığımız Olağanüstü İl Başkanları Toplantısı, Parti Meclisi Toplantısı, MYK Toplantısı ve Aday Ofisi toplantılarımız ile belediye başkanlarımızla yapılan altı toplantıdan oluşan tam günlük bir çalışmanın sonunda da siz sormaya devam ediyorsunuz; ‘Bundan sonra ne olacak, nasıl bir mücadele vereceksiniz, nasıl direneceksiniz?’ Buna kurumsal ama halk arasında çokça kullanılan ve futbolda da bütün dünyada çok beğenilen bir yanıtımız var. En iyi savunma hücumdur arkadaşlar.
"Savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyoruz"
Bugünden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor ve orada ülkenin yerleşmiş, kronikleşmiş, insanları canından bezdirmiş sorunlarına hangi çözümleri üreteceğini, bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu ve işsizliği nasıl yok edeceğini, asık suratları nasıl güldüreceğini, umutsuzluğun yerini umuda nasıl çevireceğini anlatıyor. Bunun için tüm kadrolarıyla birlikte sahaya çıkıyor. Seçim gününe kadar… Bugün Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi örgütü, milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Politika Kurulu başkanları, Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, ilçe başkanları, sandık görevlileri sokağa çıkıyorlar, sahaya çıkıyorlar ve ıslak imzalı tutanakları almadan geriye dönmeyecekler.
"Seçim çalışmaları bundan sonra yeni bir evreye girmiştir"
Seçim çalışmaları bundan sonra yeni bir evreye girmiştir. Bu işin son günü seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışacaklar. Biraz önce ifade ettiğim gibi merkezi düzeyde, dört koldan sahadayız. Merkez Yönetim Kurulumuz, Parti Meclisi üyelerimiz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyelerimiz ve milletvekillerimiz; ayrıca illerde ve ilçelerde il başkanlarımız ve ilçe başkanlarımız; kadın ve gençlik kollarımız hep birlikte sahada olacaklar. Sandık görevlilerimize özel bir vurgumuz var.
"106 bin sandık görevlilerimiz bugünden itibaren çalışmaya başlıyor"
Özel vurgu şudur; bugün itibariyle 106 bin sandık görevlimiz, seçim günü sandıklarında görev yapacak 106 bin arkadaşımız, o gün sandıklarında oy kullanacak kimi köyündeki 40 kişi, kimi büyükşehir ilçesindeki 300 - 320 kişiyle birebir görüşmeye, yüz yüze görüşmeye, göz hizasından iletişim kurmaya, onların elini sıkmaya, kendini tanıtmaya, onları tanımaya ve bundan sonra her fırsatta onlarla birlikte olmaya başlıyor. Geçmişte seçime iki ay kala ‘Sandıklar sağlam mı?’ sorusuna 2,5 yıl önceden verdiğimiz cevap ‘Sandık görevlileri tamamdır, irademiz sağlamdır’ ve oy kullanmaya geldiklerinde o güne kadar en az beş - altı kez görüşmüş oldukları, tanışmış oldukları, belki artık birbirlerinin ismini öğrenmiş oldukları sandık görevlilerimiz bugünden itibaren çalışmaya başlıyor.
Rakam, 4 Mayıs 2026 itibariyle 106 bindir. Ellerindeki ‘Benim Sandığım’ uygulama programlarıyla, saha ziyaretlerine bu sabah çıkmaya hazır olduklarını bizlere yaptıkları bildirimlerle. Bu rakam en nihayetinde 186 bin hedef sayısına ulaşacaktır. Bunun için önümüzdeki iki ayı hedefliyoruz. İki ayın sonunda tüm sandık görevlileri kapıları çalmaya, kendilerini tanıtmaya, tanışmaya ve bundan sonra sürekli bir iletişim halinde olmaya devam edecekler. ‘Bugünden itibaren çarşıda, pazarda, caddede, sokakta, çalmadık kapı ve sıkılmadık el bırakmadan çalışmaya başlıyoruz’ diyemem, örgütümüzün halen çalışmakta olan neferlerine haksızlık olur. Ama tam kadro bu çalışmalara katılıyoruz.
"Seferbelik hâlini önceden ilan etmiştik"
Değerli basın mensupları biz 2023 kurultayından bu yana zaten böyle bir seferberlik hali için örgütümüzü, üyelerimizi sokaktan hiç çekmeden, onları sürekli bir hareketlilik halinde, bir mobilizasyon halinde ve günü geldiğinde zaten alışık oldukları, çağrıldıklarında koştukları, üzerine düşeni yapacakları bir aktivasyon halinde bir tam hazırlık halinde hem zihnen hem de fiziken tutmayı öncelemiştik. Bu konuda şahidimiz, tanığımız sizlersiniz. İlk başta, ilk aşamada yerel seçim kampanyasında tam 105 miting yaptık. Bu 105 mitingin sonucunda yüzde 38 oy oranıyla 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Bu başarıdan sonra ‘Başarıyı kutlayalım, oturalım, tadını çıkaralım’ demedik. Hemen ardından 21 büyük halk buluşması, dokuz tematik mitingle; Rize’deki çay mitinginden tutun da atanmayan öğretmenlerin Taksim mitingine, Kocaeli’ndeki emek mitingine, Gaziantep’teki fıstık mitingine, Manisa’daki tarım mitingine kadar dokuz tematik mitingle toplam 30 saha çalışmasını, halk buluşmasını birlikte gerçekleştirdik.
Üçüncü evre; milletimizin hem yerel seçimlerde hem de ardından yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında iktidar değişimini isteğini göstermesi ve bizim de Cumhurbaşkanı adayını yine sahada, yine milletin arasında ön seçimle belirleme kararımızla oldu. Biz bu noktada 23 Mart günü bir ön seçim yapacağımızı, bu ön seçimde Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyeceğimizi ilan etmiştik. Bu ilanla birlikte geçen yıl şubat ayı boyunca, kısa şubatta, aramıza katılanların da oy verebileceğini, yani o ana kadar üye olmayanların kısa şubat boyunca geldiklerinde oy kullanabileceklerini ifade etmiştik. Bu çağrımıza 700 binin üzerinde yeni üye katılımıyla milletimiz bu heyecanı ortak oldu ve üye sayımız bir anda 1 milyon 200 binden 2 milyona yaklaşan bir sayıya ulaştı. Tam 2 milyon üyemizle ön seçim yapmayı hedeflediğimiz gün Cumhurbaşkanı adayımızı gözaltına aldılar. Biz de milletimizi bu haksızlığa karşı kuracağımız ön seçim sandıklarında bizimle dayanışmaya davet ettik. 2 milyon üyemizin oy kullanacağı sandığın yanına birer dayanışma sandığı kurduk ve hepiniz 23 Mart tarihinde milletin darbeye karşı cevabını gördünüz ve 15,5 milyon vatandaşımız sandıklara gelerek, ilçe başkanlıklarının ya da oy kullanma merkezlerinin önünde kilometrelere varan kuyruklar oluşturarak, kimi iki elindeki iki bastonuyla kimi karnındaki üç aylık bebesi ile o sandıklara koşturdu. Kimi çiçek yapıp, kalp yapıp sandığın içine attı. Kimi Cumhurbaşkanı adayı noktasında belki de tarihinde ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi ile aynı sandıkta buluştu.
Ancak darbecilerin zorbalığına demokratik cevabı 15,5 milyon vatandaşımız bir pazar günü verdi, geldi, seçti ve tarihe geçtiler. Ardından biz tutuklamanın yapılmasıyla yani 15,5 milyon kişinin aday gösterdi Cumhurbaşkanı adayının tutuklanıp hapse konmasıyla birlikte tarihin en büyük imza kampanyasını başlattık. Ve hep birlikte Türkiye’de 25,5 milyon vatandaşımızın ‘Adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum’ diyen bir metne imza atıklarını gördük. O metni zaman zaman 25,5 milyon kişinin imzaladığı, bir TIR büyüklüğündeki 25,5 milyon imzayı halen daha İrade Milletindir mitinglerimize taşıyoruz ve milletimizle buluşturuyoruz.”t24
