İşçi pazarları: (2)
Her gün 60-70 işçi toplanıyor ancak yarısı iş bulabiliyor
Komisyonculuk iş pazarlarına da girmiş
Saat: 06.25... Kapıdan içeriye giren adamı gören bir işçi ayağa fırlıyor. Kapıya doğru hızla koşuyor. Bir yandan da kahveci ye “Akşama öderim” diyor. Çay parası olsa gerek. Kapıda duran adam bağırıyor: “Neredesin yahu? Sabahtan beri seni bekliyorum. Hep peşine mi düşeceğim?” Paparayı yiyen isçi hiç sesini çıkarmadan adamın peşi sıra dışarı çıkıyor. Yanımdaki işçiye bağıranı soruyorum “Yanında çalıştığı usta” diyor.
İçeri giren yeni işçilerin çoğu peynir, ekmek paketlerini beraberinde getiriyorlar. Yarım francala, elli gram peynir, bir çay “Ooh... Allah'a şükürler olsun...” Kahvaltıdan sonra tütün tabakasını çıkarıp sigarasını yakan Topo lakaplı başka bir işçi az da olsa komisyonculardan yakınıyor. “Komisyoncular iş sahipleri ile yüksek fiyata anlaşıyorlar, bize az para teklif ediyorlar. Üç bin liraya anlaşıyorsa bize bin 500 lira teklif ediyor. Ne yaparsın gidip çalışacaksın? Çoluk çocuk evde ekmek bekliyor.”
Ne kadar işçinin toplandığını soruyorum. Cevap olarak “60-70 kişi. Ancak yarısı iş bulur. Diğerleri bekler ve gerisin geri dönerler” diyor.
Saat: 06.55... Bir taksi geliyor. 10-15 isçi ayaklanıyor. Taksiye doğru koşuyorlar, iş sahibi dört tanesini alıp gidiyor. Bu gün iş buldular, ya yarın?...
Saat: 07.10... Masana oturmuş iki işçi birbirine takılıyor. “Ben bir iş buldum kalk gidelim.” Diğeri “ben iş aramıyorum ki.” “Ya sabahın köründe ne işin var?” Hemen cevap veriyor “Koca Başbakan işsiz yok diyor. Ben iş arıyorum deyip, Başbakanı yalancı mı çıkarayım?”
Başka biri “Sabah sabah gelirsin iş yok. Yatsan karılar uyandırıyor. Rezil olduk valla ha.” Bir diğeri cevap veriyor “Ne yapsınlar onlar da haklı? Aksam evde ekmek olmayınca, o dert kendine yetiyor, Sabahleyin kaldırmasında ne yapsın?”
Saat: 07.50... Birazcık uyanık olan ve soğuğa dayanan bazı isçiler dışarda bekliyorlar. İşçi almak için gelenleri daha önce karşılıyorlar. Artık işini bulan buldu, bulamayan oturmaya devam ediyor. Kimisi zaman geçirmek için iskambil oynamaya başlıyor. Sabahın altısından bu yana içilen sigaralar işsizliğin kara bulutu gibi isçilerin tepesine çöreklenmiş mavi bir tabaka oluşturmuş. Bir gün çalışıp üç gün çalışmayan bu işçilerin dikkat çeken bir tarafları var. Hiç birinin göbeği yok. Göbekliler fazlalığı eritmek için özel rejimler uygularken, işçilerin o sorunu yok. Bu işsizliğin üzerine öyle bir dertleri de olsaydı ne yaparlardı acaba!?... (Devamı Yarın)
