DİSK Gaziantep Bölge Başkanlığı, çocuk istihdamının, iktidar eliyle, yasal düzenlemelerle kurumsallaştığına dikkat çekti
28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği dolayısıyla açıklama yapan DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, ‘’DİSK’in yıllar önce tespit ettiği “Daha Fazla Kâr, Daha Fazla Kan” politikası nedeniyle işçiler, emekçiler, kadınlar ve çocuklar tehdit altında. Bu politikanın en acımasız göstergesi ise çocukların ve gençlerin iş cinayetlerinde hayatını kaybetmesi. Çocuk işçiliği iktidarın MESEM gibi uygulamaları nedeniyle giderek artıyor’’ dedi.
Çalışanların sağlık ve güvenliği konusunda
var olan yasalar dahi uygulanamıyor
İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından geçen 2 yıldaki tablonun vahim seviyede olduğunu söyleyen Güdücü, ‘’İSİG Meclisi verilerine göre bu dönemde en az 4 bin 2 işçi iş cinayetinde hayatını kaybetti. İşçi sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik yetersiz politikalar nedeniyle emekçiler, insan yaşamı ve doğa tehdit altında. Çalışanların sağlık ve güvenliği konusunda var olan yasalar dahi uygulanamıyor’’ ifadelerini kullandı.
Son 12 yılda en az 2 bin 664 genç işçi
ve 742 çocuk işçi yaşamını yitirdi
Güdücü, ‘’Ekonomi politikaları nedeniyle çocukların nitelikli, güvenli, kamusal eğitime ulaşması neredeyse imkansız hale getirildi. Geleceksiz sarmalına mahkum edilen çocuklar, ucuz işgücü haline getirilirken kötü çalışma koşulları, iş kazaları ve cinayetlerinin doğrudan hedef haline geldi. İSİG Meclisi verilerine göre, güvencesizlik kıskacında son 12 yılda en az 2 bin 664 genç işçi ve 742 çocuk işçi yaşamını yitirdi’’ hatırlatmasını yaptı.
Türkiye ölümlü iş kazalarında
Avrupa’da ilk sırada yer alıyor
‘Ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği sistemi işlemez durumda’ diyen Güdücü, Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında Avrupa’da ilk sırada yer aldığını belirtti. ‘’Sosyal tarafların mutabakatı olmadan 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, daha sonra sermayenin aşırı üretimi ve kârı için gevşetildi ve çeşitli değişiklikler yapıldı. Geride kalan 14 yılda söz konusu yasada 40’ın üzerinde değişiklik yapıldı. Bu siyasal müdahalelerin yarattığı değişiklikler, yetkili kurumların denetim ve yaptırımlarını sürekli gevşetmekte dolayısıyla engelliyor. Sermayenin taleplerine uygun düzenlemeler işletmelerde denetim ve yaptırımları işlevsiz kılmış, dizginsiz bir sömürü ilişkilerinin de önünü açmıştır. Tam da bunun için işçi sağlığı iş güvenliği alanı politik’’ şeklinde konuştu.
İktidar eliyle yasal düzenlemeler yapılarak
geleceğin üretken emeği hızla tüketiliyor
Güdücü, ‘’MESEM’e kayıtlı 1,3 milyonun üzerinde çocuk ve genç işçiye, sanayi sitelerinde, mevsimlik tarım işlerinde, kayıt dışı ortamlarda çalıştırılan çocuklar da eklendiğinde sayı oldukça yükseliyor. Uluslararası sözleşmelerde asgari yaş ve bunun uygun biçimde düzenlenmesi ile en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğinin yasaklanması ve ortadan kaldırılması istenirken bizzat iktidar eliyle yasal düzenlemeler yapılarak geleceğin üretken emeği hızla tüketiliyor’’ ifadelerini kullandı. Haber Merkezi
