YAPISAL REFORMUN ÖNEMİ

YAYINLAMA: 03 Nisan 2025 / 00.00 | GÜNCELLEME: 02 Nisan 2025 / 16.20

Son zamanda, özellikle muhalefet kanadından sürekli “Yapısal reform gerekli” çağrısını duyuyoruz.

Tüm aklıselim vatandaşlarımızın, yani politikaya uzak olduğunu iddia eden ya da herhangi bir siyasi görüşe yakın olan her vatanseverin asla reddedemeyeceği bir gerçeğimiz var: Ülkemizde inanılmaz bir kopuş ve hızlı bir çöküş yaşıyoruz. Bu çürümeyi hemen tüm kamusal alanlarda; sağlıkta, eğitimde, savunmada, güvenlikte, medyada, tarımda, sanayide, ticarette, ahlakta, hukukta görüyoruz. Artık devekuşu olamayacak kadar çaresizce bunu kabul edip konuşmaya başladık. Her zaman göğsümüzü gere gere yardım ettiğimiz Kızılay, rakamlarını sorgulamadığımız TÜİK, kararlarını yargılamadığımız güvenlik güçlerini çok özlüyoruz.

Gençlerimiz, hepimizden önce “Yeter artık” diyecek kadar cesaretliler ve önce emeklileri, sonra emekçileri ve en sonunda da tüm vatanseverleri peşlerinden sürüklemeyi başardılar. Hepimiz ülkenin dirliği, hak, hukuk, adalet için kaygılıyız ve birşeyler yapmak istiyoruz.

Toplumun omurgası olan “Yapısal reformlar” işte böyle durumlarda, bu hızlı çöküşü geri çevirebilecek en güçlü ve sihirli güç. Bir ülkenin ekonomik, hukuki ve yönetsel yapısını daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmek amacıyla yapılan köklü değişikliklere ancak yapısal reformlarla ulaşılabiliriz. Ancak bu sayede ülkede yeniden güveni oluşturur, adil ve ekonomik büyümeyi destekler, yatırımları teşvik edebilir ve toplumsal refahı artırırız. Bunun için gerçekten korkusuz, gerekirse bedel ödemeyi göze alabilecek insanlara ihtiyacımız var.

Mutlu, huzurlu günlere dönebilmek için hukukun tarafsızlığını tesis etmek çok önemli. Her vatandaş hukukun üstünlüğüne yeniden inanmalı, “Kişisel özgürlük” denen o sihirli ama vaz geçilmez kavramın devletçe korunduğunu bilmeli. Anayasal kazanım ve haklarının güvence altında olduğundan emin olmalı. Kamu yönetiminin şeffaf ve hesap verebilir olduğunu görüp güven duymalı. Hızlı, bağımsız ve adil bir yargı sisteminin varlığı ile huzurlu yaşamalı.

Hukuksal reformlar kadar ekonomik reformlar da çok önemli. Adil bir vergi sistemine acilen ihtiyacımız var. Vergilerimizin toplandığı kaynaktan ödenen kamu harcamalarında inanılmaz bir talan olduğu fikri hepimizi çok öfkelendiriyor. Disiplinsiz ve keyfi harcamalar, sisteme olan güveni olumsuz etkiliyor. Yıllarca devlete primlerini ödeyen çalışanların emekliliklerinde, devlet hem görevini yerine getirmiyor hem de emekliye primleriyle hak ettiği maaşı ödemediği gibi, onu acınacak duruma sokmaktan hiç çekinmiyor. Oysa emeklinin prim olarak ödediği her kuruş, onun devlete verdiği borçtur ve emekli maaşını, bütçeden değil yıllar boyunca devlete borç olarak verdiği primden alır.   
Piyasada inanılmaz bir rekabet eşitsizliği var. İşgücü piyasasında da bir başıboşluk ve adaletsizlik hüküm sürüyor. Neredeyse her ilde açılan üniversitelerdeki niteliksiz eğitim sonunda iş piyasasına atılmayı bekleyen gençlerimize iş bulamıyoruz, çünkü eğitim sistemimiz de yatırımlarımız da plansız. Mesleki eğitim programlarımız yetersiz. Bu yüzden de nitelikli insan kaynağına ulaşamıyoruz.

Türkiye hiç bu kadar kayıt dışı ekonomi ve kara para cenneti olmamıştı. Sokaklarımız Teksas gibi. Silaha ulaşmak, taşımak hiçbir dönemde bu kadar kolay olmamıştı. Artık ilköğretim yuvalarının önlerinde bile uyuşturucu satılıyor. Dünyaca ünlü mafya liderleri, uyuşturucu kralları, karanlık oligarklar ülkemizin en güzel bölgelerindeki malikanelerinde tatlı hayat yaşıyor, üst düzey yetkililerle boy boy fotoğraf paylaşıyor.

Bankacılık sektöründekilerin çoğunluğu son derece aç gözlü ve obez egolarıyla, görevleri olan finans sağlamaktan çok uzaklar. Sermaye piyasası denetimsiz.

Çevre dostu politikalarımız iğdiş edildi, her metrekare toprak ya yabancılara ya da müteahhitlere, kimbilir hangi koşullarda peşkeş çekiliyor. Ulaşım ve lojistik altyapımızdaki çalışmalar, modernleştirme bahanesiyle, akıl dışı anlaşmalarla, bizim sırtımızdan verilen garantilerle haksız zenginleşme kaynağı olarak kullanılıyor. Enerji verimliliğimiz sıfır ve bu kimsenin umurunda değil. Sadece vergiler, vergilerin vergileri ile şişirilmesi konusu hükümete cazip geliyor. Sosyal devlet can çekişiyor, ölmek üzere…

Tüm bu dikkatinizi çekmeye çalıştığım, sebeplerle ve özetle, yapısal reformlar sadece ekonomik değil, toplumsal ve yönetsel alanlarda da gelişimimizi yeniden sağlayacak, bizi yuvarlandığımız çukurdan çekip çıkaracak ve halkımızın hak ettiği cumhuriyet ayarlarımıza döndürerek  ülkemizin daha güçlü ve rekabetçi olmasını sağlayacak. Bunun gerçekleşmesi ve bu garabet sistemden kurtulmak için, her ülkesini seven vatandaş gibi ben de adayımı yanımda ve sandığımı önümde istiyorum…

 

YAPISAL REFORMUN ÖNEMİ
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *