DEM Parti Antep Eş Başkanlığı, emeğin, barışın ve özgürlüğün ortak mücadelesini büyütmek için herkesi 1 Mayıs alanlarında buluşmaya davet etti
DEM Parti Emek Komisyonu Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik, ‘’Türkiye’de iktidarın politikaları, emeği değersizleştiren, açlığı, yoksulluğu kalıcılaştıran bir düzen yarattı. Ücretler erirken, sermaye büyüyor; Emekçiler yoksullaşırken, bir avuç ayrıcalıklı kesim kar rekorları kırıyor, zenginliğine zenginlik katıyor’’ dedi.
İş cinayetleri ve güvencesiz çalışma her geçen gün artıyor
İş cinayetleri ve güvencesiz çalışmanın her geçen gün arttığını dile getiren Bozgeyik, ‘’İşçilerin birçok yerde devam eden insan onuruna yaraşır yaşam mücadelesi, örgütlenme mücadelesi baskılarla karşılanmakta sendika üyeleri yöneticileri gözaltına alınarak tutuklanıyor. En yakın zamanda Antep Sırma tekstil işçilerinin ekmek ve Adalet mücadelesi de baskıyla karşılaşmış, Bir Tek Sen genel Başkanı Mehmet Türkmen hukuki olmayan gerekçelerle tutuklanmıştır. Ve bu 1 Mayıs’ı özgür koşullarda üyeleri ile birlikte karşılayamayacak’’ açıklamasını yaptı.
‘Devlet ve sermaye iş birliği ile asgari ücret, ülke tarihinde ilk kez açlık sınırının altına düştü’ diyen Bozgeyik, ‘’Açlık sınırı 30 bin TL’ye dayanmışken, 28 bin 75 TL’lik asgari ücret milyonları açlığa mahkum ediyor. Üstelik asgari ücretin “temel ücret” haline getirilmesiyle tüm emekçiler yoksullukta eşitleniyor. Milyonlarca emekli 20 bin lira ile yaşam mücadelesi veriyor. Her dört gençten biri işsiz. Her üç çocuktan biri yoksul. Her 5 engelliden 1’i işe ulaşabiliyor’’ ifadelerine yer verdi.
Yoksuldan alıp zengine veren bir Deli Dumrul sistemi işliyor
Türkiye’nin gıda enflasyonunda dünyada üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Bozgeyik, ‘’Ücretler eriyor, alım gücümüz düşüyor. Geldiğimiz aşamada Türkiye, tarihinin en derin yoksulluk krizlerinden biriyle karşı karşıya. Vergi yükü emekçilerin sırtına bindirilmiş, adeta sistematik bir soygun gibi büyüyor. Büyük sermaye gruplarına sağlanan vergi muafiyetleri ve teşviklerle servet belli ellerde toplanıyor. Yoksuldan alıp zengine veren bir Deli Dumrul sistemi işliyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Her geçen gün artan şiddet, güvencesizlik ve eşitsizlik derinleşiyor
Kadınların bu düzenin en ağır yükünü taşıdığını sözlerine ekleyen Bozgeyik, ‘’Erkek egemen sistem, savaş politikaları ve yoksulluk kadın emeğini görünmez kılarken; her geçen gün artan şiddet, güvencesizlik ve eşitsizlik derinleşiyor. Kürt halkının barış ve demokratik çözüm talebi büyürken, inkâr ve baskı politikalarının sürdürülmesi toplumsal barışı zedeliyor. Gerçek bir demokrasi ancak halkların eşitliği ve özgürlüğü ile mümkün’’ şeklinde konuştu.
Savaşa karşı barışın, baskıya karşı demokrasinin mücadelesi bir ve ortak
Bozgeyik, ‘’Barış ve Demokratik Toplum çağrımız, yalnızca siyasal bir çözümün değil; aynı zamanda emek, eşitlik, adalet, kadın özgürlüğü ve ekoloji mücadelesinin yükseltilmesi çağrısı. Bu perspektif; sömürüye karşı emeğin, savaşa karşı barışın ve baskıya karşı demokrasinin birlikte savunulmasını esas alır. Savaşa karşı barışın, sömürüye karşı emeğin, baskıya karşı demokrasinin mücadelesi bir ve ortak. Bizler; 8 Mart’ın cesaretiyle, kadınların isyanı ve direnişiyle; Newroz’un coşkusuyla, halkların özgürlük ateşiyle; emeğin, barışın ve demokrasinin sesi olmak için tüm illerde 1 Mayıs alanlarında olacağız. Antep 1 Mayısında da o gün İstasyon Meydanında olacağız’’ mesajını verdi. Haber Merkezi
