"Çocuk işçiliği, çocukları sağlığından ve geleceklerinden ediyor"
TTB, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde yaptığı açıklamada çocuk işçiliğinin “normal” ya da “kaçınılmaz” olmadığını vurguladı, MESEM uygulamasının çocukları ucuz işgücüne dönüştürdüğünü belirtti. Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu ile TTB Merkez Konseyi, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Çocuk işçiliğinin çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyen, onları eğitimden uzaklaştıran ve temel haklarını ihlal eden yapısal bir toplumsal sorun olduğu belirtildi.
Yoksulluk döngüsü derinleşti
TTB, çocuk işçiliğinin yalnızca bugünü değil, çocukların geleceğini de belirlediğini vurguladı: Eğitim hakkından mahrum kalan çocukların uzun vadede düşük gelirli işlerde çalışmaya devam ettiği, böylece yoksulluk döngüsünün derinleştiği ifade edildi. Açıklamada Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2021 verilerine yer verildi. Buna göre dünya genelinde 5-17 yaş arasında 160 milyon çocuk işçi bulunuyor. Bu, her 10 çocuktan birinin çalıştığı anlamına geliyor.
5-17 yaş arasında 720 bin çocuk
hizmet, tarım ve sanayide çalışıyor
TTB, çalışan çocukların yaklaşık yarısının sağlıklarını, güvenliklerini ve ahlaki gelişimlerini tehdit eden tehlikeli koşullara maruz kaldığını hatırlattı. Türkiye’de ise TÜİK’in 2019 verilerine göre 5-17 yaş arasında 720 bin çocuğun hizmet, tarım ve sanayi sektörlerinde çalıştığı belirtildi. Bu sayı, aynı yaş grubundaki çocukların yüzde 4,4’üne karşılık geliyor. TÜİK’in 2023 verilerine göre 15-17 yaş grubunda işgücüne katılma oranı 2020’de yüzde 16,4 iken 2023’te yüzde 22,1’e yükseldi. TTB, kayıt dışı ekonomi ve Mesleki Eğitim Merkezleri’ndeki çocuklar da dikkate alındığında çalışan çocuk sayısının 4 milyonu bulduğunu kaydetti.
2013-2026 yılları arasında en az 852
çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti
Açıklamada, ekonomik kriz ve yoksulluğun çocukları örgün eğitimden uzaklaştırarak çalışma yaşamına ittiği belirtildi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2024 yılında 71 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Bu sayı 2025 yılında 94’e çıktı.
İSİG Meclisi verilerine göre 2013-2026 yılları arasında en az 852 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. TTB, Türkiye’de ortaöğretim kademesinde 1,5 milyona yakın çocuğun örgün eğitimin dışında olduğunu, “mesleki eğitim” adı altında 560 bini aşkın çocuğun sanayide, atölyelerde ve şantiyelerde ucuz işgücü olarak kullanıldığını belirtti.
“MESEM çocukları sermayeye ucuz işgücü yapıyor”
MESEM’in çocuk işçiliğini artıran bir işlev kazandığı belirtilen açıklamada, işsizlik sigortasından ödenen ücretlerle çocukların çalışmaya zorlandığı ve işverenlere ucuz işgücü olarak sunulduğu ifade edildi.
Açıklamada, MESEM öğrencilerinin stajyer olarak tanımlansa da fiilen işçi gibi çalıştırıldığı vurgulandı:
“MESEM öğrencileri uzun mesailer yapmakta, izin hakları ellerinden alınmakta ve söylenenin aksine hiçbir eğitim almamakta, deneyim kazanmamaktadır.” TTB’nin aktardığı verilere göre MESEM öğrencilerinin yüzde 53,6’sı işyerinde fiziksel ya da psikolojik şiddet görüyor. MESEM kapsamında 18 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
“Çocuk işçiliği önlenebilir”
TTB, çocuk işçiliğinin temel nedenlerini yoksulluk, eğitime erişim zorlukları, işsizlik, iç ve dış göç, ucuz işgücü talebi ve yetersiz denetimler olarak sıraladı. Açıklamada, “Çocuk işçiliği normal veya kaçınılmaz değildir, olmamalıdır” denildi. Ayrıca yoksul çocuklara burs verilmesi, tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek sağlanması ve mevsimlik tarım işçilerinin çocukları için özel eğitim uygulamalarının hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi. TTB, işyerlerinin etkin ve düzenli biçimde denetlenmesini, çocuk işçi çalıştıran işverenlere ciddi yaptırımlar uygulanmasını talep etti. bianet
