Kadınların adalet arayışlarında yalnız bırakıldıklarını ifade eden EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, ‘’Kadınlar toplumsal olarak yaşadıkları şiddetin, tacizin ve tecavüzün bizzat sorumlusu olarak algılanıp öyle gösterilmeye çalışılıyor’’ dedi
Antep’te adaletsizlik duygusunun çok geliştiğini kaydeden Karaca, ‘’Hangi sokakta, dükkanda, evde ‘Adalete güveniyor musunuz’ diye sorsanız ‘Güvenmiyoruz’ derler. Bir kravatla, masum bir bakışla, bir damla gözyaşıyla aklanmanın olmayacağı bir adalet düzeni için kadınların mücadelesine daha çok destek vermek zorundayız’’ diye konuştu.
Karaca, ‘’Kadınlar yaşadıkları şiddet, taciz ve tecavüz dolayısıyla adalet mekanizmaların başvurduklarında öncelikle yaşadıklarından dolayı suçlu olduğu anlayışı üzerine soruşturma süreci kuruluyor, dava ilerliyor. Sürekli kendisini masum olduğunu ispat etme yükümlülüğünün kadınlarda olduğu bir yargı düzeni aynı zamanda fail erkeklerin de masum olduğu algısı var’’ açıklamasını yaptı.
Gaziantep’te kadın istihdamı çok düşük
İşyerlerinde yaşanan şiddete değinen Karaca, ‘’Gaziantep’te kadın istihdamı çok düşük. Özellikle hizmet işkolunda kadınlar yoğunlaşmış durumda. Son dönemlerde gıda fabrikalarında ve petro-kimyada kadın işçilerin daha fazla çalıştığını görüyoruz. Başpınar’da çeşitli fabrikalarda kadın vardiyaları oluşturulduğunu biliyoruz’’ şeklinde konuştu. Karaca, ‘’Devlet, kadına yönelik şiddet, işyerinde taciz, tecavüz ve özel olarak uygulanan mobbinge yönelik bir veri tutmuyor. Bu çok önemli bir mesele. Her gün kadınlara ve çocuklara yönelik işlenen suçlarla ilgili memleketin dört bir tarafındaki adliyelerde onlarca, yüzlerce dava görülüyor’’ ifadelerini kullandı.
Kadınlar işyerinde çok ciddi biçimde taciz
şiddet ve mobbinge de maruz kalıyor
Kadınların korumasız alanlarda çalıştığına dikkat çeken Karaca, ‘’Çok düşük ücretlerle ve aynı zamanda neredeyse sosyal güvencesi olmadan çalıştırılan kadınlar işyerinde çok ciddi biçimde taciz, şiddet ve mobbinge de maruz kalıyor. Ama bu memlekette ekmek küçüldükçe kadınların iş bulma olanakları azaldıkça ve toplumsal baskı arttıkça işyerine yaşadıkları sorunları dile getirme konusunda geri çekilmek zorunda kalıyor’’ değerlendirmesinde bulundu.
Karaca, ‘’Kadınlar eğer bir cesaret gösterip yaşadıklarını mahkemelere getirirlerse bir de yargı eliyle sorgulanan, yaşadıklarını ispat etmesi beklenen ve esas olarak failleri korumaya yönelen hukuk düzeniyle karşı kalıyorlar. Mevcut rakamların gerçeği yansıtmadığını, çok daha fazlasının yaşandığını söyleyebiliriz’’ açıklamasını yaptı.
‘Geçtiğimiz hafta Bursa’da bir fabrikada kadın işçi sendikalı oldu diye patronun oğlu tarafından dayak yedi’ diyen Karaca, ‘’BİR-TEK SEN, konuyla ilgili açıklama yaptı. Hem fabrika içinde hem diğer fabrikalardaki işçiler hem de şehrin emek ve demokrasi güçleri bu meseleye sahip çıktı, patron özür dilemek zorunda kaldı. Bunu Antep’te de oluşturmak gerekiyor. Dolayısıyla kadına yönelik şiddet sadece kadın hakları mücadelesi veren kadın derneklerinin ya da kadın mücadelesinin öznelerinin değil, bütün olarak toplumun meselesi’’ tespitini yaptı. Haber Merkezi
