ANASAYFA arrow right Güncel

Demokrasi ve insan hakları açısından ağır hak ihlali ile karşı karşıyayız

Demokrasi ve insan hakları açısından  ağır hak ihlali ile karşı karşıyayız
YAYINLAMA: 14 Eylül 2026 / 18.54
GÜNCELLEME: 14 Eylül 2026 / 18.54

Gaziantep-Kilis Tabip Odası Genel Sekteri Dr. Ebru Demirel, Türkiye’nin, 12 Eylül’ü tartıştığımız bu günlerde demokrasi ve insan hakları açısından kabul edilemez ağır bir hak ihlali ile karşı karşıya bulunduğunu belirtti.

Aile ve güven kavramları üzerinden
hedef haline getirilmeleri kabul edilemez

Demirel, ‘’Adına “Ailem Güvende” adı verilen operasyon ile onlarca insan gözaltına alınmış, derneklere erişim yasağı getirilmiş, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliği bir suç gibi lanse edilmiş. LGBTİ+ bireylerin ayrımcılık nedeniyle yaşadıkları hak ihlalleri ortadayken hak savunucusu derneklerin ve yöneticilerinin suçlu gibi damgalanmaları, insanların gece evlerinin basılıp gözaltına alınmaları, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim sınırı getirilmesi, “Ailem Güvende” operasyon adı ile aile ve güven kavramları üzerinden hedef haline getirilmeleri kabul edilemez’’ açıklamasını yaptı.

Bizler çeşitliliğin toplum için gerekli
ve önemli olduğunu savunuyoruz

‘Bizler çeşitliliğin toplum için gerekli ve önemli olduğunu savunuyoruz’ diyen Demirel, ‘’Başta devlet kurumları ve adalet sistemi olmak üzere tüm sorumlulara; görevlerinin ayrımcı yaklaşımları desteklemek değil, ayrımcılığa uğrayanların haklarını korumak olduğunu, toplumun her kesimi için sağlığa erişimi güvence altına almanın devletin yükümlülüğü olduğunu ve ayrımcılığı körükleyen, sağlık hizmetine erişimi engelleyen her türlü girişime karşı önlem almaları gerektiğini hatırlatıyoruz. Operasyona, ayrımcı politikalara ve baskılara derhal son verilmeli’’ çağrısında bulundu.

Düşmanca ve hedef gösteren eylemler
aşılması gereken karanlık dönemlere ait

Ayrımcılığın, yaşam hakkını yok sayma, güçlü olanın kendi yaşam kurallarını dayatmasının, ötekiler diye tanımladıklarına yönelik düşmanca ve hedef gösteren eylemler aşılması gereken karanlık dönemlere ait olduğunu kaydeden Demirel, ‘’LGBTİ+ bireylere yönelik düşmanca tutumların tekrar gündeme gelmesi, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliğinin müstehcenlik, fuhuş ve suç gibi tanımlanması toplumsal ve kamusal normlar açısından çok ciddi sorun, insanlık açısından temel haklarda ağır bir geriye gidiş’’ şeklinde konuştu.

Sonucu öngörülemeyecek baskı
ve suç davranışlarına kapı açacak

Demirel, ‘’LGBTİ+’lar için yeterince sıkıntılı olan kimlikleri ile sağlıklı ve güvenli bir şekilde yaşamak bu operasyonlar ile çok daha zor olacak. Kendinden olmayana yönelik dayatıcı, yok sayıcı, sadece kendini haklı ve doğru gören tutum, sonucu öngörülemeyecek baskı ve suç davranışlarına da kapı açacak. Bu yok sayışın devlet eli ile olması ise insanların güven algısını, farklılıklarına olan barışçıl kabulü, ortak bir yaşam ve dünya tasavvurunu çok daha ağır bir şekilde zedeleyecek’’ ifadelerini kullandı.

Ciddi bir halk sağlığı
sorununa yol açacak

Operasyonla yalnızca LGBTİ+ bireylerin değil; HIV ile yaşayan kişilerin haklarını, sağlığını ve yaşam kalitesini korumak, toplumsal farkındalığı geliştirmek ve damgalanmaya karşı mücadele etmek için faaliyet gösteren derneklerin de hedef alındığını sözlerine ekleyen Genel Sekreter Demirel, ‘’Ülkemizin kanayan yarası olan cinsel işlev bozukluklarının anlaşılması ve bilimsel tedaviye kavuşmasında sayıları binlerle ölçülen sağlık profesyonelinin yetişmesini sağlayarak halk sağlığı mücadelesi yapan bir uzmanlık derneği olan Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nin bile internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim sınırı getirilmesi ölçüsüzlüğün boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Bu açıdan yaşanılan, bir baskı ve ayrımcılığın da ötesinde temel bir insan hakkı olan sağlık hizmetlerine erişimin de suç konusu haline getirilmesi. Böyle bir yaklaşım kişileri sağlık hizmetlerinden uzaklaştıracak ve ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açacak’’ uyarısını yaptı. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *