ANASAYFA arrow right Güncel

Emeklinin geçim derdi derinleşiyor

Emeklinin geçim  derdi derinleşiyor
YAYINLAMA: 01 Temmuz 2026 / 18.46
GÜNCELLEME: 01 Temmuz 2026 / 18.46

TÜİK’in açıklayacağı haziran ayı enflasyon verileri öncesinde memur ve emekli zammına dair tahminler şekillenirken, ara zam yapılması planlanmayan asgari ücretliler aralık ayına kadar mevcut maaşla devam edecek. Yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyeti karşısında alım gücü tamamen eriyen milyonlarca çalışan ile emekli, açlık ve yoksulluk sınırının altında kalmaya devam ediyor

Türkiye, 3 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak olan haziran ayı enflasyon verilerine kilitlendi. Memur, en düşük memur emeklisi ve tüm emekli aylıklarının bu veriler doğrultusunda zamlanmasına sayılı günler kalırken, milyonlarca asgari ücretli için temmuz ayında bir "kara kış" yaşanıyor. Enflasyon karşısında eriyen maaşlara rağmen, AKP hükümetinin gündeminde asgari ücrete herhangi bir ara zam yapılması seçeneği bulunmuyor. Alım gücü dibe vuran çalışanlar ve emekliler, yüksek enflasyon ile açlık sınırında hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Milyonları ilgilendiren 2026 yılı asgari ücretinin belirlenme süreci, yalnızca ekonomik bir pazarlık değil, aynı zamanda çalışma hayatındaki antidemokratik yönetim anlayışının ve temsil krizinin öne çıktığı bir dönem oldu. Aralık 2025'te toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, işçi sınıfının en büyük temsilcisi olan TÜRK-İŞ'in boykotu ve yapısal itirazları gölgesinde çalışmalarını sürdürmüştü.

TÜRK-İŞ, 12 Aralık 2025'te sert bir açıklama yaparak komisyon yapısı "adil ve demokratik" hale getirilene kadar toplantılara katılmayacağını ilan etmiş; HAK-İŞ de mevcut yapının işçileri karar süreçlerinde tamamen etkisiz bıraktığını savunarak benzer bir protesto tutumu sergilemişti.

Sendikaların masayı terk etmesiyle tek taraflı sürdürülen toplantıların ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından 23 Aralık 2025'te açıklanan 2026 yılı asgari ücreti brüt 33 bin 30 TL, net ise 28 bin 75 TL olarak belirlendi. Bir önceki yıla göre yapılan yüzde 27’lik bu artış, daha işçinin cebine girmeden açlık sınırının altında kalmıştı.

Nitekim TÜRK-İŞ verilerine göre, tam da zammın açıklandığı Aralık 2025 döneminde dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 30 bin 143 TL'ye yükselmişti. Aynı dönemde yoksulluk sınırı 98 bin 188 TL, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 39 bin 123 TL olarak açıklanmıştı. Böylece AKP hükümeti, milyonlarca işçiye daha yılın başında açlık sınırının tam 2 bin 68 TL altında bir ücreti reva görmüştü.

Geçim derdi her geçen gün derinleşirken, piyasalardaki fiyat artışları dar gelirlinin belini bükmeye devam ediyor. Son 7 ayın en düşük seviyesinde bulunan gram altın dahi bugün 5 bin 958 lira seviyesinde seyrederken, yurttaşın maaşı altın karşısında adeta kuşa döndü. Bugün 20 bin TL alan en düşük emekli maaşlı bir yurttaş, bir aylık maaşıyla 4 adet gram altın bile satın alamıyor. Aynı şekilde, 28 bin 75 TL seviyesindeki asgari ücretle geçinmeye çalışan bir emekçi ise tüm maaşıyla 5 gram altın alamayacak noktaya gerilemiş durumda.cumhuriyet

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *