GÜNCEL YASAKLAR
Bizim kuşağın sevimli ikilisi vardı Metin Akpınar ve de Zeki Alasya. Her ikisinin de sahneye koydukları eserleri hayranlıkla izlerdik. Devekuşu Kabare Tiyatrosu Haldun Taner’in öncülüğünde birçok eseri zevkle seyrederdik. Beyoğlu Beyoğlu adlı bir eser bugün yazılabilir mi? Buna hiç ihtimal vermiyorum. Çünkü Beyoğlu artık o eski Beyoğlu değil. Bu nedenle nesi sahnelenir bilmiyorum. Hafızamda yer etmiş Reklamlar, Aşk Olsun, Geceler, Deliler, Dün Bugün ve YASAKLAR. 1970’li senelerde Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nun eserlerini izlemek için Ankara’dan İstanbul’a gider, oyunu izler, gece İstanbul’da konaklar, ertesi günü Ankara’ya dönerdik.
Bu oyunlarda ülke yönetimindeki birçok aksaklıklar, oyun içinde yer alır, kimi yerde kahkaha ile güler, kimi yerde daha ciddi eleştirilmesi konusunda hem fikir olurduk. Bunların içinde Beyoğlu Beyoğlu adlı eser, o günlerin Beyoğlu semtinin içinde bulunduğu erkek ve kadın ilişkilerinin Abanoz Sokağı’nın hikayelerini, çok güzel bir mizahın içinde, ince işleyerek seyirciye sunmalarını, kahkahalara gömülerek izlerdik. Zeki Alasya büyük bir kabiliyet, Metin Akpınar ise kıvrak zekanın bir temsilcisi olarak, oyun akışı içinde diğer sanatçıların da katkıları ile eseri seyretmek, bizim için büyük bir keyifti.
Eserin içinde Onnik Efendi’yi nasıl unutabiliriz. Ermeni şivesi ile ONNİK’in Kar hanesi veya Onnik’in Evi olarak bilinen, sermayesi Kadın işletmeciyi canlandıran Metin Akpınar, kusursuz Ermeni lehçesi ile konuştuğu Türkçe’ye hayran kalmıştık. Dekor içinde Beyoğlu, İstiklal Caddesi ve Sıra Selviler çok güzel işlenmişti. Dekorda Kulüp 12, Restoran Abdullah da unutulmamış, onlara da yer verilmişti. Kandemir Konduk tarafından kaleme alınan bu eseri bugün sahneye koysalar tekrar izleyeceğimden eminim. Ancak bugün ne Beyoğlu eski Beyoğlu, nede Sormagir Sokak, Abanoz sokağı eski halinde.
Devekuşu Kabare sahnesinin işlediği bir başka eser de, YASAKLAR adlı güzel bir skeçti. Bir kamp müdürü rolünden Zeki Alasya ve kampa ailesi ile gelen Metin Akpınar. Zeki Alasya’nın, kampta kalan sakinlerin davranışlarında her beğenmediği konuyu, bir anonsla yasakladığını sesli bir sistemle herkesi uyararak yasaklamasını izlerken kahkahalara boğulurduk. ‘Dikkat Dikkat Şu andan İtibaren Kamp içinde kız ve erkeklerin elele kol kola dolaşmaları tarafımdan yasaklanmıştır.’ Sadece bu gibi konularda değil, kampta sinek yoğunluğundan tedirgin olan kamp müdürü Zeki Alasya, kavun karpuz kabuklarının konuya çanak tuttuğunu düşünerek, eline aldığı mikrofonla ‘Dikkat Dikkat, Kamp sakinlerinin dikkatine, şu andan itibaren kamp dahilinde kavun ve karpuz yemek tarafımdan yasaklanmıştır’ diyerek kamptaki otoriteyi sağlamaya çalışmasını izlemiştik.
Kampta, diktatörlükle yönetilen bir idarenin kararları nasıl verdiğinin sergilendiği bir eser izlemiştik. Bütün yasakların hangi mantıkla alındığını izlerken 1970’li senelerde, koalisyon hükümetlerini eleştiren böyle eserlere, Hükümetin başı rahmetli Süleyman Demirel’in de tiyatroya gelip, bu eserleri seyrettiğini gördük. Hatta bir eseri Milli Selamet Partisi Başkanı Necmettin Erbakan’ın da izlediğine, kendilerini taklit eden Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ı ayakta alkışladıklarına da şahit olmuştuk.
Gelelim bugünlerimize. Kanımca YASAKLAR adlı tiyatro eserini günümüz Türkiyesi’nde bizatihi yaşamakta olduğumuzu kabul etmemiz gerekir. Düşünmek yasak, düşündüğünü söylemek yasak, tenkit etmek yasak, eleştiri yazısı yazmak yasak, Saraya yakın zatı muhteremler hakkında resim çekmek, işledikleri kanunsuz olayları haberleştirmek, onlar hakkında yayın yapmak ve bilhassa sarayla ilgili bir bilgiye ulaşmak yasak. Bir önemli konu için yurtdışından bilgi bağlantısı istedim. Değerli gazeteci arkadaşımdan gelen WEB sitesini alınca, mutlu oldum. Demek yurt dışında böyle bilgilere rahatlıkla ulaşılmakta dedim kendi kendime. Hemen gelen web sitesinin adresine farenin okunu dokundurdum. Karşıma çıkan ibarede bu siteye erişmenin mümkün olmadığı yazılmakta. Kanımca İletişim Başkanlığı tarafından engellendiğini düşünmekteyim. Kısaca ‘YASAK’ demekte sistem. Uluslararası bir sistemde bir konu hakkında yapılacak bir araştırmada bir bilginin yasaklanması, kanımca, Saray tarafından olsa gerek, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

