CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, zeytinlik sahalarını sanayileşmeye açan tasarıya ilişkin, “Türkiye’de bulunan tüm zeytin üreticilerini tek yürek olmaya davet ediyorum. Toplumsal muhalefetle birlikte bu değişikliği durdurabiliriz” çağrısında bulundu.
Sındır, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin zeytin üretimini yok edecek bir paketle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Tasarının yasalaşması durumunda çevrenin ve zeytinlik alanlarının talan edileceğini, meraların yok edileceğini belirten Sındır, “Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne bu ülkede en çok önem verilen üretim alanlarından birisi zeytinlik alanlarımızdır. Bu tasarının arkasında madenciler lobisi var. Bugün altın madeni arayanlar zeytinlikler nedeniyle işletme açamıyor. Bu kanun değişikliğinin temel nedeni, ulus aşırı sermaye ve altın işletmeleridir” dedi.
Tasarının yasalaşması halinde Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında da dışa bağımlı hale geleceğini ifade eden Sındır, “Şimdiye kadar hükumet 6 kez bu yasa tasarısını getirdi ama kamuoyunun tepkisi ile geri döndürüldü. Zeytin sevgidir, zeytin barıştır, zeytin atalarımızdan, dedelerimizden teslim aldığımız emanettir. Eğer bu tasarı Genel Kuruldan geçerse bırakın torunlarımıza, çocuklarımıza bile yar olmadan yok olup gidecekler. Bugün zeytinlik alanların arttırılması için çalışılmalıyken bu paketle zeytin alanları yok ediliyor. Türkiye’de bulunan tüm zeytin üreticilerini tek yürek olmaya davet ediyorum. Toplumsal muhalefetle birlikte bu değişikliği durdurabiliriz” dedi.
Çiftçinin, köylünün ortak malı olan mera alanlarının da ranta açılacağını ifade eden Sındır, şöyle devam etti:
“Bugün yapılanlar tesadüf değil. Bu ülkede sanayi tesisi yapılacaksa, organize sanayi tesisi yapılacaksa Anadolu’da, bozkırda verimsiz kıraç ve tarım arazisi kapsamında da olmayan araziler var. Gidin bu sanayi tesislerini oralarda yapın, oralara kurun. Bereketli topraklarımızın kadim ürünü zeytinliklerimizi, meralarımızı sanayi tesislerine açmanın kimseye faydası yok. Kamu yararı diyerek köylünün, çiftçinin hayvanları için mutlak ihtiyaç duyduğu meralarımızı, atalarımızdan emanet zeytinlik alanlarımızı; sanayiye, madenciliğe açılmasına olanak sağlıyorsunuz. Bu kabul edilemez.” ANKA
Sındır, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin zeytin üretimini yok edecek bir paketle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Tasarının yasalaşması durumunda çevrenin ve zeytinlik alanlarının talan edileceğini, meraların yok edileceğini belirten Sındır, “Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne bu ülkede en çok önem verilen üretim alanlarından birisi zeytinlik alanlarımızdır. Bu tasarının arkasında madenciler lobisi var. Bugün altın madeni arayanlar zeytinlikler nedeniyle işletme açamıyor. Bu kanun değişikliğinin temel nedeni, ulus aşırı sermaye ve altın işletmeleridir” dedi.
Tasarının yasalaşması halinde Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında da dışa bağımlı hale geleceğini ifade eden Sındır, “Şimdiye kadar hükumet 6 kez bu yasa tasarısını getirdi ama kamuoyunun tepkisi ile geri döndürüldü. Zeytin sevgidir, zeytin barıştır, zeytin atalarımızdan, dedelerimizden teslim aldığımız emanettir. Eğer bu tasarı Genel Kuruldan geçerse bırakın torunlarımıza, çocuklarımıza bile yar olmadan yok olup gidecekler. Bugün zeytinlik alanların arttırılması için çalışılmalıyken bu paketle zeytin alanları yok ediliyor. Türkiye’de bulunan tüm zeytin üreticilerini tek yürek olmaya davet ediyorum. Toplumsal muhalefetle birlikte bu değişikliği durdurabiliriz” dedi.
Çiftçinin, köylünün ortak malı olan mera alanlarının da ranta açılacağını ifade eden Sındır, şöyle devam etti:
“Bugün yapılanlar tesadüf değil. Bu ülkede sanayi tesisi yapılacaksa, organize sanayi tesisi yapılacaksa Anadolu’da, bozkırda verimsiz kıraç ve tarım arazisi kapsamında da olmayan araziler var. Gidin bu sanayi tesislerini oralarda yapın, oralara kurun. Bereketli topraklarımızın kadim ürünü zeytinliklerimizi, meralarımızı sanayi tesislerine açmanın kimseye faydası yok. Kamu yararı diyerek köylünün, çiftçinin hayvanları için mutlak ihtiyaç duyduğu meralarımızı, atalarımızdan emanet zeytinlik alanlarımızı; sanayiye, madenciliğe açılmasına olanak sağlıyorsunuz. Bu kabul edilemez.” ANKA