12. Yargı Paketi kapsamında, suça sürüklenen çocuklara ilişkin ceza ve infaz rejiminin ağırlaştırılması yönünde düzenlemelerin gündemde olduğunu söyleyen İnsan Hakları Derneği Antep Şube Başkanı Av. Bahri Oğuz, ‘’ Çocuk yoksulluğu derinleşmekte, çocuk işçiliği yaygınlaşmakta, eğitime erişimde eşitsizlikler büyümekte, çocuklar ihmal, istismar ve şiddete karşı yeterince korunamıyor’’ dedi.
Çocukların suça sürüklenmesinin
nedeni yoksulluk, eşitsizlik ve ayrımcılık
Çocukların suça sürüklenmesinin bireysel bir tercih değil; yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, dışlanma, güvencesizlik ve kamusal koruma mekanizmalarının yetersizliğinin sonucu olduğunu kaydeden Oğuz, ‘’Devletin çocukları koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği koşullarda ortaya çıkan sorunların sorumluluğunu çocuklara yüklemek ve bu sorunlara daha ağır cezalarla yanıt vermek kabul edilemez. Çocukların korunmasına yönelik bütüncül ve hak temelli politikalar geliştirilmemekte, çözüm giderek daha fazla ceza ve güvenlik eksenli düzenlemelerde aranıyor’’ değerlendirmesinde bulundu.
Düzenlemeler, daha cezalandırıcı ve daha
güvenlikçi bir zemine çekme riski taşıyor
Oğuz, ‘’Kamuoyuna yansıyan düzenlemeler, çocuk adalet sistemini hak temelli bir anlayıştan uzaklaştırarak daha cezalandırıcı ve daha güvenlikçi bir zemine çekme riski taşıyor. Çocukları koruma iddiasıyla hazırlanan düzenlemelerin, çocukların özgürlüğünü daha fazla kısıtlayan ve onları ceza infaz sistemi içerisinde daha uzun süre tutan uygulamalara dönüşmesi çocuk hakları hukukuna açıkça aykırı’’ şeklinde konuştu.
Kamu düzeni ve güvenlik söylemlerinin
merkeze alınmasının kaygı verici
Çocuklara yönelik hak ihlallerinin yaygınlaştığı bir dönemde, çocukların üstün yararı yerine kamu düzeni ve güvenlik söylemlerinin merkeze alınmasının kaygı verici olduğunu vurgulayan Oğuz, ‘’Çocukların ihtiyaç duyduğu şey daha fazla ceza değil; nitelikli eğitim, sosyal destek mekanizmaları, psikososyal hizmetler, yoksullukla mücadele politikaları, ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve etkin çocuk koruma sistemleri. Öte yandan, kamuoyunda tartışılmasına ve çocuk hakları alanında çalışan kurumlar tarafından da dile getirilen ciddi çekincelere rağmen, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasını kolaylaştırabilecek ve çocuk adalet sistemini daha cezalandırıcı bir zemine taşıyabilecek düzenlemelerin yasalaştırılması kaygılarımızı artırıyor’’ ifadelerini kullandı.
Çocukların üstün yararı ilkesi temelinde
yeniden değerlendirilmeli
Çocuk hakları alanındaki uluslararası yükümlülüklerin, bilimsel veriler ve sivil toplumun görüşleri dikkate alınmaksızın atılan her adımın, çocukların yüksek yararı ilkesinin zedelenmesi riskini taşıdığını vurgulayan Oğuz, ‘’Yasama süreçlerinin çocuk hakları perspektifiyle, şeffaf ve katılımcı biçimde yürütülmesi; çocukları ilgilendiren düzenlemelerde çocuk hakları örgütlerinin, uzmanların ve ilgili meslek örgütlerinin görüşlerinin esas alınması demokratik hukuk devletinin bir gereği. 12. yargı paketi kapsamında yapılacak düzenlemelerin çocukların üstün yararı ilkesi temelinde yeniden değerlendirilmesini, özgürlüğünden yoksun bırakılmayı yaygınlaştıran yaklaşımlardan vazgeçilmesini ve çocuk hakları alanındaki uluslararası yükümlülüklere uygun düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz’’ çağrısında bulundu. Haber Merkezi
