PENELOPE Πηνελόπη

YAYINLAMA: 13 Temmuz 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 12 Temmuz 2026 / 18.14

Başkentimiz ANKARA’da, geçtiğimiz hafta, NATO’ya üye ülkelerin yöneticilerinin mutat toplantılarını yapmaları için, ANKARA sakinleri yerinden edildi. Yollar kapandı, gecekondu mahallelerin görüntüsü büyük panolarla kapatıldı, birçok yollar kapandı, meydanlarda gösteri yapmak yasaklandı, maden işçilerinin açlık grevi zorla sona erdirildi, velhasıl Ankara’da yabancı ülkelere, ülkede sakin bir yaşam izlenimi verilmek için özürlü çocuğu misafirden saklarcasına tedbirler alındı. 

Ülke liderlerinin iki günlük Ankara çıkartması için gereken ne varsa ortaya konuldu. Günler öncesinden yürüyüş parkları kapatıldı, önlemler için Ankara dışından yüzlerce polis Başkente getirilip görevlendirildi.  

NATO’ya üye ülkelerin temsilcileri, Amerikan Başkanı TRUMP hariçANIT Kabir’i ziyaret ederek, Anıt Kabir anı defterine Lüxembourg daimi temsilcisinin kaleme aldığı şu cümleleri yazdılar: 

‘NATO adına Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu babasının mirasını onurlandırmak ve yüce hatıranızın huzurunda milletinize duyduğumuz sonsuz saygıyı teyit etmek üzere bugün birlik içinde bir araya geldik.  

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkentinde, ‘YURTTA SULH CİHANDA SULH’ şeklindeki asırlık ilkenizin ittifakımızın ruhunun özünü nasıl yansıttığını ve yolumuzu nasıl aydınlattığını idrak ediyoruz. 

NATO Ankara Zirvesi vesilesi ile yüce Milletinizi ziyaret etmekten duyduğumuz en derin minnettarlığı ifade etmemize lütfen müsaade ediniz, en derin saygılarımla.’ Stephan Frederic Müller.

Hangi aklın ne maksatla hazırladığı bilinmez, ülkelerin temsilcilerine birer ‘REVOLVER’, halk arasında tanımlanan adı ile ALTI PATLAR hediye edilir. Bu silahı kimileri Ankara’daki elçiliklere bırakmış, kimileri ise bir kenara koymuş. Ankara’daki toplantıya katılanlar bir de toplu resim içinde yer almışlar. Amerikan Başkanının Ankara izlenimlerini ekranda izlediğim iki cümlesi beni hayretler içinde bıraktı. İki günde 2 konu çok ilgisini çekmiş. Birincisi Atlı Polislerin bindikleri siyah atların yelelerinin lüle lüle olması ve Ülkemizin Cumhurbaşkanı Bay R. T. Erdoğan.  

Aklıma HOMEROS’un ODYSSEİA destanı gelir, konu olan eşi PENELOPE’yi hatırlarım. İlginç bir öyküdür, Odysseus aslında Helene ile evlenmek istemesine rağmen PENELOPE ile evlenir. Penelope’nin lüle lüle saçları topuklarına kadar iner. Bir çocukları olur Telemakos. Bu sırada çıkan TROYA savaşlarına gitmek mecburiyetinde kalır Kral Odysseus. Savaş uzadıkça uzar, saray kralsız kalır uzun müddet. Bu nedenle PENELOPE’ye talipleri çıkar. ‘Tamam’ der Penelope, ‘Odysseus için bir kefen örmekteyim, örgü bitsin, taliplerimden birisi ile evlenmeyi kabul ederim’ diye konuşur. 

Bütün gün bu örgüyü örer, gece ise sabaha kadar ördüğü kumaşı söker. Böylelikle kumaş hiç bitmez. Yıllar geçer, sonunda savaş sona erer, ODYSSEUS saraya geri döner. Kendisine sadık kalmış olan eşine ve oğlu TELEMAKHOS’una kavuşur. Bu konuyu Aşk ve Sadakat olarak tanımlayabiliriz. Ancak literatürde Yunan mitolojisi olarak tanıtırlar, fakat bu hikayenin geçtiği yer olan TROYA, bilinen yer Çanakkale. Aslında Çanakkale, tarihte çok önemi olan bir yerleşim yeri. TROYA diğer anlatımla TRUVA, bir su yolu geçidi olarak önemli yeri vardır tarihin derinliklerinde. Bu şehre sahip olmak için yıllar süren savaşlar olmuş. TRUVA’lılar şehirlerini korumuşlar.  

Hatta TRUVA’ya sahip olmak için tahtadan devasa bir at yapıp, TRUVA şehrinin kale kapısının önüne bırakırlar. Tahta atın içine askerler saklanır. Truvalılar bu tahtadan ATI şehrin kapısını açıp içer alırlar. Gece tahta attan çıkan askerler şehri zapt ederler. 

Bütün bu hikayeleri TRUVA kazılarına ömrünü vakfetmiş bir arkeologdan dinlemiştim. Manfred Osman Korfmann, muhteşem bir tarihçi idi. Truva kazıları döneminde defalarca ziyaretimde, saatlerce TRUVA’yı anlatırdı.  Yörenin tarihini anlatırken İYONYA diye bahseder, hiç GREK mitolojisi olarak tanımlamazdı. 

Ülkemin kaybolan DEMOKRASİ’sini, Savaşa giden Odysseus’a benzetirim. Tıpkı PENELOPE’nin bitmeyen tükenmeyen sabrı ile eşinin geri dönmesini bekler gibi, bizde bir gün ülkemize DEMOKRASİ’nin geri gelmesini beklemekteyiz diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına. 

 

PENELOPE  Πηνελόπη
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *