TOPRAK DEDE

YAYINLAMA: 29 Haziran 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 28 Haziran 2026 / 14.14

Sabahın bir körü, hanımın gardırobun üstünden küçük valizi çıkarmış benim birkaç çamaşırımı, birkaç gömlek ve bir iki pantolonu koymaya çalıştığını gördüm. Banyodan seyahatlerde kullandığım tıraş takımı ve sabun kutusunu da koymaya çalıştığını seyrederken bir yere seyahate gideceğimizi düşünmeye başladım. ‘Hayır ola hanım nereye seyahat?’ diye sormaya kalktım. Endişeli ve çok hüzünlü ‘Televizyonda dinledim, Sizin vakıf üyelerini tutukluyorlar, bugün yarın bizim kapımızı da ansızın çalıp seni götürürler, şimdiden bavulunu hazırlayım dedim’ cevabını hayretler içinde dinledim. 

Türkiye’de faaliyet gösteren bir vakfın başkanlığını yürütmekteyim ancak, TEMEV üyelerinin tutuklanmalarının esbabı mucibesinin ne olacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu. Eşime nereden duyduğunu sordum, televizyon kanallarında yayınlandığını söyledi. Hemen halka en doğru haberi veren yayın kuruluşunun kanalını açtım. 103 TEMA gönüllülerinin tutuklandığı haberi alt yazılardan öğrenince önce yanlış okuduğumu zannettim. Sonra bir daha bir daha okudum. 

Doğru yazıyordu TEMA Gönüllülerinden 103 değerli insanın tutuklanmış olduğunu öğrendim. Hatta bu gönüllülerin birçoğunun Tabiatı Koruma konusunda çok hassas davrandıkları biliyordum. TEMA Vakfı kurucuları HAYRETTİN KARACA, lakabı TOPRAK DEDE, diğeri ise NİHAT GÖKYİĞİT lakabı ise YAPRAK DEDE olarak bilinir. 

Nihat Gökyiğit’e ‘AĞABEY’ diye hitap ederdim ve ilkokullarda düzenlediği ‘ÇOCUKTA ÇEVRE ve TABİAT BİLİNCİ’ adlı toplantılara beni konuşmacı olarak davet ederdi. Her gittiğim ilk okulda Tabiat ve onu koruma konusunda konuşmamı dikkatle dinlerlerdi.  

Bu nedenle Yalova Samanlı köyünde, Karaca Arboretum çiftliğinde ender bulunan ağaçların toplandığı büyük arazide Hayrettin Karaca ile tanışmıştım. Çiftlikte Uzak Doğudan getirilen ağaçlar, Afrika’dan getirilen ağaçlar, hatta Güney Amerika’dan getirilen ağaçlar da arazinin şekline göre serpiştirilmişti. Çiftlikte birkaç Ziraat mühendisi, birkaç Dendroloji uzmanı, Peysaj Mimarı çalışmakta idi. Onlarla konuşup sohbet etmiş, çok değerli bilgiler almıştım. 

Her birinin konusunda uzman olduğu belli idi. Bir ağacın bir yerde sağlıklı yetişmesi için bir çok şartın oluşması gerekir. Toprak, iklim koşulları, yeraltı nemi gibi bazı değerlerin sağlanması sonucunda, bitki örtüsünün istenilen düzeye geleceğini söyledi çiftlikte bulunan bilim insanları. 

Hatırlarım, Afrika’nın o çok sıcak ve kuru ikliminde AKASYA ağaçları devasa büyüklükte ve yapraklarının çok büyük olduğunu görmüş, hayret etmiştim. Kanımca Cumhuriyetin ilk yıllarında Başkent Ankara da yollar ve sokakların ağaçlandırılmaları için Atatürk’ün talimatı ile AKASYA ağaçları dikilmişti. Ancak Ankara’daki bu ağaçlar Afrika’daki Akasya ağaçları kadar büyümedi. Yıllar geçti, bu ağaçlar söküldü yerine başka ağaçlar dikildi. Kumrular Sokakta çınar ağaçları dikilmiş, kısa zamanda çok hızlı büyümüşlerdi. Öyle ki bu sokakta yürürken ağaçtan bir kubbe altında yürüyor hissi verir insana. 

Bütün yurtta olmasa da Türkiye’nin her şehrinde TEMA gönüllülerinin kısa zamanda oluşup, topluma TABİAT bilinci verilmesi konusunda bütün güçleri ile çalıştığına şahit olmaktayız. Bu oluşuma bizler de katkıda bulunmak için çalıştık, ancak böyle bir kurumun ‘SUÇ ÖRGÜTÜ’ kurmakla suçlanmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Nasıl olur da TEMA çveya TEMEV gibi vakıflar suç örgütü kurabilir, bunu düşünmek bile o insanın aklını yitirmesi demektir. Hani deler ya ‘güleriz ağlanacak halimize.’ 

BELÇİKA’da  her yıl birkaç kez toplanan NATO ülkeleri yöneticileri için Brüksel’de olağanüstü güvenlik tedbirleri alınmaz. Herkes günlük yaşamını sürdürür, yollar perdelenmez, Meclis çalışanları izine gönderilmez, devlette çalışan insanlar zoraki izinli sayılmaz, insanların hak ve hürriyetleri kısıtlanmaz. Hiçbir zaman Amerika’da Beyaz Saray önünde protesto gösterisi yapanlar yaka paça derdest edilip tutuklanmazlar. Ellerinde pankartlar, Amerika başkanını protesto edip slogan attıkları için elleri ters kelepçe ile gözaltına alınmaz.

Londra’nın orta yerinde çok büyük bir park vardır HYDE PARK. Bu parkın MARBLE ARCH tarafında insanlar getirdikleri bir sandalye veya bir yüksek tabure üzerine çıkıp, mevcut hükümeti istedikleri gibi eleştirebilirler, hatta İngiltere Kralı Charles’ı bile ağır eleştirebilirler. Kimse gelip bu eleştirenleri yere ters yatırıp, ellerinden plastik kelepçe ile kelepçelemez.  

İşte biz buna DEMOKRASİ demekteyiz. Bu hürriyetlerin bulunmadığı ülkelerdeki yönetimin de sınıflandırıldığı yönetim tarzı ise ‘MUTLAK MONARŞİ’ olduğu bilinir. 

Ülkemizde DEMOKRASİ anlamında hangi hürriyetin var olduğunu bir bilen varsa söylesin. Ben düşüncemi konuşamıyorsam, yazamıyorsam ve tartışamıyorsam, bu ülkemizde var olmanın anlamı kalmaz.  

Eşime ikaz ettim ‘Hanım TEMEV değil TEMA Vakıf gönüllüleri tutuklanmış, sıra kimde belli değil, sen yine de çantayı hazırla, ne olur ne olmaz, burası SARAYIN TÜRKİYE’si’ diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

 

TOPRAK DEDE
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *