Sulama ücretlerindeki artışlar çiftçileri zor durumda bırakıyor
Şehitkamil Ziraat Odası Başkanı Cuma Yiğit, ‘’İklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar bitkilerin su ihtiyacını artırırken, sulama ücretlerinde yaşanan artışlar çiftçilerimizi zor durumda bırakıyor. Elektrik ve mazot fiyatlarındaki yükselişle birlikte sulu tarım giderek daha maliyetli hale geliyor’’ şeklinde konuştu.
Vahşi sulama terk edilmeli
2023 yılında uygulandığı gibi tarımsal sulama amaçlı su kullanım hizmet bedelinin yüzde 50 oranında desteklenmesi gerektiğini kaydeden Yiğit, çiftçilerin üretimde kalabilmesi için bu desteklerin sürdürülmesinin artık bir zorunluluk olduğunu belirtti. ‘’Su ihtiyacı karşısında mevcut kaynakların daha verimli kullanılması gerekiyor. Bitkilerde verim kaybına ve toprakta tuzlanmaya yol açan vahşi sulama yöntemleri artık terk edilmeli’’ önerisinde bulundu.
Modern sulama sistemleri su tasarrufu sağlıyor ve üretim verimliliğini artırıyor
Yiğit, ‘’Modern sulama sistemleri hem su tasarrufu sağlamakta hem de üretim verimliliğini artırıyor. Ancak yüksek maliyetler nedeniyle çiftçilerimizin bu sistemlere geçişi oldukça zorlaştı. Bu nedenle modern sulama sistemleri için verilen teşviklerin ve uygun kredi imkânlarının artırılması büyük önem taşıyor’’ açıklamasını yaptı.
Sulanabilir arazi miktarı yaklaşık 8,5 milyon hektar
Nüfusunun hızla artması gıda talebini artırdığı gibi tarımsal üretimde su ihtiyacını daha da büyüttüğünü kaydeden Yiğit, ‘’Türkiye’de teknik ve ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarı yaklaşık 8,5 milyon hektar. Gelişen teknoloji ile bu alanın 10,5 milyon hektara çıkabileceği öngörülüyor. Ancak bugün itibarıyla brüt olarak 7,28 milyon hektar alan sulamaya açıldı. Geriye kalan 1,22 milyon hektarlık alanın sulamaya açılması için gerekli yatırımların hızlandırılması büyük önem taşıyor’’ dedi.
Suyun yaklaşık yüzde 79’u tarımsal sulamada tüketiliyor
Ülkemizin yıllık 112 milyar metreküp kullanılabilir su potansiyeli bulunduğunu sözlerine ekleyen Başkan Yiğit, ‘’Kullandığımız suyun yaklaşık yüzde 79’u tarımsal sulamada tüketiliyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık bin 301 metreküp seviyesinde. Bu rakam, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını açıkça gösteriyor. Diğer taraftan nüfus artışı ve iklim değişikliği dikkate alındığında su kaynaklarımız üzerindeki baskı her geçen yıl daha da artıyor. Bu tablo, suyun tarım için ne kadar hayati olduğunun yanı sıra tarımda doğru ve modern sulama sistemlerine daha çok önem vermemiz gerektiğini açıkça ortaya koyuyor’’ değerlendirmesinde bulundu.
Modern tarımda su ve bitki besin maddeleri birbirinden ayrı düşünülemez
Şehitkamil Ziraat Odası Başkanı Cuma Yiğit, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Modern tarımda su ve bitki besin maddeleri birbirinden ayrı düşünülemez; yeterli su olmadan bitkiler besin maddelerini etkin şekilde kullanamaz, bu da verim kayıplarına ve gıda üretiminde istikrarsızlığa yol açar. Günümüzde dünya tarım arazilerinin ise yaklaşık yüzde 40’ı su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor. Bir bölgede yaşanan su kıtlığı yalnızca yerel üretimi değil, uluslararası gıda fiyatlarını, ticaret dengelerini ve jeopolitik ilişkileri de etkileyebilecek sonuçlar doğuruyor.’’ Haber Merkezi
