ILISU BARAJI’NIN YOK EDECEĞİ TARİH : HASANKEYF

YAYINLAMA: 01 Ocak 1970 / 04.00 | GÜNCELLEME: 01 Ocak 1970 / 04.00

İnsan bazen yanı başındaki güzellikleri farkına varamıyor ya da bugün yarın derken araya başka şeyler girince unutuluyor. Gaziantep’de uzun yıllar çalışmama ve bölgeyi dolaşmama rağmen Hasankeyf’e bir türlü gidemedim.

Gaziantep’deki arkadaşım ve dostum Reşit TOZ’un daveti üzerine her zamanki yol arkadaşım ve yoldaşım Musa (FENLİ) hocamla İzmir’den Gaziantep’e yola koyulduk. Musa hocam Denizli - Sarayköylü ve emekli öğretmen olmasına karşın o bölgeye hiç gitmemiş. Beraber gidelim önerime biraz soğuk bakmasına rağmen gitmeye ikna oldu.

Güzel bir bahar sabahı İzmir Adnan Menderes Havaalanı’ndan uçağa bindik ve Gaziantep Havaalanı’na indik. Sağolsun arkadaşım Reşit TOZ bizi havaalanından aldı ve şehir merkezinde kalacağımız otele doğru yola çıktık. Otelde kalıp biraz dinlenmek istedik ama arkadaşımız kabul etmedi. Hep beraber kahvaltıya gittik.

Güzel bir sohbet eşliğine kahvaltımızı yaptık. Kahvaltıdan sonra biz otele, arkadaşımız da işine gittik. Öğleden sonra tekrar buluştuk, yemek yedik ve Urfa, Mardin ve Hasankeyf’e gitme planımızdan bahsettik. Arkadaşım işlerinden dolayı bize katılamayacağını ama araba ayarlayabileceğini söyledi. Akşama doğru arabayı otele getirdi. Antep’i gezdik ve erkenden otele gittik. O gece iyi bir uyku çektikten sonra sabah erkenden yola çıktık. Urfa’da bir gece kaldık. Ordan Mardin’e geçtik ve orda da bir gece kaldık.Yine sabah erken bir vakit Mardin’den Hasankeyf’e doğru yola çıktık.

Antep, Urfa ve Mardin’i ayrı ayrı yazmak gerek.
Mardin’den yola çıktından sonra, Ömerli, Midyat ve Gerçüş ilçelerini geçtikten sona Hasankeyf’e vardık. Yol oldukça rahat ve sakindi. Mardin Hasankeyf arası 2 saat 30 dakika ve 110 km.

Hasankeyf, Batman'a bağlı olan, iki yakasını Dicle'nin ayırdığı tarihi bir ilçedir. İlçenin tarihi, 10 bin yıl öncesine kadar gitmektedir. 1981'de doğal koruma alanı ilan edilmiştir.

Kayalara oyulmuş konutları nedeniyle, "Mağralar Şehri" ya da "Kayalar Kenti" denilmiştir. Osmanlılar zamanında Hasankeyf, halk arasında da Hasankeyf şekline dönüşmüştür

Hasankeyf höyüğünde yapılan çalışmalarda 3.500 yıldan 12 bin yıl öncesine kadar arkeolojik buluntulara rastlanılmıştır.
Tarihi ve doğal güzellikleriyle önemli turizm merkezlerinden biri olan Hasankeyf, yerli ve yabancı turistlerce ziyaret edilmektedir.

Dünyanın en büyük açık hava müzesi konumundadır.
İlçenin nüfusu 2016 verrilerine göre 6.400’dür.
Hasankeyf, Dicle üzerinde yapılan ve %80’nin bittiği ifade edilen Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali baraj gölü nedeniyle sular altında kalma ve tüm kültürel hazinesini yitirme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu nedenle Ilısu barajı suları altında kalacak olan Hasankeyf’te kurtarma kazıları ile tarihi eserlerin taşınmasıyla ilgili çalışmalar yapılmaktadır.

Karayolu : Türkiye'nin her yerinden otobüs seferi ile ulaşmak mümkündür.
Sınırlı sayıda da olsa konaklama her bütçeye uygun konaklama tesisi bulunmaktadır.
Bütün bu güzellikler ( Tarihi on bin yılı aşan ve Türkiye'deki tek Ortaçağ medeniyetler kenti olarak kayıtlara geçen eşi ve benzeri olmayan bu şehir Hasankeyf ) Ilısu Barajı ile birlikte yok olacaktır.


ILISU BARAJI’NIN YOK EDECEĞİ TARİH : HASANKEYF