DİSK, KESK, TMMOB, TTB Birleşik Kamu İş, Birtek-Sen, Türk-İş’ten oluşan 1 Mayıs Tertip Komitesi, işçileri ve emekçileri 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne davet etti
Tüm emekçileri 1 Mayıs günü saat 11.00’de İstasyon Meydanı’na davet eden TÜMTİS Gaziantep Şube Başkanı Mahmut Canyurt, ‘’Ülkemiz eğitimden sağlığa, adaletten ekonomiye kadar her alanda geriletiliyor. Cumhuriyetin kazanımları birer birer yok ediliyor. Ortada örgütlü bir talan var. Buna karşı tek çare daha büyük bir örgütlü mücadele. Toplu sözleşme süreçlerinde gördük ki o masalar çözüm üretmiyor. Emekçiye sefalet dayatılıyor. İşyerlerinde mobbing, baskı ve keyfi uygulamalar artıyor’’ dedi.
Doğamız, kaynaklarımız, emeğimiz satılıyor
Grev hakkı, eşit işe eşit ücret, insanca yaşayacak bir ücret ile emeklilikle insanca yaşamak istediklerini belirten Canyurt, ‘’Haklarımızı masa başında değil, meydanlarda kazanacağımızı biliyoruz. Sadece emek değil, demokrasi de baskı altında. Seçilmişler tutuklanıyor, halkın iradesi yok sayılıyor. Doğamız, kaynaklarımız, emeğimiz satılıyor. Bu düzen böyle devam edemez’’ ifadelerini kullandı.
Bağımsızlığın yolu, Cumhuriyet değerlerine
ve laikliğe sahip çıkmaktan geçer
Canyurt, ‘’Bağımsızlığın, özgürlüğün ve eşitliğin yolu, Cumhuriyet değerlerine ve laikliğe sahip çıkmaktan geçer. Emeğin hakkını savunmanın tek yolu örgütlü mücadele. Gelin, bu 1 Mayıs’ı sadece bir kutlama değil, Mücadeleyi büyütmenin dönüm noktası yapalım. Susarsak yoksulluk büyür. Durursak karanlık büyür. Ama birlikte olursak kazanırız’’ şeklinde konuştu.
Demokratik haklarımızı özgürce
savunabilirsek bu ülke hepimize yeter
Yerin altından cevahir söken maden işçilerinin yerin üstünde hakları için verdiği büyük mücadelenin, emek mücadelesinin atar damarının meydanlar olduğunu bir kez daha gösterdiğini kaydeden Canyurt, ‘’Biz yoksulluğa, işsizliğe ve geleceksizliğe mahkûm değiliz. Sendikalı olabilirsek, grev hakkımızı kullanabilirsek, demokratik haklarımızı özgürce savunabilirsek bu ülke hepimize yeter. Çocuklarımız aç okula gitmesin istiyoruz. Kamuya alımlarda liyakat olsun istiyoruz. Biz özgürce yaşamak istiyoruz. Tek kişinin değil, halkın söz ve karar sahibi olduğu bir düzen istiyoruz. Çünkü biliyoruz; birlik olursak kazanırız.
Örgütlü olursak bizden büyük güç yok’’ değerlendirmesini yaptı.
Bu ülkede ürettiğimiz değer,
hepimize insanca yaşamaya yeter
‘Biz işçileriz. Kamu emekçileriyiz, mühendisleriz, mimarlarız, hekimleriz, emeklileriz’ diyen Canyurt, ‘’Biz güvencesiz çalışmaya mahkûm edilenleriz. Biz emeği sömürülenleriz. Biz şiddetle yaşamdan koparılan kadınlarız. Ama biz aynı zamanda şunu biliyoruz; bu ülkede ürettiğimiz değer, hepimize insanca yaşamaya yeter. Yeter ki adaletli bölüşülsün. Yeter ki az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınsın. Yeter ki kamu kaynakları bir avuç yandaşa değil, halka ait olsun’’ vurgusu yaptı. Haber Merkezi
