Onlarca sektörü direkt yüzlerce sektörü de endirekt etkileyen tarım ve hayvancılık sektörünün kan kaybetmesinin sadece bu sektörden yaşamını sağlayanları değil, toplumun önemli bölümünü olumsuz etkileyeceğini söyleyen Et Süt Üreticileri Derneği Başkanı Mevlüt Polat, “Tarım ve hayvancılık sektörü olmazsa sağlıklı bir toplum da olmaz. Tarım ve hayvancılık sektörünün gelişmesi sadece o sektörden yaşamını sağlayanları değil, daha sağlıklı bir doğada yaşamak ve daha ve sağlıklı gıdalar tüketmek anlamına gelir. Tarım ve hayvancılık sektörünün bitmesi de sağlıksız bir ortamda yaşamak ve doğal olmayan gıdalar tüketmek demektir. Tarım ve hayvancılığı bitirirsek yaşam kaynaklarımızı da bitiririz” dedi.
Gelişmiş ülkeler tarım ve hayvancılığa önem verir
AB ülkeleri, başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin tarım ve hayvancılığa özel bir önem verdiğini, sanayideki gelişmenin tarım ve hayvancılık sektörüyle doğrudan ilgili olduğunu söyleyen Polat sözlerine şöyle devam etti: "Hayvancılık ve tarım sektörü halen bizim ülkemizde en geniş kesimi kucaklayan bir alandır. Ancak tarım ve hayvancılığa verilen önem giderek azalıyor. Devlet desteği derseniz, gelişmiş ülkelerin yanında kıyaslanamayacak kadar az. Oysa bir ülkenin sanayisinin gelişmesi tarım ve hayvancılıkla doğrudan ilgilidir. Bakın geçmiş yıllarda dericilik önemli bir ivme kat ederken bu gün Türkiye deri ithal ediyor. Ayakkabıdan kemere, çantadan giyime kadar pek çok sektör ithalat yaparak döviz ödüyor” diye konuştu.
İthalatın önüne tarımı canlandırmakla geçilir
Tarım sektörünün desteklenmesi durumunda ithalatın azalacağını, tarım sektörünün desteklenmemesi durumunda tamamen dışa bağımlı bir ülke olunacağını hatırlatan Polat, “Tarım ve hayvancılık sektörü desteklense bu gün kozmetikten gıdaya, dayanıksız tüketim mallarından giyime kadar pek çok sektör daha kaliteli mal üretir ve dünya markaları yaratabilir. Oysa tarım ve hayvancılık sektörü ülkemizde giderek gerilemektedir. Tarım ve hayvancılık sektörünün kendi alanı dışında özellikle sanayiye katkı sunduğu unutulmamalı. Tek ayaklı sanayi olmaz. Sanayinin yan ürünleri için tarım ve hayvancılık şart. Bakın AB ülkeleri bu durumun farkında ve tarım ve hayvancılık sektörüne yüzde 40 civarında destek veriyor. Oysa ülkemizde bu destek yüzde 2- 3'te kalıyor" şeklinde açıklama yaptı.
Tarım ve hayvancılık sektörü göz ardı ediliyor
Polat. "Hükümet tarım ve hayvancılık konusuna gereken özeni göstermiyor. Oysa toplum sağlığı için olmazsa olmaz olan hayvancılık sektörünün canlanması için ciddi politikalar oluşturmak zorunda. Hükümet tarım sektörünün önemini ve içinde bulunduğu sorunu boyutunu iyi hesap etmeli. Bunun için de ilk, iş olarak ilgili sivil toplum örgütleri ve üniversitelerle işbirliği yapmalı, tarım ve hayvancılık şurası düzenlemeli” dedi.
Genç nüfus et süt tüketmek zorunda
Türkiye’nin nüfusuna göre tarım ve hayvancılık alanındaki üretimin çok yetersiz olduğunu söyleyen Polat, “Üstelik bizim gibi toplumlarda et, süt tüketimi daha önemli. Çünkü genç nüfus çok fazla. Ancak tüketilen et ve süte bakarsanız, dünya ülkelerinin çok gerisinde. Çünkü, toplum et süt tüketme ye özendirilmiyor. Zaten devlet politikası olarak halkın da ha çok et, süt ve süt tüketmeleri istense bu konuda özendirici programlar yapılır. Hatta politikalar üretilir. Bırakın özendirmeyi bizde, toplumun olmazsa olmaz eti sütü tüketememeleri için bu sektörleri bitirmeye çalışıyorlar" diye konuştu.
Hayvancılık biterse onlarca sektör biter
Polat, “Gizli istihdam alanı olan ve direk olarca dolaylı olarak da yüzlerce sektörü olumlu katkı sunan hayvancılık sektörünün bitmesi yüzlerce onlarca sektörün batması ve yüzlerce sektörün bitmesidir” dedi.
