YANKI ODASI VE TÜRKİYE’DE MEDYA OKURYAZARLIĞI

YAYINLAMA: 08 Ocak 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 07 Ocak 2026 / 17.33

Günümüzün önemli ve parlayan kavramlarından biri: Yankı odası (echo chamber) görüşü. Kısaca özetlemek gerekirse; bireylerin büyük bölümü, yalnızca kendi düşüncelerini, inançlarını ve değerlerini doğrulayan bilgi ve yorumlarla çevrili olmak istiyor. Sadece böyle ortamlarda güvenli olduğunu düşünüyor. Sosyal ve dijital ortamlarını da buna göre seçiyor. Bu ortamlarda farklı görüşleri  ya hiç duymak istemiyor ya da baştan itibaren yanlış, tehlikeli ya da kötü niyetli olarak etiketliyor.

Sosyal medya platformlarında kullanılan algoritmalar, kullanıcının ilgisini çekecek içerikleri öne çıkarmaya programlı. Sıklıkla yaptığımız aramalar sonunda, ilgilendiğimiz konulara ilişkin  reklamları, sosyal medyamızda daha sık görmemizin sebebi, bu algoritmalarla programlanmış bilgi sistemleri. Sistem böyle olunca kişiler daha kolayca kendi dünyalarına giderek hapsoluyor, daha önce onayladıkları görüşlerle çevriliyorlar. Zamanla bilgi doğruluğuna göre değil, kimden geldiğine göre değerlendiriliyor.

Mantık süzgeçinden geçmeyen, doğrulanma ihtiyacı duyulmayan bilgiler yüzünden yankı odaları kutuplaşmayı artırıyor, eleştirel düşünceyi zayıflatıyor ve ortak gerçeklik zeminini aşındırıyor.

Dijital çağ, bilgiye erişimi, tarihte hiç olmadığı kadar kolaylaştırdı. Ancak aynı zamanda, insanları farklı gerçeklikler içinde yaşamaya da her zamankinden daha açık hale getirdi. Bugün aynı ülkede, hatta aynı mahallede yaşayan insanlar bile aynı olaya bambaşka pencerelerden bakıyor; kimi zaman ortak bir zeminde buluşmak neredeyse olanaksızlaşıyor. Bu durumun arkasındaki en güçlü dinamiklerden biri olan “yankı odası” olgusuna karşı koyabileceğimiz en önemli silah medya okuryazarlığı.

Medya okuryazarlığı, kişilerin gelen bilgiyi sorgulamaları, çapraz kontrol etmeleri ve  donanımlı bilgiye ulaşmalarını sağlayan çok önemli bir bakış açısı. Kaynağı sorgulayan, duygusal manipülasyonu fark eden ve çapraz kontrol yapabilen bireyler yankı odalarının etkisinden daha az etkileniyor.

Toplumsal düzeyde medya okuryazarlığı kutuplaşmayı azaltıyor, demokratik kültürü güçlendiriyor ve dezenformasyona karşı bağışıklık sağlıyor.

Türkiye’de medya okuryazarlığı yalnızca bireysel değil, aynı zamanda kamusal bir gereksinim. Hukuktan giderek uzaklaşan ülkelerde baskılanan medya çeşitliliğinin azalması sonunda daralan gerçek bilgiye ulaşma, dijital alanda bilgi kirliliği ve haber alma kaynaklarına uygulanan kısıtlamalar ve   baskılar güvenilir bilgiye erişimi zorlaştırıyor.

Medya okuryazarlığı eğitimi bazı üniversitelerde ders olarak okutuluyor  olsa da çoğu zaman teorik kalıyor, sosyal medya, algoritmalar ve yapay zekâ içerikleri yeterince ele alınamıyor.Giderek yoksullaşan halkın hayatta kalma mücadelesi, günü değil, saati kurtarma çabalarıyla boğuştuğu zamanımızda da yankı odaları giderek güçleniyor, halkı görünmez duvarlarla bölüyor. Bu duvarları yıkmanın yolu yasaklardan değil, bilinçten geçiyor. Medya okuryazarlığı, demokratik kültürün ve toplumsal barışın temel taşlarından biri.

Ekonomi, hukuksal alan, eğitim, güvenlik, sağlık, sosyal devlet konularında  başarısızlığı tescil edilmiş hükümetler için yankı odası, toplumu baskı uygulamadan yönetmenin en etkili aracı, çünkü ortak gerçekliği parçalıyor, muhalefeti bölüyor ve propagandayı görünmez kılıyor. Medya okuryazarlığı ise bu düzeni bozuyor: bireye algoritmaları, manipülasyonu ve korku siyasetini fark etme gücü kazandırıyor. Böylece insanlar yalnızca bilgi tüketen değil, bilgiyi tartan ve iktidarı sorgulayan yurttaşlara dönüşüyor. Yankı odası itaati büyütüyor; medya okuryazarlığı ise özgürlüğün altyapısını kuruyor.
Güç sadece silahla değil, olayları çarpıtarak anlatma yoluyla da elde edilir. Bunları okumayı bilen, sorgulayan ve amacını fark eden, medya okuryazarlığı gelişmiş kişilerse anlatılan öyküye aldanmaz. Gizli amacı fark eder. Medya okuryazarlığı ile donatılmış bilinçli yurttaş, dayanıklı demokrasi demektir.

Yönetim başarısızlığı içindeki  hükümetler için yankı odası bir “tesadüf” değil, çok işe yarayan bir güç aracıdır.
Medya okuryazarlığı ise bu oyunu bozan en etkili panzehirdir.

Tüm bu yazmaya çalıştıklarım sonunda medya okur yazarlarımızın artmasının en büyük dileklerimden olduğunu belirtmek isterim.

 

YANKI ODASI VE TÜRKİYE’DE MEDYA OKURYAZARLIĞI
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *