ANASAYFA arrow right 20 Yıl Önce

Eğitim öğretimde yine kayıp yıllar olacak

Eğitim öğretimde yine kayıp yıllar olacak
YAYINLAMA: 14 Ekim 2026 / 10.14
GÜNCELLEME: 14 Ekim 2026 / 10.14

2007 Yılı bütçesi halkın ve eğitimin sorunlarını çözmekten yine çok uzak

2007 Yılı bütçesinin faiz, borç ödeme ve yoksulluk bütçesi olarak hazırlandığını söyleyen Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik, bu bütçenin eğitimin ve halkın sorunlarını çözmekten çok uzak olduğunu söyledi.

2007 yılı için öngörülen bütçe rakamları ile eğitim sisteminde yapısal hale gelen okul. Öğretmen ve derslik açıkları, Öğretmen ihtiyacı ve okullara ödenek gereksiniminin karşılanmasının mümkün olmayacağını söyleyen Bozgeyik, "Bu anlamda 2007 yılı, tüm halkımız gibi, eğitim ve bilim emekçileri, öğrenci ve veliler açısından yine kayıp bir yıl olacaktır" dedi.

Eğitime ayrılan bütçeyle eğitimin ve halkın sorunları çözülemez

2007 Yılında bütçeden eğitime ayrılan, payın eğitimin zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılamaktan uzak olduğunu açıklayan Bozgeyik, "Eğitime katılan öğrenci sayısı her yıl artarken, bütçeden eğitime ayrılan pay aynı oranda artmamaktadır. Hükümetin amacı eğitim harcamalarını öğrenci ve velilerin sırtına yıkmaktır" diye konuştu.

Geniş halk kesiminin talepleri göz ardı edildi

"2007 Bütçesi, 2006 yılında başlayan üç yıllık, bütçe uygulamasının ikinci bütçesi olarak hazırlanmış ve IMF ile sürdürülen anlaşma uyarınca, yine IMF’nin talepleri ve kısıtlamaları esas alınarak oluşturulmuştur" diyen Bozgeyik, "Dolayısıyla 2007 bütçesi, son yıllarda yapılan bütün bütçelerden farksız olarak sermayenin ve uluslararası tekellerin taleplerini karşılamayı amaçlayan, bunun dışındaki geniş halk kesimlerinin taleplerini göz ardı eden bütçe olarak dikkat çekmektedir" şeklinde ifade etti.

Faize ayrılan ödenek artırıldı

Bütçenin önemli kısmının faiz ödemeler ine ayrılmasının toplumun hiçbir sorununu çözmeyeceğini, uluslararası para fonunun taleplerini yerine getirmekten başka bir amacı olmayan Hükümet'in halkın taleplerini yok varsaydığını vurgulayan Bozgeyik, "2007 Bütçesi, borç faizi ve ana para ödeme bütçesi olarak hazırlanmıştır. 2007 yılında faiz giderler ine ayrılan ödenek en az yüzde 14.5 oranında artırılmıştır. Üstelik bütçe yasasıyla ekonomiden sorumlu Devlet Bakanına faiz ödeneklerini yüzde 10 oranında artırma yetkisi tanınmış olması, 2007 bütçesi için en doğru tanımın faiz bütçesi olacağını göstermektedir. IMF’nin en temel talebi faiz ödemelerinin aksatılmadan ödenmesidir. Bu nedenle bütçenin dörtte birinden fazlasının, sıcak para sahiplerine dünyanın en yüksek reel faizi ile ödenmesi kararlaştırılmıştır" şeklinde açıklama yaptı.

Bu bütçeyle yoksullaşma süreci daha da hızlanacaktır

Bütçede faiz ödenekleri artırılırken halk için yapılacak harcamalarda kapsamlı bir kısıtlamaya gidildiğini hatırlatan, Bozgeyik, "Öncelikle personel ödenekleri ve emekli maaşları için ayrılan ödenekler enflasyonun gerisinde kalmıştır. Seçim yılı olan 2007 yılı için öngörülen yüzde 4 enflasyon öngörüsünün gerçek dışı olduğu açık olmasına karşın, emekçiler ve emekliler için ücret artış oranının bu öngörü doğrultusunda belirlenmesi, 2007 yılında halkın ve emekçilerin daha da yoksullaşacağını göstermektedir. 2007 yılında, tarım fiyatlarının belirlenmesinde, sağlık harcamalarında ve diğer kamu harcama kalemlerinde ciddi kısıtlamalara gidileceği ve faiz dışı fazla hedefinin tutturulmak için her şeyin yapılacağı ifade edilmektedir. Bu durum, ülkemizde yıllardır yaşanan yoksullaşma sürecinin 2007 yılında hızlanarak süreceğini göstermektedir" dedi.

Yatırımsızlık ve yoksulluk bütçesi

"2007 Bütçesi, yatırımsızlık bütçesidir. 2007 Bütçesinde yatırıma ayrılan ödenek sadece yüzde 5'le sınırlı kalmıştır. Yatırımlara ayrılan bu payın yetersiz olduğu açık olmasına karşın, bu rakamdan bile kısıntı yapılabileceği ifade edilmektedir. 2007 eğitim bütçesi, eğitimin zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılayamaz" diyen Bozgeyik şöyle devam etti: "2006 yılında 16,5 milyar YTL olan eğitim bütçesi, artan okul, derslik ve öğrenci sayısına rağmen sadece 21,3 milyar YTL olarak belirlenmiştir. Üstelik bu rakamın 13,5 milyar YTL’sini yüzde 63'ünü personel harcamaları oluşturmaktadır. Yeni müfredatın uygu anmaya başlanması ile birlikte eğitim harcamalarında anormal bir artış yaşanmış ve Milli Eğitim Bakanlığı okullara yeterli ödenek ayırmadığı için eğitim harcamalarının önemli bir bölümü öğrenci velilerinin üzerinden karşılanmaya başlanmıştır.”

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *