ANASAYFA arrow right Güncel

MESEM’ler, çocuk işçiliğini ve ucuz emek sömürüsünü derinleştirdi

MESEM’ler, çocuk işçiliğini ve ucuz  emek sömürüsünü derinleştirdi
YAYINLAMA: 13 Nisan 2026 / 19.13
GÜNCELLEME: 13 Nisan 2026 / 19.13

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, MEB tarafından geliştirilen İMES (İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj) uygulaması üzerinden öğretmenlere dayatılan konum tabanlı takip sisteminin açık bir hak ihlali olduğunu vurguladı

 

Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’MESEM’ler bugün bir eğitim modeli olmaktan çıkmış; çocuk işçiliğini yaygınlaştıran, ucuz emek sömürüsünü derinleştiren ve eğitim emekçilerini yeni denetim mekanizmalarıyla baskı altına alan bir yapıya dönüşmüş’’ dedi.

Denetim eksiklikleri ve iş cinayetlerinin
sorumluluğu öğretmenlere yüklenemez

‘Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir pedagojik ihtiyaçlardan uzaklaşmış, emek sömürüsünün ve hak ihlallerinin tartışıldığı bir alana dönüştü’ diyen Parlakçı, ‘’Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması da bu dönüşümün en somut örneklerinden biri. MESEM’lerde yaşanan denetim eksiklikleri ve iş cinayetlerinin sorumluluğu öğretmenlere yüklenemez. Son bir yıl içinde en az 8 çocuk, MESEM stajı kapsamında yaşamını yitirdi. Bu tablo, sistemin yapısal sorunlarını açıkça ortaya koyuyor’’ açıklamasını yaptı.

Öğretmenlerin kendi telefonlarını ve internetlerini
kullanmaya zorlanması hukuka aykırı

Öğretmenlerin anlık konumlarının izlenmesinin, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini söyleyen Parlakçı, ‘’Kişisel verilerin korunmasına ilişkin veri minimizasyonu ilkesi yok sayılıyor.Daha az müdahaleci denetim yöntemleri mümkünken, doğrudan dijital izleme tercih ediliyor. Öğretmenlerin kendi telefonlarını ve internetlerini kullanmaya zorlanması hukuka aykırı. Bu uygulama bir denetim aracı değil, açık bir gözetim mekanizması’’ şeklinde konuştu.

İşveren ve denetim görevini yerine getirmeyen
kamusal yapının sorumluluğu örtülemez

Bakanlığın, dijital takip verilerini gerekçe göstererek sorumluluğu öğretmenlere yüklemeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Parlakçı, ‘’İş güvenliği önlemlerini almayan işverenlerin ve denetim görevini yerine getirmeyen kamusal yapının sorumluluğu örtülemez. MESEM’lerde dayatılan dijital gözetim uygulamaları, yalnızca teknik bir denetim yöntemi değil; eğitimin piyasalaştırılması sürecinde emekçilerin denetim altına alınmasının yeni bir aracı. Bu model, çocuk emeğini görünmez kılarken, sorumluluğu öğretmenlerin omuzlarına yıkan, kamusal denetimi ise fiilen ortadan kaldıran bir anlayışın ürünü’’ dedi.

Dijital araçlarla denetlendiği bir sistem

ne eğitimdir ne de kamusal bir hizmet

Eğitim emekçilerinin konum verileri üzerinden izlenmesinin, yalnızca kişisel hakların ihlali değil, aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması ve pedagojik özerkliğin tasfiyesi anlamına geldiğini vurgulayan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, konuşmasını şu kelimelerle bitirdi: ‘’Eğitim, gözetim ve disiplin mekanizmalarıyla değil; özgür, bilimsel ve kamusal bir anlayışla yürütülebilir. Çocukların ucuz iş gücü olarak görüldüğü, öğretmenlerin ise dijital araçlarla denetlendiği bir sistem ne eğitimdir ne de kamusal bir hizmet. Bu nedenle, MESEM’ler üzerinden kurulan bu denetim rejimine karşı çıkmak, yalnızca eğitim emekçilerinin haklarını korumak değil, çocukların, ailelerin ve toplumun ortak geleceğini savunmak anlamına geliyor.’’ Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *