Siyasi iktidar, halkın ödediği vergileri faiz ödemelerine, rantiyeye aktarırken, binlerce okulun en temel ihtiyaçları için kaynak ayrılmıyor
Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik, 5 Ekim'in dünyanın pek çok ülkesinde eğitim emekçileri tarafından Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlandığını, ülkemiz öğretmenlerinin bu günü kendilerine reva görülen sefalet zamlarıyla karşılamak zorunda kaldıklarını söyledi.
Sorunların sıcaklığı en fazla Türkiyeli öğretmenleri yakıyor
Eğitimcilerin her geçen gün biraz daha zorlaşan ekonomik koşullarla mücadele etmek zorunda kaldığını dile getiren Bozgeyik, "Dünyadaki, öğretmen örgütlerini ortak paydada birleştiren sorunların sıcaklığının Türkiye eğitim sistemini ve öğretmenlerimizi daha fazla yaktığı açıktır. Son yıllarda 5 Ekim, nitelikli eğitim için nitelikli öğretmen' anlayışının ve kamusal eğitimi savunan yaklaşımın simgeleştiği bir gün olarak öne çıkmıştır” dedi.
Bozgeyik, herkese eşit, nitelikli ve parasız eğitimin vazgeçilmez bir insan hakkı olduğu, her yıl 5 Ekimlerde daha bir yüksek sesle dile getirilmektedir. Bugün, dünyanın dört bir yanındaki öğretmenlerin yüksek sesle ifade ettiği sorunlar, Türkiye'de öğretmen örgütlerinin mücadele hattının da ana unsurlarını , oluşturmaktadır" dedi.
Askeri darbeyle başlayan dönem AKP ile ivme kazandı
Türkiye'de eğitimin özelleştirilmesi ve paralı hale getirilmesi girişimlerinin 1980'li yılların ikinci yarısında başladığını, AKP Hükümeti döneminde ise büyük bir ivme kazandığını, eğitim harcamalarının artmasının ise en fazla dar gelirli aileleri sıkıntıya soktuğunu hatırlatan Bozgeyik, "Eğitim harcamalarının önemli bir bölümünün velilerin sırtına yıkılması çabaları eğitimi, katkı payı, kayıt parası, bağış, harç ve benzeri kalemlerle tamamen paralı hale getirmiştir. Bu durumun en çok sıkıntısını çekenler, işsizliğin ve yoksulluğun kıskacında olan veliler, öğrenciler ve öğret menlerdir. Bu nedenle 5 Ekim Dünya Öğret menler Günü, 2006 yılında bir kez daha nitelikli, kamusal, bilimsel ve laik eğitim mücadelesinin simgesi olmuştur" diye konuştu.
Veliler müşteri öğretmenler tahsildar olarak görülüyor
Devletin kendi okullarından elini çekerek yükü velilerin sırtına bindirdiğini, bu durumun ise veliler kadar eğitimcileri zor durumda bıraktığını söyleyen Bozgeyik, "Son yıllarda yaşanan kamusal alanın tasfiyesini hedefleyen girişimler ve yapılan yasal değişikliklerin özünü eğitimin ticarileştirilmesi, öğretmenlerin tahsildar, öğrenci ve velilerin müşteri olarak görülmesi oluşturmaktadır. Özel okullara vergi istisnası getirilirken, yeni eğitim öğretim yılında pek çok okulun su parasını ödeyemediği için sularının kesilmesi, okullar da temel harcamaların dahi velilerin sırtına yıkılmak istenmesi başlı başına bir çelişkidir. Siyasi iktidar, halkın ödediği vergileri faiz ödemelerine, rantiyeye aktarırken, binlerce okulun en temel ihtiyaçları için yeterince kaynak ayrılmaması, yıllardır sürdürülen bilinçli politikaların sonucudur" şeklinde açıklama yaptı.
Okulların en temel ihtiyaçları için yeterince kaynak ayrılmıyor
"Yıllar içinde uygulanan yanlış ekonomik politikalar ve tercihler sonucu ekonomik ve sosyal açıdan çökertilen eğitim emekçileri, geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kalmaktadırlar. Bu ülkenin bir anlamda geleceğini yetiştiren öğretmenlerin garson luk, pazarlamacılık, seyyar satıcılık yapmak zorunda bırakılması siyasi iktidarların en büyük ayıbıdır" diyen Bozgeyik, "Eğitim Sen, son dönemde ivme kazanan eğitimin paralı hale getirilmesi ve özelleştirilmesi girişimlerine karşı, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü tüm eğitim ve bilim emekçileri için birlik ve mücadele günü olarak görmektedir. Sendikamız kamusal, nitelikli, parasız, bilimsel, demokratik, laik ve anadilde eğitimin yaşam bulması için geçmişte nasıl mücadele etti ise, bugün ve gelecekte de bu haklı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir" dedi.
Bozgeyik, eğitim sorunlarının yıllardır konuşulmasına rağmen bu konuda halen ciddi bir adım atılmadığını, eğitim ve eğitim emekçilerinin sorunlarının giderek arttığını sözlerine ekledi.
