İCMAL

YAYINLAMA: 14 Ocak 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 13 Ocak 2026 / 17.57

Bir yılın sonuna daha geldik yine, hani 2024’te hayallerimiz var mıydı 2025 yılı için? Bence çok az da olsa vardı diyebilirim. Bu hayallerimizin ne kadarı gerçekleşti diye sorabilir miyiz? Aslında sormasanız daha iyi olur derim ben. Sorulduğu zaman rakamlar gelmekte aklıma. Kendimi tutamıyorum. Hani ekranlara bir damat çıkmıştı, ülkenin durumunu özetlerken ‘Mart Şubat’tan daha iyi olacak. Nisan ise daha olumlu geçecek, döviz pariteleri düşecek, enflasyon canavarının ayağını kıracağız’ diye bir masal anlatmıştı ya, televizyon ekranlarından. 

Bu çocuğa bizler hiç inanmamıştık, çünkü sözleri hiç de inandırıcı değildi. Yönetim hemen kamuoyu araştırması yaparak ekranlardan, bu sıfatın çekilmesi üzerine tavsiyeleri saraya aktardığına inanırım. Çünkü bu çocuk, adı üstünde ÇOCUK’a bir ülkenin maliyesinin teslim edilmesinin sakıncalı olduğuna herkes inanmaktaydı. 

Hemen sonrasında bir başka kişiyi atadılar, Maliyenin başına. Nebati beyin cümleleri de aynı makamda, ‘BAYATİ’ makamında tınlamakta, sözleri aynı telden çalmaktaydı. Sanki ÇOCUK’a öğütleri veren kişiler, Nebati’ye de aynı telkinleri verip, aynı cümleleri kurmasını sağladıklarına şahit olduk.  Ekranlara çıkıp Nebati bu sefer şu cümleleri kurmuştu, ‘Eylül’de bu tedbirlerin etkilerini göreceğiz, EkimEylül’den daha iyi olacak, Kasım Ekim’den çok daha iyi olacak, Aralık’ta ise ülkemizde enflasyon diye bir sorun kalmayacak’ diye bizleri uyutmaya kalkmadı mı? Bu terane uzun ömürlü olmadığından, mikrofonda görüntü vermek adına kürsünün yanında, kalabalığın içinden sıyrılıp Cumhur’un sol yanında yer alması sonrası, Maliye Bakanlık koltuğunu 4 Haziran 2023’de ŞİMŞEK’e devretti. 

Daha evvel Şimşek bu görevi yapmış, başarılı olmadığı için bu görevden alınmış olduğunu da hatırlarız. Çünkü ülkemin başındaki Cumhur’un sözleri, herkesin beyinlerine nakşetmiş durumda olarak, ne demişti hazret ‘Bunlar ekonomiden anlamaz, BEN EKONOMİSTİM’ demiş, mevcut politika faizi birkaç puan indirmiş, döviz tavan yapmıştı. Birkaç kez Merkez Bankası başkanları görevden alınmış, yabancı sermaye gidişattan memnun olmadığından yatırımlarını alıp, Türkiye piyasasından çekildiklerini izledik. 

2025 senesi içindeki rakamları da incelememiz gerekir. 1 Ocak 2025 tarihinde dövizde paritenin, dolar olarak 35.28 TL iken 31 Aralık 2025 tarihinde 42.96 TL olduğunu görmekteyiz. Kaybımız 7.68 TL. Yani % 21.76 yoksullaşmışız. Hele Avrupa para birimi karşısında ise 1 Ocak 2025 günü Euro 36.73 TL iken, 31 Aralık 2025 günü 50.52 TL olduğu görülmekte. Kaybın 13.79 TL olduğu tespit edilir. Euro karşısında ise % 37.54 fakirleşmişiz. Ülkemin yönetiminde olan çok önemli bir şahsiyet, mikrofonlardan bir itirafı övünülecek bir husus olarak topluma açıklamasını sizlere hatırlatmak isterim; ‘Ülkemiz eksi 12.7 büyüdü’ diye halkı aptal yerine koymasına tepkiliyim.

Bir başka rakam daha vermek isterim. 2024 ile 2025 mukayesesinde, ithalat ve ihracata rakamlarına bakmamız gerekli. İhracat % 1.3 artmış, aynı dönemde ithalat da ise % 2.6 artmış. Biz artık üreten ve ihracat yapan bir ülke olmak yerine, tüketen bir ülke olma yolunda ciddi adımlarla ilerlemekteyiz. Tarımsal ürünlerde ihracat yaptığımız ürünleri, tarımdaki yanlış politikalardan dolayı artık ithal eder duruma düştüğümüzü görmekteyiz. Çok basit bir tarım ürününü ele almak isterim MERCİMEK. Bu iktidar döneminde ülkemize 7.4 milyon ton Mercimek ithal edilmiş. Bu ithalatın sadece 2025 yılında 4.88 milyon ton olarak gerçekleşmiş olduğunu görmekteyiz. Bu ithalatın %80 Kanada’dan, kalan kısmının büyük bir bölümü ise, Kazakistan’dan ithal edilmekte. MERCİMEK ambarı olan Gaziantep’te, yanlış tarım politikaları sonucunda, ithal mercimek yenmekte. Ne kadar acı bir gerçek değil mi?

Ülkemin bir başka acı gerçeğinden bahsetmek isterim. KADIN CİNAYETLERİ2025 senesi içinde erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı 315. Ancak 267 şüpheli kadın ölümünün ise bu rakamların dışında olduğunu unutmayın. Kadınların hayatlarını koruyamadığımız açık. Onlardan özür diliyorum, erkek olarak. ISTANBUL mutabakatından çekilen bir yönetime de lanet okumak istiyorum.   

İşte böyle bir 2025 senesini yaşadık. Bu dönem içinde yanlış tarım politikaları yanında yanlış hayvancılık politikalarından da bahsetmemiz gerekir. Hayvancılıkta üreticiye teşvik vermeyen yönetim, yandaş et ithalatçılarına her türlü kolaylığı sağlayarak, et ithalatına destek verdiler. Bu ithalat işlemlerinin parti yandaşlarına verilmiş olduğunu düşünmekteyim. Tabiidir ki insanın aklına türlü denklemler gelmekte. 

Bir sene içinde SİLİVRİ adı çok anılmaya başlandı. Türkiye’de tutuklu insanlar için mevcut kapasite 296.000 yatak. Ancak halen mevcut tutuklu bulunan insan sayısının 498,000 olduğunu biliyor musunuz? ‘BURASI BİR HUKUK DEVLETİ’ cümlesinin sıkça mikrofonlara söylenmesi, olmayan bir gerçeği sıkça telaffuz ederek bizlere var olduğuna mı inandırmak hedef diye düşünmekteyim. 

İnsanların düşünce ve fikirlerini hür yurdum insanı olarak dile getirmesine vurulan zincirin, Demokrasi adına bir engel olduğuna, bütün benliğimle inanmaktayım.

Dilerim 2026’da daha sağlıklı bir demokratik, hür düşüncenin telaffuz edildiği, insanların korkusuz yaşadığı, kadınların hayatları konusunda endişe etmeden yaşamalarını dilemekteyim, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

İCMAL
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *