Gaziantep Barosu Göç ve İltica Komisyonu Üyesi Av. Şafak Yılmaz, yaptığı açıklamada “Dünyanın hiçbir yerinde 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan başka bir ülke yoktur. 4 milyon mülteciyi barındırmak büyük bir özveri ster. Bu insanlara eğitim, sağlık, iş ve barınma hakkı sağlamak kolay değil. Türkiye’de mülteci kapasitesinin dolduğu kanaatindeyim” şeklinde konuştu.
Suriyeliler gönüllü
geri dönüşle gidiyor
Türkiye’nin uluslararası sözleşmelere bağlı olduğu mevzuatların bulunduğunu anlatan Yılmaz, “Bu mevzuatların içerisinde 1951 tarihli Cenevre konvansiyonu gelir. Cenevre konvansiyonu içerisinde geri dönme yasağı var. Bu geri dönme yasağında ‘bir savaşın içerisinden kamış dini, dili, ırkı, cinsiyeti sebebiyle bir devletten zulüm görmüşse ve o devletten kaçmışsa o insanları o ülkeye geri gönderemezsin’ denir. Türkiye’de bulunan Suriyeliler gönüllü geri dönüşle gidiyor. Bu gönüllü geri dönüş nasıl oluyor? Suriyeliler geri gönderme merkezine gidiyor. Geri gönderme merkezinde 6458 sayılı kanunda sınır dışı edilebilecek kişileri belirlenir. Kimi zaman gönüllü kimi zaman gönülsüz geri dönüş formunu imzalayarak Suriye’ye gidiyor, ancak savaşın olduğu bir bölgeye gidiyor. Bu insan haklarına aykırı bir durumdur. Orada bir savaş var ve bu savaş nizami değil gayrinizami bir savaş. YPG, IŞID, El Nusra gibi birçok terör örgütünün olduğu bir bölge. Bu insanları geri Suriye’ye göndermek savaşa göndermek, ölüme göndermek demektir” diye konuştu.
İdare Mahkemelerine
açılan davalar red ediliyor
Geri dönüşlerle ilgili idare Mahkemelerine açılan davaların red edildiğini vurgulayan Yılmaz, “Basit bir kavgaya karışan bir kişi sınır dışı ediliyor. Bunun önündeki tek engel Anayasa Mahkemesidir. Sınır dışının önüne engel olmak için Anayasa Mahkemesine başvurduğumuzda tedbir kararı veriyordu. Telafisi imkansız zararların önüne geçmek için bu karar veriliyordu. Anayasa Mahkemesi uzun bir dönem bu kararı verdi ama bu davaları incelemedi. Dolayısıyla tedbir kararı vererek birçok telafisi imkansız zararın önüne geçti, ancak gelinen noktada sayılar çok yükseldiği için geçen hafta dosyalar hakkında bilgi istedi” dedi.
Bu çok büyük
bir hak ihlali
Suriyelilerin mahkeme sonucu beklenmeden gönderildiğini belirten Avukat Yılmaz, “KHK ile 14 günlük dava açma süresi 7 güne düşürüldü. Bu çok büyük bir hak ihlali. Örneğin bir kişi Edirne’den Gaziantep’e gönderildiği zaman avukat onu bulup noterde vekâlet alınana kadar 5-6 gün geçiyor. Hangi ara dava dilekçesi hazırlanacak? 7 gün dava açma süresi büyük bir hak ihlalidir. Bu karar mülteciler açısından büyük bir olumsuz sonuç oluşturacak” ifadelerini kullandı. Leyla Adın
Suriyeliler gönüllü
geri dönüşle gidiyor
Türkiye’nin uluslararası sözleşmelere bağlı olduğu mevzuatların bulunduğunu anlatan Yılmaz, “Bu mevzuatların içerisinde 1951 tarihli Cenevre konvansiyonu gelir. Cenevre konvansiyonu içerisinde geri dönme yasağı var. Bu geri dönme yasağında ‘bir savaşın içerisinden kamış dini, dili, ırkı, cinsiyeti sebebiyle bir devletten zulüm görmüşse ve o devletten kaçmışsa o insanları o ülkeye geri gönderemezsin’ denir. Türkiye’de bulunan Suriyeliler gönüllü geri dönüşle gidiyor. Bu gönüllü geri dönüş nasıl oluyor? Suriyeliler geri gönderme merkezine gidiyor. Geri gönderme merkezinde 6458 sayılı kanunda sınır dışı edilebilecek kişileri belirlenir. Kimi zaman gönüllü kimi zaman gönülsüz geri dönüş formunu imzalayarak Suriye’ye gidiyor, ancak savaşın olduğu bir bölgeye gidiyor. Bu insan haklarına aykırı bir durumdur. Orada bir savaş var ve bu savaş nizami değil gayrinizami bir savaş. YPG, IŞID, El Nusra gibi birçok terör örgütünün olduğu bir bölge. Bu insanları geri Suriye’ye göndermek savaşa göndermek, ölüme göndermek demektir” diye konuştu.
İdare Mahkemelerine
açılan davalar red ediliyor
Geri dönüşlerle ilgili idare Mahkemelerine açılan davaların red edildiğini vurgulayan Yılmaz, “Basit bir kavgaya karışan bir kişi sınır dışı ediliyor. Bunun önündeki tek engel Anayasa Mahkemesidir. Sınır dışının önüne engel olmak için Anayasa Mahkemesine başvurduğumuzda tedbir kararı veriyordu. Telafisi imkansız zararların önüne geçmek için bu karar veriliyordu. Anayasa Mahkemesi uzun bir dönem bu kararı verdi ama bu davaları incelemedi. Dolayısıyla tedbir kararı vererek birçok telafisi imkansız zararın önüne geçti, ancak gelinen noktada sayılar çok yükseldiği için geçen hafta dosyalar hakkında bilgi istedi” dedi.
Bu çok büyük
bir hak ihlali
Suriyelilerin mahkeme sonucu beklenmeden gönderildiğini belirten Avukat Yılmaz, “KHK ile 14 günlük dava açma süresi 7 güne düşürüldü. Bu çok büyük bir hak ihlali. Örneğin bir kişi Edirne’den Gaziantep’e gönderildiği zaman avukat onu bulup noterde vekâlet alınana kadar 5-6 gün geçiyor. Hangi ara dava dilekçesi hazırlanacak? 7 gün dava açma süresi büyük bir hak ihlalidir. Bu karar mülteciler açısından büyük bir olumsuz sonuç oluşturacak” ifadelerini kullandı. Leyla Adın