İçimizde Yükselmekte Olan Dünya Saldırı Altında!

YAYINLAMA: 09 Nisan 2024 / 00.00 | GÜNCELLEME: 08 Nisan 2024 / 19.19

Öngöremediğimiz zorluk veya belirsizliklere maruz kaldığımızda, (açıkça itiraf etmesek de) bunlardan az da olsa yumuşak kalplilik bekleriz. Belki bu bizim korku, kaygı veya çaresizliğimizi gizleme ya da sorumluluktan sıyrılma refleksimizdir. Ama bu realite en ince, en zarif, en duyarlı duygu ve tepkilere muhtaçlığımızı belirlemiyor mu? Birileri çatışıyor, evreni kutuplara ayırıyor veya sömürüyor diye “mecburiyetten” kendimizi savaşçı görmek, ya da “taraftar” olmak zorunda değiliz.  Hafızalarımızın ya da ön fikirlerimizin yetmediği mecralarda yüreğimiz vefasını sergilemeli. Bu dünya, hakikati kuşanmış yürekten öğrenilir. Yüreğimiz diyor ki, “madem ki felaketle mutluluk kardeşse neden mutluluktan korkuyorsunuz ki?”

Barış Ünlü'nün de anımsattığı gibi, zaten duygularımız da tıpkı düşünce ve fikirlerimiz gibi toplumsal evrimleşme çerçevesinde belirlenmiyor mu? Onun için biz biliyoruz ki; bir görüş doğruysa ve de buna uyumlanan duygular açığa vuruyorsa bir kez değil, defalarca bu direnç susturulur. Ta ki olumlu koşulların oluştuğu döneme kadar “bu öz güç” baskı yer.

Mesela Sokrates, halkın gözü önünde öldürülmüştü, "ama Sokrates'in düşünceleri gökyüzünde ki güneş gibi yükseldi, bütün entelektüel dünyayı ışınlarla aydınlattı." Sabahattin Ali sahne arkası yönetmenlerce katl edilmişti. Ahmet Arif, Nazım gibi binlerce üretken ruh, duyarlı vicdan ve de kötüye kötü diyen değerler karanlık zindanlara kapatılmıştı. Ahmet Arif, Nazım, Sabahattin Ali'ler yüreğimizde, gezegenimizde usul usul ışık saçmaya devam etmiyor mu? Onların etkin, sorgulayıcı, duyarlı ve samimi özverileri sayesinde dünya doğru yönde dönüşünü sürdürmüyor mu?

Amin Maalouf, "Ölümcül Kimlikler" adlı çalışmasında şu saydığımız ve içinde kıvrandığımız bir çok çarpıklığa, tehdit ve endişeye güven verici birikimiyle yanıt veriyor.  Yazara göre, "Modern dünyanın kurulması aynı zamanda yıkıcı olguları da beraberinde canlandırmıştı. Böylece her yerde ve her daim dünyanın fethine çıkanlar büyülü bir hayranlık kadar kin de uyandırdılar." Bu durum, “herkeste her şeye karşı” koca kuşkuların ve güvensizliklerin koyulaşmasında başat rol oynuyor. Lübnan'ı terk etmek zorunda kalan, orada kucaklayıp kendiyle götürdüğü duyuları; Lübnan’a ilgi ve hasretiyle yanıp tutuşan Maalouf'un; "başımıza gelenler hep biraz da başkalarının hataları yüzündendir, başkalarının başına gelenlerse daima biraz bizim hatamızdır," diyerek uyarıcı rolü üstlenen analizi; egemen hiyerarşinin gerçeğe koyduğu kurallara, hayatımızın başkalarınca sürekli dizginlenmesine olan tepkinin doğması ve de öz itibarıyla iyileşmede bizim irademize olan inancıdır.

Maalouf, bu kitapta kusursuz entelektüel tavrıyla, abartıdan kaçmayı başaran ve simülasyondan sıyrılmış haliyle binlerce yıldır hayatımıza (barışa, özgürlüğe, adalete, eşitlik ve bilime, sanata, geleceğimize…) üşüşen "Canavarın başını göstermesini kolaylaştıracak koşulların bir araya toplanmasını önlemeyi hedefine koymaktadır."

Ona göre: "Hayal gücümüzün kısırlaştırılması ya da boyun eğmenin olağanlaştırılması ile istemeyerek bağlı kalmayı sürdürdüğümüz ve böylece yarın öbür gün sarsılacağımız dramlarda payımız bulunmamasına dair alacağımız tutumlar, insanlık ve ilgili olduğumuz tüm yaşamsal bileşenler için önem taşımaktadır.”

Maalouf'un umutla ilan ettiği gibi; "Her kökenden, her isimden bütün çocukların kendini tüm kıtalara ait ve güvende hissettiği günün hayalini kuruyoruz." Öyle olmalı ki, kimse kendini dışlanmış hissetmesin. Herkes geçmişte sığınak aramak yerine, azıcık da olsa kendini ve etrafını kuşatan dünyanın en güzel haliyle içinde yükseldiğini hissetsin..."

İçimizde yükselmekte olan o güzel dünyanın desenlerine ne çok saldırı var değil mi? Yine de bir şeylerin değişip, dönüşeceğine inanıyorsak (ki inanmalıyız): içimizde yeterince umut, yeterince birikim ve yeterince yaşama iştahı taşıyoruz demektir…

 

Yararlanılan Kaynak ve Alıntılamalar:

Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine (J.S.Mill)

Türklük Sözleşmesi (Barış Ünlü)

Ölümcül Kimlikler (Amin Maalouf)

İçimizde Yükselmekte Olan Dünya Saldırı Altında!
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *