ANASAYFA arrow right Güncel

1 milyon 800 bin işletmenin yüzde 40’ı iş sağlığı hizmeti alıyor

1 milyon 800 bin işletmenin yüzde 40’ı iş sağlığı hizmeti alıyor
YAYINLAMA: 17 Şubat 2021 / 21.13
GÜNCELLEME: 17 Şubat 2021 / 21.13
İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası (İSG-SEN) Genel Başkanı İrfan Sayar, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının risk altında çalıştıklarını, aşıda öncelik istediklerini söyledi.

Genel Başkan Sayar, “Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alması gereken 1 milyon 800 bin işletme var, ancak sadece yüzde 40’ı bu hizmeti alıyor. Çok büyük bir açık var. Denetleme ve bir yaptırım olmazsa bunun düzelmesi mümkün değil. İş sağlığı ve güvenliği sendikası olarak, görüşlerimiz alınmalı, dirsek teması halinde olunmalı, mevzuat değişikliklerinde bir çalışma olduğunda o çalışmanın odağında olmalıyız” dedi.

İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına aşıda öncelik verilmeli

Koronavirüsün 2020 yılı Mart ayından beri devam ettiğini kaydeden Sayar, “Covid-19 salgını dolaysıyla çok fazla sınırlamalar getirildi. Ancak çark dönsün, ekonomi daha da bozulmasın diye iş yerleri kapatılmadı. İş yerleri kapatılmayınca iş sağlığı ve güvenliği çalışanları pandemi sürecinde çalıştı. Pandeminin tavan yaptığı zamanlarda ve sokağa çıkma yasaklarında bile çalıştık. Dolaysıyla işçilerle yan yana ve dirsek temasında olduk. Çalışanlara bulaş yolu ve koruma yöntemlerini anlattık, eğitimler verdik. Herhangi bir rahatsızlığı olanları hastaneye sevk ettik. Dolaysıyla risk altına girdik ve halen de risk altındayız. O nedenle aşılama öncelikli meslekler arasında olmamız gerektiğine inandık ve bununla ilgili de girişimlerimizi yaptık” açıklamasını yaptı.

Ülkemizde sertifika almış 150 bin iş güvenliği uzmanı var

Başkan Sayar, “Pandemi sürecini mesleki açısından avantaja çevirebileceğimizi düşündük, fakat böyle olmadı. Sağlık çalışanları haklarımızı alamıyor diye veryansın ediyorlarsa sesimizi çok daha zor duyarlar. Bizler de iş yerlerinde sağlık çalışanları kadar özverili çalıştığımızın herkesin duymasını ve bilmesini istiyoruz. Çok fazla mezun sayımız var ve ülkemizde 150 civarında ayrı ayrı iş sağlığı ve güvenliği bölümü var. Yaklaşık 10 bin öğrenci iş sağlığı ve güvenliği bölümünü okuyor ve sertifika almış 150 bin iş güvenliği uzmanı var, ancak sahada aktif çalışan 30 bin kişi, geriye kalan 120 bin kişi çalışamıyor” ifadelerini kullandı.

Hiç kimse 6331 Sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Yasası’ndan memnun değil

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın değişmesi gerektiğini belirten Sayar, “Hiç kimse 6331 Sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Yasası’ndan memnun değil. Ortak sağlık birimleri, iş güvenliği uzmanları, iş yeri hekimleri ve diğer sağlık personelleri halinden memnun değil. İş kazaları, meslek hastalıkları azalmamış, iş yerlerinde mevcut şartlar değişmemiş. İş sağlığı ve güvenliği açısında çok kötü iş yerlerimiz var. O nedenle çok fazla sıkıntı var. O yüzden kanunun değişmesi gerekiyor ve bunun da hep beraber yapılması gerekiyor. Biz bir kanun yaptık çıkardık hayırlı olsun değil biz bir yasa çıkaracağız gelin bütün taraflar bir masanın etrafında toplanalım, maddeleri tek tek hazırlayalım ki 3-5 senede değiştirmek zorunda kalınmasın” değerlendirmesinde bulundu.

Kamuda iş sağlığı ve güvenliği hizmeti başlamalı

İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası (İSG-SEN) Genel Başkanı İrfan Sayar, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “Kamu hastanesi iş güvenliği uzmanı çalıştırma şartından muafken özel hastane çalıştırmak zorunda. Devlet hastanelerinde de risk var, ama kanun çıktından beri öteleniyor. Aslında kamunun bir lokomotif olması lazım. Önce kamuda iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin başlamalı. Lakin önce özel sektörde başladı ve 9 yıldır bu madde erteleniyor. Bu da işsizliği ortaya çıkarıyor. İş yerleri denetlenmiyor, denetlenmeyince iş güvenliği hizmeti almıyor, alamayınca meslektaşlarımız çalışmıyor. Halbuki denetlemeler yapılırsa hem iş kazalarını önleyeceğiz hem de meslektaşlarımıza istihdam yaratmış olacağız.” Hüseyin Karataş

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *