Bilinçsizlik

YAYINLAMA: 01 Ocak 1970 / 04.00 | GÜNCELLEME: 01 Ocak 1970 / 04.00

Buda her sabah öğrencilerine sabah konuşması yapardı. Yine bir sabah konuşurken bir kral da onu dinlemeye gelmişti.

Kral tam Buda’nın önünde oturuyordu. Buda konuşurken, Kral sürekli ayak başparmağını hareket ettiriyordu. Buda kralın parmağına bakınca, kral da hemen parmağını oynatmayı durduruyordu. Buda konuşmaya başlayınca kral yeniden parmağını oynatıyordu. Buda krala, “Neden böyle yapıyorsun?” diye sordu.

Kral “Sen parmaklarıma bakınca oynatmayı kesiyorum. Ama sen konuşmaya başlayınca kaldığım yerden devam ediyorum. Sen bakınca parmağımı oynattığımın farkına varıyorum. Aksi halde bu eylemin bilincinde bile değilim” dedi.

Buda “Bu senin parmağın” dedi. “Sen parmağını oynattığının, hareket ettirdiğinin farkında, bilincinde bile değilsin. Bu halinle sen birini bile öldürebilirsin, ama öldürdüğünün farkına bile varmazsın”.

İnsan bilinçsizce hareket eder. Bilinçsizce bir insanı eleştirebilirsiniz, kınayabilirsiniz. Ona çok büyük kötülükler yapabilirsiniz.

Farkında ve bilinçli yaşayan insan sayısı çok azdır. Dünya tarihinde bir çok katil suçunu kabullenmemiştir. Çünkü o insanı kendisinin öldürmediğini ifade etmiştir. Yapılan araştırmalar katilin o anda bilinçsiz olduğunu, bilinçsizce o insanı öldürdüğünü göstermektedir. İçlerine attıkları öfke, kin, nefret duygusu bütün bilinçlerini alıp götürmüştü. “Öfke ile kalkan zarar” ile oturur, deyişi buradan gelse gerek. Çünkü öfkenin aklı yoktur. Bu duygular bedeni sarınca, ne yaptığınızın farkına varamazsınız. Olaydan sonra öfke bedenden çekilir, bilinç ortaya çıkar ve siz “Ben ne yaptım?” diye dövünmeye başlarsınız.

Farkında olmak için öncelikle bedeninin her hareketini izlemelisin. Sen izledikçe öfke, kızgınlık, kaygı, korku kendiliğinden kaybolup gider. Bedeni müthiş bir gevşeme duygusu kaplar.

Bilinçli ye, bilinçli konuş, bilinçli tartış, bilinçli iste, bilinçli yaşa. Senin en büyük düşmanın bilinçsiz olmaktır.

Bilinçsizlik