Kekova

YAYINLAMA: 07 Eylül 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 06 Eylül 2026 / 13.39

Akdeniz’in turkuaz sularıyla Likya’nın binlerce yıllık izlerinin buluştuğu Kekova, Antalya’nın en etkileyici rotalarından biridir. Doğal güzellikleri, antik kalıntıları, sakin koyları ve denizin altında sakladığı tarihî mirasıyla Kekova, yalnızca bir tatil destinasyonu değil; adeta açık hava müzesi niteliğinde bir coğrafyadır.

Kekova ve çevresi, Likya uygarlığının önemli yerleşimlerine ev sahipliği yapmıştır. Bölgenin tarihi M.Ö. 4. yüzyıla kadar uzanırken, Likyalıların ardından Roma ve Bizans dönemlerinde de yerleşim devam etmiştir. Bölgenin en dikkat çekici özelliği ise tarihî kalıntıların karada olduğu kadar denizin altında da bulunmasıdır.

 

Kekova’da Gezilecek Yerler

Üçağız

Kekova gezisinin başlangıç noktalarından biri olan Üçağız, küçük ve huzurlu bir sahil yerleşimidir. Antik dönemde Theimussa adıyla bilinen Üçağız, Likya döneminden günümüze ulaşan kalıntılarıyla tarih meraklılarının ilgisini çeker.

Köyün çevresinde Likya dönemine ait kaya mezarları ve lahitler görmek mümkündür. Özellikle denizin hemen kıyısında yer alan Likya lahitleri, bölgenin geçmişiyle bugününü aynı manzarada buluşturur.

Üçağız aynı zamanda Kekova tekne turlarının önemli hareket noktalarından biridir. Buradan denize açılarak Kekova Adası’nın çevresindeki koyları ve tarihî kalıntıları keşfetmek mümkündür.

 

Theimussa Antik Kenti

Bugünkü Üçağız’ın bulunduğu bölgede yer alan Theimussa Antik Kenti, Likya döneminin önemli yerleşimlerinden biridir. Kentten günümüze ulaşan en dikkat çekici kalıntılar arasında kaya mezarları, lahitler ve çeşitli yapı kalıntıları bulunur.

Theimussa’nın en güzel yanı, antik kalıntıların modern yerleşimle iç içe geçmiş olmasıdır. Bir sokakta yürürken karşınıza çıkan tarihî bir lahit, burada geçmişin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatır.

 

Simena

Kekova’nın simge noktalarından biri olan Simena, bugünkü adıyla Kaleköy, karadan ulaşımın sınırlı olduğu, deniz yoluyla keşfedilen büyüleyici bir yerleşimdir.

Antik Likya kenti Simena, yamaçlara kurulmuş yapısıyla ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunmaktadır.

 

Simena Kalesi

Kaleköy’ün tepesinde yükselen Simena Kalesi, bölgenin en etkileyici tarihî yapılarından biridir.

Kalenin bulunduğu noktadan görülen manzara, Kekova gezisinin unutulmaz anlarından biridir. Tarih, deniz ve doğa burada tek bir karede buluşuyor.

 

Likya Mezarları

Kekova çevresinde Likya uygarlığının en karakteristik izlerinden biri olan kaya mezarları ve lahitler oldukça yaygındır. Likyalılar, ölülerin yaşamdan sonraki yolculuğuna büyük önem vermiş ve mezarlarını çoğu zaman kayalara oyularak ya da anıtsal lahitler şeklinde inşa etmişlerdir.

 

 

Batık Şehir

Kekova denildiğinde akla ilk gelen yerlerden biri hiç şüphesiz Batık Şehirdir.

Kekova Adası’nın kıyısında yer alan antik yerleşimin bir bölümü, geçmişte yaşanan depremler sonucunda deniz altında kalmıştır. Suyun berraklığı sayesinde yapı kalıntıları, merdivenler, duvarlar ve eski yerleşime ait izler tekne turu sırasında görülebilir.

 

Kekova’nın Koyları

Kekova gezisi yalnızca tarihî yapılarla sınırlı değildir. Bölgenin birbirinden güzel koyları da tekne turlarının vazgeçilmez durakları arasındadır. Tersane Koyu, Akvaryum Koyu, Hamidiye Koyu ve Korsan Mağarası gibi doğal güzellikleri de keşfetmek mümkündür.

 

Kekova
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *