1980'den sonra okumayan, sorgulamayan toplum televizyonların başına kilitlenip kaldı
Gaziantep'in sanayi ve ticarette Türkiye'nin önde gelen illeri arasında yer almasına rağmen, sanat ve kültürde aynı denkliği sağlayamamış olmasının son derece üzücü olduğunu belirten Gaziantep Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Özgür Yüksel, tiyatronun önünde kuyruk oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Tiyatronun önünde kuyruk oluşursa yorgunluğumuz çıkar
180 Kişi arasından Şehir Tiyatrosu’na 3'ü kadın 12'si erkek olmak üzere 15 oyuncu seçtiklerini ve oyunculara aylardır büyük fedakarlıklarla eğitim verdiklerini ifade eden Yüksel, "Gaziantep'te tiyatroya ve sanata değer veren bir kitle var. Ancak bir konu dikkatimi çekiyor. Tiyatro yaklaşık 500 kişilik ve her hafta bir oyun geliyor. Bu oyunları yaklaşık bin 500 kişinin izlediğini düşünelim. Bu az bir rakam değil, ancak her oyunda aynı simaları görmek mümkün bu da demek oluyor ki, bu kitle asla 2 bini aşmıyor. Bunların yanı sıra halen tiyatronun yerini bilmeyen insanlar var. Bakın Gaziantep Tiyatronun fiziksel şartları ve bina açısından çok şanslı. Çünkü buradaki bina pek çok büyükşehirde daha güzel ve donanımlı. Ancak bu şehirde yaşayıp da halen burada tiyatronun varlığını bilmeyen insanların olması üzücü" diye konuştu.
Televizyonun başından kaldırıp tiyatroya getireceğiz
Sahneleyecekleri oyunlarla Gazianteplileri tiyatro tutkunu yapmayı amaçladıklarını, yorgunluklarının da ancak bu şekilde çıkacağını vurgulayan Yüksel, "Ben bir şehre gittiğimde önce şehir tiyatrolarının olup olmadığını, varsa da nerede olduğunu sorarım. Gaziantep'e de geldiğimde Şehir Tiyatrosu olup olmadığını sordum. Türkiye'nin 6. büyük şehrinde Şehir Tiyatrosu olmamasına şaşırdım ve üzüldüm. Biz Şehir Tiyatrosu'nun kurulması yönünde önemli bir adım attık. Sahnelediğimiz oyunlarla da iddiamız devam edecek. Ancak burada en önemli görev Gazianteplilere düşüyor. Gaziantepliler tiyatrolarına sahip çıkmalı. Bizim hedefimiz bu tiyatronun önünde kuyruk oluşturmak" şeklinde açıklama yaptı.
Okumaktan uzaklaşanlar tiyatrodan da uzaklaştı
1980 darbesinden sonra insanların sendikalardan, sivil toplum örgütlerinden ve okumaktan koptuğu gibi sanattan da uzaklaştığını vurgulayan Yüksel, "Son yıllarda yerelde olduğu gibi ülke genelinde de insanların kültür ve sanattan uzaklaştığını görüyoruz. Varsa yoksa insanların hayatında televizyon ve televizyonlarda analitik düşünceyi geliştirmeyen, sorgulatmayan programlar var. Eser üretilmiyor ve insanlara sunulmuyor ki denilebilir, bu da son derece yanlış bir savunma mekanizması. Çünkü çok güzel eserler ortaya konuluyor, çok iyi yapıtlar veriliyor. Bakın 4 yılda 78 eser çıktı. Pek çok kişi çıkan eserlerin adını bilmez. Ancak bir haftada meşhur olan hiçbir alt yapısı olmayan insanları tak diye tanır. Ne yazık ki 1980'den sonra okumayan, sorgulamayan ve düşünmeyen bir toplum olduk. İnsanlar televizyonların karşısına bağlanmış durumda" şeklinde açıklama yaptı.
İnsanların televizyonların başına kilitlendiğini bilmek çok acı
İnsanların televizyonlarının karşısına oturup geleceğimiz olan çocuklarla birlikte, içi boş hatta zararlı programlan izleyerek zaman geçirmesi yerine tiyatroya gelmelerini, ya da bir başka sanat dalıyla uğraşmalarını umut ettiklerini ifade eden Yüksel, "Tiyatroya gelenlerin yanı sıra tiyatroya gelmeyenlerin de kazanmak isteriz. Yinelemek istiyorum bizim hedefimiz Şehir Tiyatrosu önünde kuyruk oluşturmak sanattan anlayan, sanatı sorgulayan bir toplum görmek. Onları oturdukları yerlerden buralara çekmek. Bu hem halkımız için önemli bir aktivite olmanın yanı sıra bizim de sürekli denetlendiğimizi hissetmemiz ve daha kaliteli oyunlar çıkarmamız açısından önemli. Üstelik 6 ay boyunca bizim oyunlarımız ücretsiz olacak. Ancak, insanların televizyonların karşısından ayrılmadığını bilmek çok acı" dedi.
Yüksel, önümüzdeki aylar içinde hedeflerinin çevre illere ve yurdun değişik yerlerine turne yapmak olduğunu belirtirken, bundan sonra ki adımın da yurt dışına açılmak olduğunu sözlerine ekledi.
