Şeytani Ayetler
Bu kitabı mutlaka hatırlarsınız diye düşündüm. Hint asıllı İngiliz yazar Selman Rüşdi’nin dördüncü yayınlanan bir kitabı. Eylül 1988 yılında yayınlanan bu kitabın orijinal adı ise ‘THE SATANİC VERSES’ olarak yayınlanmış. Kitap yazarının ölüm fermanını İran Dini lideri Ayetullah Humeyni vermiş, İngiltere’de uzun seneler gizlenerek yaşamış Selman Rüşdi. Bu kitabında Selman Rüşdi romandaki öykülerin kahramanlarından birinin adı Gibreel Ferishta, diğeri şeytan olarak tanımlanan Saladin Chamcha.
Bu romanı mutlaka merak ederek okuduğunuzu düşünmekteyim. Bu romandaki öykülerde yazarı suçlayacak bir konuyu ben görmediğimi hatırlıyorum. Doğrudan ayetleri ele alan bir eser olmadığından, öykülere dayanan bir söylemin, ayetleri eleştirdiğine inandığımı iddia edemem.
Müslüman ülkeler içinde birkaç defa ziyaret ettiğim bir ülke Pakistan. Pakistan’da yüzlerce gazete yayınlanır her gün, ancak bu ülkede basın, sayılı ülkeler gibi yayınlarında hür değildir. Pakistan Başbakanı ŞAHBAZ ŞERİF hakkında eleştiri içeren yazılar gazetede yayınlanamaz.
Ben Ziya Ül- Rahman’ın devlet başkanı olduğu süreçte birkaç kez gittiğim Pakistan’da, bazı şehirleri ziyaret etmiştim. Ziya-ül Rahman’dan evvel Zülfikar Ali Butto Devlet başkanı idi. Bir askeri darbe ile Zülfikar Ali Butto’yu görevinden alan General Ziya-ül Hak, uzun bir süre Devlet başkanı olarak kalmıştı. Onun zamanında da gazetecilik bir cehennem azabı içinde, yasaklar altına yapılmakta idi. Ziya -Ül Hak da bir suikastte yaşamını yitirmişti.
Son 3 sene içinde ŞAHBAZ ŞERİF’in yönettiği Pakistan’da öldürülen muhalif gazeteci sayısı 42. Düşünün özgün fikirlerinizi halkla paylaşmanın cezasını hayatınızla ödemektesiniz. Hapiste olan gazeteci sayının kesin rakamı bilinmemekte. Hür düşüncenin sınırlı bir kural içinde yayınlanmasını kabul etmeyen yönetimlerin başında gelir PAKİSTAN.
Amerika’da Washington Post adlı gazetede köşe yazarlığı yapan Cemal Kaşıkcı adlı yazar, SUUDİ Arabistan’daki istibdat yönetimini eleştiren ağır yazılar yazması ile ünlü idi. Kaşıkcı ailesi ayrıca Amerika’da bulunan ciddi silah üreticilerinin de temsilciliğini yapmaktalar. Buna rağmen ülkedeki baskı rejimini eleştirdiği için, 3 ekim 2018’de İstanbul’da evlilik adımları atmak konusunda gerekli birkaç evrak almak için SUUDİ Arabistan Başkonsolosluğuna gelen CEMAL KAŞIKCI, girdiği Başkonsolosluk binasından bir daha canlı çıkamamıştı.

İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı kaybolan bu gazetecinin akıbeti için bir soruşturma dosyası açıp, hassas dosyayı incelemeye almıştı. Kamera kayıtlarında 4 ekim saat 04.25’de bir aracın elçilikten ayrıldığı görünmekte ama içinde ne olduğu tespit edilememiş olduğu anlaşılmıştı.
Suudi Arabistan’a davet edilen ülkemizin yetkililerinin, S(E)VAP karşılığı KAŞIKCI CİNAYETİ dosyasını götürüp SUUD-İ ARABİSTAN veliaht Prensin eline teslim ettiklerini duymuştuk.
26 Şubat 2021’de Associated PRESS yetkilileri, elde ettikleri belgelere dayanarak bu sır ölümün raporunu hazırlayıp, Cemal Kaşıkcı’nın İSTANBUL Başkonsolosluğu’nda öldürülmesi talimatının, Muhammed Bin Selman tarafından verildiğini yayınladığını biliyoruz. Monarşi ile yönetilen bir ülkede gazetecilik ve yayıncılık yaparak hür düşüncenizi toplumla, demokrasi adı altında paylaşmanın mümkün olmadığını unutmamak gerekir. Ne acı bir gerçek, yabancı bir ülkeye evlilik hayalleri için adım atmak adına nişanlınla geliyorsun, seni koruması ile yükümlü Başkonsolosluğuna canlı giriyorsun ve YOK oluyorsun.
Ülkemde yasalarımızın var olması veya ‘ANAYASA’mızın mevcut olması ile topluma fazla bir şey kazandırdığına inanmak istemekteyim. 2018’de Avrupa Birliği’nin yayınladığı bir raporda, Avrupa Birliği ülkelerinde tutuklu bulunan 130 gazetecinin 110’unun Türkiye’de olduğu söylenmekte. Türkiye’de 2022 verilerine göre Cumhurbaşkanına hakaretten 160 bin169 kişi hakkında soruşturma açılmış olmasının kanımca bir rekor olduğunu düşünmekteyim. Bu dosyaların 12 bin 881 adedi mahkumiyetle sonuçlanmıştır. Geçmiş yıllarda Cumhurbaşkanına hakaret konusunda açılan dava dosyaları ise Abdullah Gül’e hakaret 848 dosya, Kenan Evren’e hakaret 340 dosya, Turgut Özal’a hakaret 207 dosya, Süleyman Demirel’e hakaret 158 dosya açılmış.
Geçtiğimiz günlerde üç Müslüman ülke liderlerinin yan yana ellerinde bir sözleşme ile kameralara poz verdiklerini gazetelerde gördük. Başta ülkemizin Cumhuru, yanında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif. Üç Ülke arasında Ortak Savunma anlaşması imzaladığı duyuruldu. Adına da MEKKE Ortak Savunma sözleşmesi denilmekte. Ben ise bu karenin içinde hiç olmak istemem diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

