Siyaset Bilimiz Uzmanı Abdullah Yeniekinci, Gaziantep’te çarkların yavaşladığını, işsizliğin yüzde 10 sınırına ulaştığını söyledi
Yeniekinci, ‘’İŞKUR verilerine göre on binlerce işyerinin aktif olduğu Gaziantep’te, sahadaki gerçeklik üretim hacminin daralması, vardiya sayılarının azaltılması ve işten çıkarmalar şeklinde kendini gösteren sorunların her geçen gün artarak devam ettiği görülüyor. Bu ekonomik daralma, yalnızca üretim ve ticaretle sınırlı kalmayıp toplumsal alanda da etkilerini hissettiriyor. Gelir kaybı, artan borçluluk ve işsizlik, hane halkı üzerinde ciddi bir baskı oluştururken; uzmanlar bu sürecin psikolojik sorunlar, sosyal gerilimler ve yoksullaşma riskini artırdığına dikkat çekiyor’’ dedi.
Konkordato artışları, işgücü
piyasasındaki kırılganlığa işaret ediyor
Türkiye’nin üretim gücünün simgesi olarak anılan Gaziantep’in, çelişkili bir ekonomik tabloyla karşı karşıya bırakıldığını belirten Yeniekinci, ‘’Resmî verilere göre şehir 2025 yılında 10 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirerek ülke ekonomisine önemli katkı sunmaya devam ederken, aynı dönemde sanayi altyapısında yaşanan finansal daralma, konkordato başvurularındaki artış ve işgücü piyasasındaki bozulma dikkat çekici bir kırılganlığa işaret ediyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Antep’te işsizlik oranı
yüzde 10 bandına ulaştı
Türkiye genelinde işsizlik oranının 2025 yılı itibarıyla yaklaşık yüzde 8,3 seviyesinde açıklandığını ancak bu rakamın kentimizde yüzde 10 bandına yükseldiğini kaydeden Yeniekinci, ‘’Bugün ekonomik baskının en somut göstergelerinden biri ise konkordato ve iflas süreçlerindeki artış. 2024 yılında 30’un üzerinde firmanın konkordato ilan ettiği kentte, 2025 yılında bu sayı 25’in üzerinde seyretmiş, yalnızca 2026 yılının ilk haftalarında 20’yi aşkın başvurunun yapılması, finansmana erişim sorunlarının kronik hale geldiğini ortaya koyuyor’’ ifadelerini kullandı.
İşsizlik sorunu her geçen
gün daha da derinleşiyor
Nüfus artışı ve işgücü arzındaki yükselişin ücretler üzerinde baskı oluşturduğunu vurgulayan Yeniekinci, işsizlik sorununun her geçen gün daha da derinleştiğini söyledi. ‘’Gaziantep ekonomisi, bir yandan yüksek ihracat kapasitesini korumaya çalışırken diğer yandan finansal sürdürülebilirlik, istihdam ve sosyal refah açısından ciddi bir sınav veriyor. Ortaya çıkan bu tablo, sanayi üretiminin devam ettiğini ancak sistemin giderek artan bir maliyet ve borç baskısı altında ayakta kalmaya çalıştığını gösteriyor’’ açıklamasını yaptı.
İşgücü piyasasındaki
kırılganlık derinleşebilecek
Siyaset Bilimi Uzmanı Abdullah Yeniekinci, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Ekonomistler, mevcut eğilimin devam etmesi halinde konkordato sayılarında artışın sürebileceğini ve işgücü piyasasındaki kırılganlığın daha da derinleşebileceğini ifade ediyor. Bu nedenle Gaziantep örneği, Türkiye sanayisinin genel durumu açısından kritik bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Bu sorunlara biran önce çözüm bulunması lazım. Yoksa bunun faturası gerek ülkemize gerek hemşerilerimize bugünden daha ağır bir şekilde yük olarak omuzlarına binmesi kaçınılmaz olacak.’’ Haber Merkezi
