ANASAYFA arrow right Güncel

Güvenli gıda olmadan, sağlıklı beslenme de olmaz

Güvenli gıda olmadan, sağlıklı beslenme de olmaz
YAYINLAMA: 07 Haziran 2026 / 15.28
GÜNCELLEME: 07 Haziran 2026 / 15.28

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, güvenli gıda olmadan, sağlıklı beslenmenin mümkün olmadığını söyledi.

Uzm. Diyetisyen Meltem Demirci, 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Sağlıklı beslenme, vitamin ve mineral alımı ile kronik hastalıklardan korunma yöntemleri sıklıkla gündeme geliyor. Ancak bu konular kadar önemli olan ve çoğu zaman göz ardı edilen bir diğer unsur da gıda güvenliğidir” dedi.

Sofralara gelen her besinin yalnızca besleyici değil, aynı zamanda güvenli olması gerektiğini vurgulayan Uzm. Diyetisyen Demirci, “Çünkü bir gıdanın sağlıklı kabul edilebilmesi için öncelikle insan sağlığı açısından risk oluşturmaması gerekir” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bu yıl "Gıda Güvenliği: Bilim İş Başında" temasıyla kutlanan Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün, gıda güvenliğinin bilimsel temellere dayandığını ve tarladan sofraya kadar uzanan zincirin her halkasında kontrol gerektirdiğini vurguladığını kaydeden Uzm. Diyetisyen şöyle devam etti: “Dünya genelinde her yıl milyonlarca insan, önlenebilir gıda kaynaklı hastalıklar nedeniyle sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu hastalıkların büyük bölümü basit hijyen eksiklikleri, yanlış saklama koşulları ve uygun olmayan pişirme yöntemleriyle ilişkilidir.”

Uzm. Diyetisyen Demirci gıda güvenliğini tehdit eden başlıca riskleri şöyle sıraladı:

“• Mikrobiyolojik etkenler: Campylobacter, Salmonella, Norovirüs ve hastalık yapıcı E. coli gibi bakteriler ve virüsler özellikle yetersiz pişirme, çapraz bulaşma ve hijyen eksikliği ile bulaşabilir.

• Hijyen hataları: Enfekte gıda çalışanları, yetersiz el temizliği ve uygun olmayan mutfak koşulları, gıdaların hızlı şekilde kontamine olmasına neden olabilir.

• Çevresel bulaşanlar: Kirli su kullanımı, uygun şekilde yıkanmamış sebze ve meyveler de önemli bulaş kaynaklarıdır.

• Kimyasal riskler: Pestisit kalıntıları, ağır metaller (Kurşun, arsenik vb.) ve mikotoksinler uzun vadede kronik hastalıklara zemin hazırlayabilir.

• Zincir hataları: Soğuk zincirin kırılması ve yanlış depolama koşulları, özellikle et, süt ve deniz ürünlerinde riskleri artırır.”

FAO ve WHO tarafından desteklenen Codex Alimentarius Komisyonu’nun gıda güvenliği açısından küresel bir referans noktası olduğunu belirten Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri paylaştı: “Codex; gıda hijyeni, pestisit ve veteriner ilaç kalıntıları, katkı maddeleri ve kimyasal bulaşanlar için bilimsel temelli sınırlar belirleyerek ülkelerin gıda kontrol sistemlerine rehberlik eder. Bu sayede hem üretim süreçleri standardize edilir hem de tüketici sağlığı korunur.

Ancak gıda güvenliği yalnızca üretim ve denetim süreçlerinin sorumluluğunda değildir. Tüketicilerin günlük yaşamda alacağı basit ama etkili önlemler de büyük önem taşır.”

Uzm. Diyetisyen Demirci, tüketicilerin dikkat etmeleri gereken noktaları ise şöyle özetledi:

“•Güvenilir ve denetlenen işletmelerden alışveriş yapılmalıdır.
• Çiğ ve pişmiş gıdalar birbirinden ayrı şekilde hazırlanmalı ve saklanmalıdır.
• Sebze ve meyveler tüketim öncesi bol su ile iyice yıkanmalıdır.
• Et, tavuk ve balık ürünleri uygun iç sıcaklıklarda tam olarak pişirilmelidir.
• Soğuk zincir gerektiren ürünler oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemelidir.
• El hijyeni ve mutfak temizliği rutin hale getirilmelidir.”

Sağlıklı beslenmenin ilk ve en önemli basamağı güvenli gıda olduğunun altını çizen Uzm. Diyetisyen Demirci, “Besin değeri ne kadar yüksek olursa olsun, güvenli olmayan bir gıda sağlık açısından ciddi riskler oluşturabilir. Güvenli gıda bir tercih değil, temel bir insan hakkıdır” diyerek sözlerini tamamladı. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *