KRAL ÇIPLAK
Hangi gün sabah uyandığımızda bir olumlu haber dinlemekteyiz? Hani olumlu bir haber olarak nitelediğim belki ‘Bu sabahın ilk saatlerinde uzaya fırlatılan ilk TÜRK uzay kapsülümüzün roketten ayrılışı kırk altı dakika sürdü’ olabilir mi? ‘Kürsülerden belirtilen bir tarihte uzaya kendi füzemizi göndereceğiz’ denilmedi mi? Yahut ‘Tamamen yerli üretim olarak tasarlanan SÜMER marka otomobilin ilk üretimi bugün başladı.’ Bu bilgiyi de kürsülerden halka söyleyip, oy istenmedi mi? Bu, belki son yirmi senedir topluma yedirilen hava yemi olabilir diye düşünmekteyim. İnsanoğlu çiğ süt emmiştir derler ya ancak emilecek sütün kaynatılması mümkün görünmemektedir.
Ülkemizde yaşayan insanların tamamını, nasıl böyle yalan sözlere inandırabiliriz? Bir başka söyleyişle toplumu böyle boş sözlerle nasıl kandırabiliriz? diye SİZ hiç düşündünüz mü? Ancak ülkemizde her daim bunu yaşamaktayız.
Hani bir masal vardır Danimarkalı bir yazarın hikaye ettiği. Hans Christian Andersen tarafından yazılan ünlü bir hikaye: Ülkesini yönetmekten çok yeni kıyafetler giymeye, süslenmeye düşkün, kibirli bir Kral yaşarmış memleketin birinde. Kralın sarayına gelen iki dolandırıcı, yalnızca akıllı ve işini iyi yapan insanların görebileceği, aptalların ve liyakatsizlerin asla göremeyeceği sihirli bir kumaştan elbise dikebileceklerini iddia ederler.
Kral çok merak eder ve bu iki SAHTEKARLARA istedikleri ücreti öder ve kumaşın örülüp elbisenin bitirilmesini ister. Uzun bir zaman geçer, nihayet kumaş dokunur ve elbise dikilir. Kral bu görünmeyen elbiseyi giyer ortalığa çıkar. Aslında ortada bir kumaş ve elbise yoktur. Ancak Kral da Vezirleri ve Halk da APTAL veya YETERSİZ görünmemek için, kıyafeti görüyor taklidi yaparlar. Kral çıplak olduğu halde hazırlanmış yeni giysileri giymiş ve üzerinde elbise varmış gibi halkın önüne çıkıp gururla ve kibirle dolaşmaya başlar.
Kimse çıplak krala bir şey söylemez, o da halk arasında dolaşmaya devam eder. Kalabalığın içinden geçerken saf bir çocuk birden ‘AMA KRAL ÇIPLAK’ diye bağırmış. O ana kadar kimseden ses çıkmazken herkes kralın çıplak olduğunu ifade etmeye başlamış. Kral ne kadar gülünç duruma düştüğünü anlamış.

Günümüzde, ÇIPLAK Kralın ne kadar güzel giyindiğini söyleyen yüzlerce insan olduğuna adım gibi inanmaktayım. Kimsenin çıkıp da, Kralın üzerinde giysi olmadığını söylemeye cesareti olmadığı bir gerçek. Aslında bir çocuğun gerçekleri göstermesine, Kralın kızmaması gerekir. Gerçekler her ne kadar acı olsa da insanların hakikatlerle mutlaka karşılaşması kaçınılmaz bir sondur. Hani erki elde tutan her kimse, herşeye hakimdir. Eğer Adalet mekanizmaları elinde ise her işi çok kolay yapabilir.
Matematikte bir basit işlem vardır. İki (-) eksiyi çarparsanız bir artı elde edebilirsiniz. Ancak gerçek hayatta 2 adet eksiyi çarparsanız artı etmez, 2 eksi edebilir. Zaten gerçek hayatta iki eksiyi çarpmanız mümkün değildir.
Ülkemizin son 50 senesinde hatta 80 senesinde halkın bu kadar kolay dolandırılmadığına inanmaktayım. FON mağdurlarının büyük bir bölümünün gariban halk olduğuna inanırım. Ancak bu halkı soyanların kim olduklarının yakın bir zamanda ilgililerce listelendiğinin de bir başka gerçek olduğuna eminim. Şimdi ise konunun toplum bilgisine sunulması işine gelindiğinde isimlerin içinde bazı siyasilerin olması ihtimal dahilinde. Hatta siyasiler doğrudan kendi isimleri ile halkı soymazlar. Mutlaka bir başka isim üzerinden işlem yaparlar.
Buna da adım gibi inanırım. Aksi zaten mümkün değildir. Sadece birkaç FON işlemi yapanlar kendi adlarını kullanmışlar. Onlar da ortalığa üzüm gibi döküldüler. Esas olan dökülmemiş olan, gizli FON takımı kimler. Bu konuda iktidarı ciddi silkeleyen birkaç gazeteciyi gözaltına alıp, gözlerini korkutmak istediler. Ancak bu gazeteciler cesur insanlar, böyle küçük gözdağı ile kaçacak cinsten de değiller. Tam da bu arada ‘ stanbul BB Başkanının savunmasını topluma yayınlayacağız’ diye haykıran bir televizyon kanalına da sabahın bir köründe KAYYIM atayarak, KRAL’ın çıplak olmadığını topluma inandırılmak istenmesinin, boş bir hezeyan olduğuna inanırım, KRAL ÇIPLAK diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.
