ANASAYFA arrow right Güncel

Devlet Hayvan hakları ihlallerine göz yumuyor

Devlet Hayvan hakları ihlallerine göz yumuyor
YAYINLAMA: 16 Nisan 2020 / 05.41
GÜNCELLEME: 16 Nisan 2020 / 05.41
Hayvan Hakları İzleme Komitesi'nin Ocak 2020 raporunda, devletin ihlallere göz yumduğuna dikkat çekildi. Bu ihlallerdeki
Hayvan Hakları İzleme Komitesi'nin Ocak 2020 raporunda, devletin ihlallere göz yumduğuna dikkat çekildi. Bu ihlallerdeki resmi verilerin gerçekle örtüşmediği vurgulanarak açıklanan sayılardan daha fazla ihlal yaşandığı belirtildi.
Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Ocak 2020'de raporlanan hayvan hakkı ihlallerini duyurmak üzere, Beyoğlu'nda bulunan Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği'nde (CİSST) bir basın toplantısı düzenledi.
Açıklamada ilk olarak Hayvan Hakları ve Etiği Derneği'nden Aslı Alpar rapor hakkında bilgi verdi. Raporda hayvan hakları ihlallerinin devlet eliyle yasallaştırıldığına ve devletin ihlallere göz yumduğuna dikkat çekildi. Bu ihlallerdeki resmi verilerin gerçekle örtüşmediği vurgulanarak açıklanan sayılardan daha fazla ihlal yaşandığı belirtildi.
"Yasayı Beklerken: Hayvan Hakkı İhlalleri" raporu özetle şöyle:
Ocak 2020 ve 2019'dan bazı veriler
HAKİM raporuna göre, 2020'nin Ocak ayında en az:
• 48 bin 348 yaşam hakkı gasbı,
• 47 işkence vakası,
• 29 bin 804 özgürlüğü kısıtlama,
• 2 cinsel şiddet,
• Belediye çalışanları ve kamu görevlileri eliyle yaşanan 4 ihlal vakası raporlanabildi.
"Rutin şiddet medyaya yansımıyor"
"Bugün, mezbahalarda, barınaklarda, süt ve yumurta çiftliklerinde, balıkçılıkta, avcılıkta, hayvanat bahçelerinde, faytonlarda ve taşımacılıkta, yunus parklarında, tematik akvaryumlarda, kürk çiftliklerinde, deney laboratuvarlarında, yurtiçi ve yurtdışı hayvan nakillerinde, ipek böcekçiliğinde, arıcılıkta, "bohçacılık" adı altında yürütülen böcek toplamaları ve kurbağa, salyangoz toplayıcılığındaki rutin şiddet medyaya yansımıyor. Oysa bu merkezlerde ve endüstrilerde çok yoğun bir şekilde ölüme, işkenceye varan hak ihlâlleri yaşanıyor."
"Devletçe göz yumuluyor"
"Hak ihlâllerine neden olan kamu, özel ve yerel yönetim idarecilerinin hiçbir şekilde yargı önüne çıkarılmadığı bir ortamda, bu haksız fiillere devletçe göz yumulduğunu ve tüm bu ihlallerin mevzuatla meşru bir zemine oturtulduğunu görüyoruz. Bu cezasızlık ortamında, buna zemin hazırlayan insan merkezci ve türcü zihniyet de işkencecileri, tecavüzcüleri, hak gaspçılarını yüreklendirmeye devam ediyor; yaşama ve hayvanlara karşı işlenen bu suçlar, âdeta devlet koruması altında işleniyor."
"Bu raporda, medyaya yansıyan en az 2 cinsel şiddet vakası raporlanabilmiştir. Ancak Türkiye'de tecavüz edilen hayvanlar arasında ineklerin, eşeklerin, koyunların, tavukların, ördeklerin, atların olduğu ve hayvana tecavüzün her gün gerçekleştiği de toplumun tüm kesimlerince bilinen ve kanıtlanamadığı için medyaya yansıyamayan, erkekliğin dokunulmazlığı gerekçesiyle üstü örtülen bir gerçekliktir.
Bu raporda "sunî tohumlama" diye bilinen cinsel şiddet vakalarına ise veri eksikliği nedeniyle yer verilememiştir. Süt ve et endüstrisinin devamı ve çıkarı için sayısız hayvana "sunî tohumlama" yöntemi ile rektumlarına kol sokulmak suretiyle vajinalarına demir çubuklarla yasal olarak tecavüz edildiği de bilinen bir gerçektir. TÜİK verilerine göre 2019 yılının Ekim ayına kadar 2 milyon 090 bin 771 hayvan bu cinsel şiddete maruz bırakılmıştır."
"Kent hayvanları kayıtdışı"
Raporda yer alan verilerin paylaşılmasının ardından, hayvan hakları ihlalleri ile ilgili yasanın Kabahatler Kanunu'ndan çıkarılıp Türk Ceza Kanunu'na girmesi gerektiğini dile getiren Dört Ayaklı Şehir'den Mine Yıldırım şöyle konuştu:
"Kent hayvanlarıyla ilgili envanter olmaması ve kayıtdışılık sorunu, kamu kurumlarının hesap verilebilirliğini bütünüyle ortadan kaldırıyor. Barınak olarak bilinen tecrit merkezlerinde, barınak çeperlerinde ve ormanlarda kamu personelinin ve şahısların hayvanlara uyguladığı şiddet görünür kılınamıyor ve bu nedenle de raporlara eklenemiyor." bianet
Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *