MUZ CUMHURİYETİ
Amerika’da Nevada Çölü’nün orta yerinde çılgın bir şehir Las Vegas. Bu şehir Los Angeles ile Salt Lake City adlı şehri bağlayan demir yolu üzerinde hemen hemen orta yerinde demir yolcularının durak yeri olarak düşünülen bir yerleşim yeri olarak gelişir. Demir yolu 1905 senesinde bitirilir. Bununla beraber orta yerde bir de şehir gelişir. Salt Lake City adı ile anılan şehir Mormon adı ile bilinen misyonerlerin bu iki şehrin orta yerinde gece konaklama adına bir yerleşim planlaması ile Las Vegas şehrinin temelleri, 1900 senelerinden evvel başlayarak büyür. Aslında şehrin adının, şehrin yakınlarında bulunan vadinin isminden alınma olduğunu düşünürüm. Las Vegas Valley.
Vadi bu şehrin çok yakınında bulunmaktadır. Kuruluş dönemlerinde kanun kaçaklarının mekanı olarak bilinir Las Vegas. Demir yollarının sahibi Senatör Andrew Clark demir yolu istasyonun etrafındaki arazileri satın almaya başlar. Dönümünü 1 dolara toplar bu küçük kasabanın etrafındaki bütün arazileri. İstasyondan geçen ana caddenin her iki yanına evler inşa edilir. Kısa zamanda 5000 kişi yaşamaya başlar bu yörede ve 1930’lara gelindiğinde 30.000 insana dayanır buradaki nüfus.
Kanun kaçaklarının ve bilhassa Mafya suç örgütlerinin gazino ve şov tiyatrolarını geliştirerek, şovlarda çalışacak kadınları toplamaya burada başlarlar. Bu serbest şehir çok hızlı gelişmeye yönelir. Kanun dışı yaşam olmaktan zaman içinde çıkar Las Vegas. Bir kumar, gazino ve şov merkezi haline dönüşür.
Bu şehrin tam ortasından geçen ana cadde STRİP diye adlandırılır. Çok büyük oteller ve gazinolar inşa edilir. İçlerinde büyük tiyatro sahneleri olan oteller, bahçesinde senfoni melodisi ile fışkıran havuzun fıskiyeleri, korsan gemilerinin savaşını canlandıran devasa göletlerin bulunduğu Eyfel kulesinin bir benzeri kulenin bulunduğu otel, Venedik’teki kanallardan esinlenerek inşa edilen kanalların bulunduğu bir başka otel bulunur bu ana caddenin iki yanında. Ana caddenin bir paralelinde kolonlar üzerinde inşa edilmiş, şehri bir baştan diğer uca kadar giden raylı asma tren, bu şehrin görümüne renk katmıştır. Trende sürücü bulunmamakta, bir yapay zeka bu treni çalıştırmakta.
Yolun her iki tarafında yüzlerce dükkan ve alış veriş merkezi bulunur. Bu küçük çöl kasabasının kuzeyinde bir havaalanı, güneyinde bir başka havaalanı, hatta batısında da bir başka havaalanı bulunur.
Las Vegas yakınlarında 1940’lı senelerde bir baraj inşa edilir. Baraj inşaatında çalışanlara bu şehir ev sahipliği yapar. İşçiler günlük streslerini bu şehirde atarlar. Şehir daha da gelişir. Şehre kumar oynama ruhsatı 1931 senesinde verilir. Zaman içinde gelişir ve dünyanın en büyük kumar merkezi haline gelir. Baraj inşaatı bittiğinde üretilen elektrik enerjisinin en büyük müşterisi Las Vegas şehri olur. Bu nedenle şehir geceleri gündüzden daha fazla aydınlıktır.
Bu şehirde birkaç tane ufak kilise bulunur. Şehrin devasa büyüklükteki binalarının arasında tek katlı mütevazı bu kiliselerde özel nikah merasimleri düzenlenir. Çiftler Las Vegas’da evlenmek için buraya gelirler. Ciddi bir ücret ödeyerek kilisede resmi nikah akitlerini imza ve özel evlilik cüzdanı sahibi olurlar.
İşte böyle bir şehrin ana caddesi üzerinde bir mekan vardır, üzerinde ‘BANANA REPUBLİC‘, Yani ‘ MUZ CUMHURİYETİ’ diye tabelası olan bir mekan. Bu mekanda kanun, hukuk, kural veya kaide bulunmaz. Kanunsuz dönemden kalma bir mekan. İçeride ne olduğunu görmek için merak edip girerseniz, sizi yüz sene geriye götürecek sahneleri görürsünüz. Aynı isimde bir fabrika da bu şehre yakın bir yerde üretim yapar. Adı ‘Banana Republic’. Bu fabrikanın da ürünleri bu dükkanlarda pazarlanmaktadır.
Muz Cumhuriyeti tabirinin bizim toplumumuzda da kanun tanımayan, hukuk mevhumunu yitirmiş, adalet anlayışından uzak olan durumlarda kullanılan bir deyim olduğunu biliriz. Hani bir belediyeyi ele geçirmek için yöneticileri sudan sebepten tutuklayıp, haftalarca içeride tutarsınız, isnat edecek bir suç bulamaz, delil ortaya koyamaz, ama görevliyi yerinden alıp kendi adamınızı işin başına yerleştirmek için çalışırsınız ya, sanki MUZ CUMHURİYETİ’nde olduğu gibi bir durumdur bu eylemler.
Hani içi boş bir şirketin olmayan varlığını, allem edip kallem edip yapay olarak milyon değerlere çıkarıp, halka satarak, halkı soyarlar ya böyle bir durumu en yetkililer bildikleri halde hiçbir önlem almazlar ya işte böyle bir durum sanki. Muz Cumhuriyetinde yaşamaktayız diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.
_1790506141.jpg)
_1790506175.jpg)
