Karanlık Işığa Aşkını İtiraf Etmeli!

YAYINLAMA: 06 Eylül 2023 / 03.00 | GÜNCELLEME: 05 Eylül 2023 / 19.57

Geleceğimiz istismar eden vaatlerde kaybolurken, birbirimize dokunma sihrinden bihaber bırakıldık. "Medeniyetin" duraksamayan çelik çarklarında  son sürat, nefessiz, görmeden ve duymadan  dehlizlere kilitlendik. Böylece arka dünyanın ağlarında inleyen birer akşam olup sızlanıyoruz. Paramparça olmuş, dağılıp savrulmuş bulutlardan medet umanların yanılgısı bu.

Oysa kendiliğinden yuvarlanan bir tekerlek, çocukça şımarılan bir oyun, durmadan yenilenen bir ilk'tir hayat. Kaybedeni kazananı yoktur hayatın, “başlamayanları ve sürdüremeyenleri” çoğunluktadır. İçimizin hazinelerine yol alan ve keşfeden bir avcı olmamız gerekmiyor mu? Kutsanmış ve de daracık fikirlerle çerçevelermiş tek düze  patika değil ya hayat. İçimize üşüşen külleri, patlak hayalleri, üretemeyen zihni ve işlemeyen duyguları parlatmaktır hayat.

Ağlamadan, gülmeden, uzakların şarkılarını söylemeden başka bestelerin hissettirdiklerini duymadan çabucak her şeyi övgüyle süslemek ve ululaştırmak bizim bilinçli tercihimiz değil ki! Bilgi fukaralığından ve mutluluk hücrelerimize nice zehirler karıştığından züğürt olana ilgi duyarız. “Ah, keşke yerle gök arasındakileri hayal edebilseydik!”

Yaşamdan alacaklı veya hak sahibi değiliz, yaşama verecek, katacak çok şeyimiz var! "Bırakın gidelim," deriz bazen. Biliriz ki, yaşam bütün fenomenlerini, sade gülüşmelerini ve büyük armağanlarını bize hazırladı. İtiraf edelim, bir orman gibi Amazon’lar gibi milyonlarca sıcak ve tükenmez gizemi özünde barındırır hayat.

Sizce hepimiz yeterince gerekli yolu göze alıyor muyuz?  Yoksa her seferinde kısalıp, geride mi kalıyoruz? Var olduğumuza, varlığımıza tapınarak mı, yoksa var olmanın gereğine sarılarak mı doğru formasyonu gerçekleştirmiş olacağız?
Ne diyordu Nietzsche: "Ben size insanüstü'nü öğretiyorum. İnsan aşılması gereken bir şeydir, onu yenmek için ne yaptınız?” Düşünüre göre var olandan(kendinden) üstün  yaşamlara ve varlıklara dönüşüldü. Çünkü bu büyük varoluşun gereğiydi. İleriye değil geriye bakıyorsak ve soyumuz sopumuza dönmüşse yüzümüz Nietzsche'den kocaman bir azar işiteceğiz demektir. Geleceğe bakana karışalım, yeniyi hedefleyenle cesareti çoğaltalım  ve ilk'leri aşmayı gözüne kestirene umudu ekelim...

Gerçekleşen her şey gerçeğin denenmiş öğreticisidir; insanın körü körüne gittiği bilinmezliğe damlayan bir ışıktır.  "Özgürce yaşayın, hastalar gibi ondan sapmayın,” diyor Nietzsche. “Hudutçu fanatizme” ve ırksal-kimliksel taraftara sırtını döneni; ve de hükmedenin boğuntusuna direneni en zarif özgürlük karşılar.

Bazen de kalplerimizi boşaltır; gönlümüzü, duygularımızı bir kıyıya çeker orada bırakıp uzaklara çekiliriz. Bu yalnızlıkta bile içimize deniz dolar ve sürekli dalgalarıyla vurup durur, içimizi tırmalar, rahat vermez; kaybettiklerimize yöneltir. Bizim ait olduğumuz  "O ruh" kendisinden kopmuş bu parçalarını usanmadan, bıkmadın icat etmeye direnir. Boşalan her his heyecanlarla dolup köpürmek ister.

" O ruh" Zerdüşt 'ün yoldaşıdır, onun mağarasına, dağlarına ve de doğasına çekilip; aydınlatacak büyük yıldızın ve geceye doğacak ezginin koynuna uzanır.

Vakit sandığımızdan kısa ya da uzun değil, vakit yaşama anlam kazandıran süreçlerdir. “Bazen kendimizi devirtmeyi,” tekrar hayata kavuşmanın gereği olarak tanımlar Nietzsche. Biliyoruz ki dünya yeni değerler yaratanların etrafında döner.

Yenilmiş, bitkin, sersemlemiş düşler ve öfkeli ruhla sonsuz hayat her dakika yutup, uyutur bizi. Donmuş gövdeleri, baka kalan zihinleri sarsmalı. Lapa lapa umut alevleri sıçramalı sabaha. Gökleri ve dev kokuları bağrımıza çekmeli. Akın akın dağ şarkıları yaralarımıza dokunmalı. Karanlık ışığa aşkını itiraf etmeli.

Kışı, fırtınaları ve buz dağlarını aşıp geçmeli. Bir çığlık atmalı, düşüncenin çığlığını, duyumsamanın ve sağduyunun haykırışını! Kalbin, sanatın, hayatın ve aklın bağırtısı olmalı bu.

 

 

 

Yararlanılan Kaynaklar;

Böyle Buyurdu Zerdüşt (Nietzsche)

Putların Alacakaranlığında (Nietzsche)

Kötülük Çiçekleri (Charles Baudelaire)

Karanlık Işığa Aşkını İtiraf Etmeli!
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *