YALANCININ

YAYINLAMA: 09 Eylül 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 08 Eylül 2026 / 17.09

Eskiler veya atalar çok güzel söz söyler, konuya anlam katarlarmış. Bir çok ata sözü de bu anlatımlardan kaynaklanmış. Her konuda mutlaka bir deyim veya ata sözü aramak doğru olmayabilir. Yatılı okulda bir dersimiz vardı YURTTAŞLIK BİLGİSİ. Bu derste ne okuduğumuzu bugün pek hatırlamasam da dersin öğretmenini çok iyi hatırlarım.

Okulumuzun tonton mu tonton, mülayim, hiç kızmayan bir öğretmeni bu dersi verirdi. Nurlar içinde olsun Gıyasettin Tokyay. Ne öğretti bize, biz ne öğrendik pek aklımda kalmamış, zira 1950’li senelerin yurttaşlık bilgisi ile bugünkü yurttaşlık bilgisi aynı değil. Hatta bu derste devletin yapısı anlatılırdı. Bugün, o günkü Devlet Yapısı mevcut değil.

Bu derste toplumsal yaşam kuralları öğretilirdi. Öyle bir kurallar zincirine Saray uymadığından, böyle bir ders alan mevcut değil. Bu derslerde bilinçli, haklarını bilen ve sorumluluk taşıyan bireyler yetiştirilmesi için temel değerler öğretilirdi. Ancak böyle temel değerler artık mevcut değil. Bu nedenle -Yurttaşlık- kavramından uzaklaştığımızı seyretmekteyiz.  

Temel hak ve ödevler öğretilirdi, seçme ve seçilme hakkı ve onun kutsallığı anlatılırdı, ancak bugün bu değerler şahsi menfaatler etkisi ile KUTSALLIK değerini yitirdiğini görmekteyiz. Vatandaşlar için Vergi Verme ve Askerlik görevi, kanun önünde eşit kılındığını anlatırdı bu ders. Vergilendirilmemiş kazancın yurt dışına kaçırıldığı günümüzde, düzmece raporla ve para ile askerlikten kaytarılmasını, bu derste anlatılmazdı.

Meclis yapısı, kuvvetler ayrılığı, Yasama-Yürütme ve Yargının Bağımsız hareket ettiğini anlatırdı bu ders. Gıyasettin hocamız bu konuları sakin bir eda ile bizlere anlatırken, kimi arkadaşlarımız anlatım sakinliğinden olsa gerek, hafiften uyku durumuna geçerlerdi. Genelde Yurttaşlık dersi öğle yemeğinden sonra olurdu ve bu uyku hali bir çoğumuzu sarardı. Dersin en ölgün anında Gıyasettin hocamız durup, trans haline geçen arkadaşımızı tahtaya çağırırdı. Tahtaya çağırılan çocuğun refleks olarak,

-‘Hocam dün gece elektrikler söndü çalışamadım’ diyerek sorumluluktan kaçma çabası, konuya çözüm olmaz, Tokyay hocamızın ağzından asırlık çınar bir cümle dökülürdü;

-‘Mazeretlerin Kıymeti Yoktur, Kıymetler Neticelerdedir’ derdi.   

Dün televizyonlarda ülkemizin 2026 ilk ayın değerlendirmesini ve yıl sonu enflasyon tahminindeki değişikliği anlatmak için Cumhur yerine yardım edici çıkarak;

-‘Yıl Sonu Enflasyon Değerimizde Düzeltme Yaparak Enflasyon Yıl Sonunda %28.4 Tahmin Edilmektedir. Bu Değerdeki Artışa, Bölgemizdeki Savaş Koşullarının Etkisi olduğunu Söyleyebiliriz’ dedi.

Ülkemizde büyüme hızını % 2.3 olarak deklare eden konuşmacının, ülkedeki işsizlik artışını, kapanan işletmelerden, yurtdışına taşınan fabrikalardan hiç bahsetmediğine şahit olduk. Türkiye’de enerji tüketiminde ciddi düşüş olmasının size ne anlattığını bilmiyorum, amma televizyonda Cumhur yerine konuşan kişiye hiçbir şey anlatmadığı kesin. Enerji Bakanlığının değerleri ile Enerji Ajansının değerleri birbirini tutmamakta. Yine de toplam enerji tüketiminin %7.4 azaldığını görmekteyiz.      

Savaş koşullarını bir mazeret olarak göstermeye çalışan Cumhur’un yedeğini dinleseydi Hocam Gıyasettin, mutlaka o çınar gibi cümlesini söyler, ‘MAZERETLERİN KIYMETİ YOKTUR KIYMETLER NETİCELERDEDİR’ derdi ve konuşturmazdı.

Geçtiğimiz sene 2026 enflasyon tahmini %16 olarak söylendi, aslında gerçekleşecek değerin %33.8 olacağı üzerinde ekonomistler ciddi olarak durmaktalar.

Eskileri bir sözü vardır çok severim, ‘YALANCI NIN MUMU ‘YASSI’YA KADAR YANAR’, derler ya. Şimdi de tutturmuşlar ancak 2029’da enflasyon tek haneli rakama inecektir, demeye çalışmaktalar. Biz bu yalanları çok dinledik, sandıkları kadar da aptal değiliz.

Bir ülkede HUKUK ve ADALET düzgün işlemiyorsa, Demokratik bir düzen yoksa, o ülkeye yatırım gelmez, istihdam artmaz, refah gelmez, büyümenin halka yansıması olmaz, sadece bir zümreyi zengin eder, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

 

YALANCININ
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *