Jeoloji Mühendisleri Odası eski İl Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Sinan Arslanoğlu, şu anda en riskli bölge olan Çelikhan-Gölbaşı segmentinde meydana gelecek depremin Adıyaman, Kahramanmaraş ve Gaziantep’i etkileyeceğini söyledi.
Sinan Arslanoğlu, “Cumhurbaşkanımız Elâzığ’da ‘Zemin etütlerinden hemen sonra inşaatlara başlanacaktır’ sözü bize bu konuya ne kadar önem verdiğini net olarak açıkladı. Ancak Gaziantep’te hala ilçe belediyelerinde zemin etütlerinin kontrolü yapılmamakta, saha çalışması yapılmadan formata uygun olmayan zemin etütleri denetimsiz şekilde belediyelerden kabul görüp tüm yapılar denetimsizce yapılan zemin etütleri ışığında yapılmaktadır. Bu anlamda zemin etütlerinin denetimin yapacak ehil Jeoloji Mühendislerini belediyelerin İmar Müdürlükleri’nde istihdam etmemiz gerekmektedir” dedi.
Depremin meydana geldiği Doğu Anadolu Fay Zonu’nun (DAFZ), Karlıova‘dan başlayan ve 580 km boyunca ve Gaziantep Merkezin 45 kilometre etrafından geçen İslâhiye ve Nurdağı merkezlerinden geçerek Antakya‘ya doğru uzanan 4-25 km genişlikteki aktif bir deformasyon kuşağı olduğunu anlatan Arslanoğlu, “DAFZ boyunca bu fay segmentlerinde büyüklüğü 6.7 ile 7.5 arasında değişen birçok deprem geliştiğini ve ağır hasarlara neden olduğunu, tarihsel deprem kayıtlarına göre bilmekteyiz” ifadelerini kullandı.
Gaziantep, Çelikhan-Gölbaşı
segmentinden etkilenecek
Arslanoğlu, “Doğrultu atımlı bir fay olarak çalışan DAFZ genel itibariyle büyük ölçekte bir deprem olduktan sonra enerjisini boşalttığı düşünülür, ancak tam aksine segment uçları birbirinin tetiklemekte, sıralı şekilde segmentlerde deformasyon miktarları artmıştır. 20 ocak 2020 Elâzığ’da olan 6.8 şiddetindeki deprem, Gaziantep doğrudan etkileyecek olan ve 500 yıldır suskun olan ve büyük sismik boşluk olan Gölbaşı-Türkoğlu ve Çelikhan-Gölbaşı segmentlerinin gerilmesini artırdığını düşünmekteyiz. Şu anda en riskli bölge Çelikhan-Gölbaşı segmentini etkilediği Adıyaman Kahramanmaraş ve Gaziantep’tir” dedi.
7’nin üzerinde bir deprem
olma olasılığı çok yüksek
Bu hatların yaklaşık uzunluğuna bakıldığında magnitüd olarak 7’nin üzerinde bir deprem üretme potansiyelinin çok yüksek olduğunu dile getiren Arslanoğlu, “Bu şiddette bir deprem yaklaşık 40 atom bombasını şiddetinde enerji ortaya çıkaracak ve doğrudan şehrimizin de içinde bulunan bölgedeki diğer illeri direk etkileyecektir. Elazığ depremi bir kere daha deprem anında hasar gören yapıların tümünün çok eski veya hiçbir mühendislik hizmeti almayan yapılar olduğunu gösterdi. Bu bağlamda bizim 1999 yılından önce imalatı yapılan yapıların her birisini için gerekli tetkiklerin yaptırılması gerekliliğini gösterdi” şeklinde konuştu.
Mikro bölgeleme etütlerinin
hazırlanması gerek
Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep eski İl Temsilcisi Sinan Arslanoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Gaziantep genelinde Nurdağı ve İslahiye ilçesinden başlayarak ivedilikle mikro bölgeleme etütlerinin hazırlanması gerekmektedir. Mikro bölgeleme etütleri; en genel tanımıyla, mevcut veya yeni açılacak yerleşim alanlarındaki tüm tehlikeleri belirlemek, yerel zemin ve tehlike koşullarının yansıtıldığı haritaların üretilmesi amacıyla arazinin jeolojik açıdan modellemesi ile ilgili her türlü araştırma, analiz ve sentezleri içermektedir. Belirlenen arazi kullanımı ilkeleri doğrultusunda, afet risklerini en aza indirmek amacıyla yerel zemin durumunun dikkate alındığı afet tehlikelerini ortaya koyan büyük ölçekli (1/5000 veya daha büyük) afet tehlike haritaları olarak tanımlanır ve günümüzde tüm tehlike ve riskleri dikkate alan senaryolar ile kentsel yenileme ve dönüşüm planlamasına girdi sağlayan çalışmalardır.” Hüseyin Karataş
Sinan Arslanoğlu, “Cumhurbaşkanımız Elâzığ’da ‘Zemin etütlerinden hemen sonra inşaatlara başlanacaktır’ sözü bize bu konuya ne kadar önem verdiğini net olarak açıkladı. Ancak Gaziantep’te hala ilçe belediyelerinde zemin etütlerinin kontrolü yapılmamakta, saha çalışması yapılmadan formata uygun olmayan zemin etütleri denetimsiz şekilde belediyelerden kabul görüp tüm yapılar denetimsizce yapılan zemin etütleri ışığında yapılmaktadır. Bu anlamda zemin etütlerinin denetimin yapacak ehil Jeoloji Mühendislerini belediyelerin İmar Müdürlükleri’nde istihdam etmemiz gerekmektedir” dedi.
Depremin meydana geldiği Doğu Anadolu Fay Zonu’nun (DAFZ), Karlıova‘dan başlayan ve 580 km boyunca ve Gaziantep Merkezin 45 kilometre etrafından geçen İslâhiye ve Nurdağı merkezlerinden geçerek Antakya‘ya doğru uzanan 4-25 km genişlikteki aktif bir deformasyon kuşağı olduğunu anlatan Arslanoğlu, “DAFZ boyunca bu fay segmentlerinde büyüklüğü 6.7 ile 7.5 arasında değişen birçok deprem geliştiğini ve ağır hasarlara neden olduğunu, tarihsel deprem kayıtlarına göre bilmekteyiz” ifadelerini kullandı.
Gaziantep, Çelikhan-Gölbaşı
segmentinden etkilenecek
Arslanoğlu, “Doğrultu atımlı bir fay olarak çalışan DAFZ genel itibariyle büyük ölçekte bir deprem olduktan sonra enerjisini boşalttığı düşünülür, ancak tam aksine segment uçları birbirinin tetiklemekte, sıralı şekilde segmentlerde deformasyon miktarları artmıştır. 20 ocak 2020 Elâzığ’da olan 6.8 şiddetindeki deprem, Gaziantep doğrudan etkileyecek olan ve 500 yıldır suskun olan ve büyük sismik boşluk olan Gölbaşı-Türkoğlu ve Çelikhan-Gölbaşı segmentlerinin gerilmesini artırdığını düşünmekteyiz. Şu anda en riskli bölge Çelikhan-Gölbaşı segmentini etkilediği Adıyaman Kahramanmaraş ve Gaziantep’tir” dedi.
7’nin üzerinde bir deprem
olma olasılığı çok yüksek
Bu hatların yaklaşık uzunluğuna bakıldığında magnitüd olarak 7’nin üzerinde bir deprem üretme potansiyelinin çok yüksek olduğunu dile getiren Arslanoğlu, “Bu şiddette bir deprem yaklaşık 40 atom bombasını şiddetinde enerji ortaya çıkaracak ve doğrudan şehrimizin de içinde bulunan bölgedeki diğer illeri direk etkileyecektir. Elazığ depremi bir kere daha deprem anında hasar gören yapıların tümünün çok eski veya hiçbir mühendislik hizmeti almayan yapılar olduğunu gösterdi. Bu bağlamda bizim 1999 yılından önce imalatı yapılan yapıların her birisini için gerekli tetkiklerin yaptırılması gerekliliğini gösterdi” şeklinde konuştu.
Mikro bölgeleme etütlerinin
hazırlanması gerek
Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep eski İl Temsilcisi Sinan Arslanoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Gaziantep genelinde Nurdağı ve İslahiye ilçesinden başlayarak ivedilikle mikro bölgeleme etütlerinin hazırlanması gerekmektedir. Mikro bölgeleme etütleri; en genel tanımıyla, mevcut veya yeni açılacak yerleşim alanlarındaki tüm tehlikeleri belirlemek, yerel zemin ve tehlike koşullarının yansıtıldığı haritaların üretilmesi amacıyla arazinin jeolojik açıdan modellemesi ile ilgili her türlü araştırma, analiz ve sentezleri içermektedir. Belirlenen arazi kullanımı ilkeleri doğrultusunda, afet risklerini en aza indirmek amacıyla yerel zemin durumunun dikkate alındığı afet tehlikelerini ortaya koyan büyük ölçekli (1/5000 veya daha büyük) afet tehlike haritaları olarak tanımlanır ve günümüzde tüm tehlike ve riskleri dikkate alan senaryolar ile kentsel yenileme ve dönüşüm planlamasına girdi sağlayan çalışmalardır.” Hüseyin Karataş