Türk-İş, Nisan ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçlarını açıkladı. Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu ülkemizde açlık sınırı 34 bin TL’yi, yoksulluk sınırı ise 112 bin TL’yi aştı… ’Gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün büyüyor
Hayat pahalılığın gün geçtikçe arttığı ülkemizde açlık ve yoksullukta yükselmeye devam ediyor. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için aylık gıda harcaması (açlık sınırı) 34 bin 5587 TL olurken, gıdanın yanı sıra kira, elektrik, su, ulaşım, sağlık ve diğer giderler için harcaması gereken ( yoksulluk sınırı) tutar 112 bin 660 TL’ye çıktı.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik
her geçen gün büyüyor
Türk-İş Gaziantep İl Başkanı Mehmet Akif Sarıca, “Bugün dünyanın dört bir yanında işçiler, alın terinin karşılığını almak ve insanca çalışma koşullarına ulaşmak için seslerini birlikte yükseltmektedir. Emeğin değersizleştiği, geçim şartlarının ağırlaştığı bir dönemde bulunmaktayız. Bugün burada yalnızca sorunları değil, umudu da büyütmek için bir aradayız. Bugün buradayız. Mutfak enflasyonu ise aylık yüzde 5,47, on iki aylık yüzde 43 olarak kayda geçti” dedi.
Bu durum ne adil
ne de sürdürülebilir
Sarıca, ‘’Gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün büyüyor. Zengin daha zengin olurken, emeğiyle geçinenler giderek daha fazla yoksullaşıyor. Asgari ücretle çalışan milyonların, bir yıl geçinilmesi bekleniyor. Yapılan artışlar kısa sürede etkisini kaybetti. Bu durum ne adil ne de sürdürülebilir’’ açıklamasını yaptı.
Asgari ücret temel ihtiyaçları
karşılamada yetersiz kaldı
Mevcut ekonomik koşullar altında, özellikle ücretli çalışanların büyük bir bölümünde hane gelirinin tek bir kişinin kazancıyla sağladığını kaydeden Sarıca, bu durumun, başta asgari ücret olmak üzere mevcut ücret düzeylerinin temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalmasına neden olduğunu belirtti. ‘’Nitekim asgari ücretle geçinen bekâr bir çalışanın bütçesinde bir önceki aya kıyasla 2 bin 217 liralık ek bir açık oluşmuştur. Başka bir ifadeyle, yılın dördüncü ayı itibarıyla bir kişinin yaşama maliyeti ile asgari ücret arasındaki fark 16 bin 726 liraya ulaştı’’ ifadelerini kullandı.
Emeğimizle kazanılan gelir,
elimize geçmeden azalıyor
Vergi yükü giderek çalışanların omuzlarına yüklendiğine dikkat çeken Sarıca, ‘’Emeğimizle kazanılan gelir, elimize geçmeden azalıyor. Yüksek gelir elde edenler istisnalardan yararlanırken, ücretliler sürekli ve düzenli vergilendiriliyor. Bu tablo kabul edilemez. Gençler açısından tablo daha da ağırlaşıyor. Genç işsizliği artmaya devam ediyor. Her yıl binlerce genç mezun olmakta, ancak iş bulamamakta ya da düşük ücretlere çalışıyor. Birçok genç, güvencesiz ve geçici işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Gençlerin emeğinin karşılıksız kalmasına izin verilmemeli. Nitekim istihdam alanları oluşturulmalı, eğitim ile çalışma hayatı arasındaki bağ güçlendirilmeli’’ çağrısında bulundu. Haber Merkezi
