ANASAYFA arrow right Spor

Bu haber BBC Türkçe'de ilk olarak 30 Mart'ta yayımlanmıştı

Bu haber BBC Türkçe'de ilk olarak 30 Mart'ta yayımlanmıştı
YAYINLAMA: 12 Nisan 2024 / 16.48
GÜNCELLEME: 12 Nisan 2024 / 16.48

Lig sonuna kadar haftanın önemli maçlarında yabancı VAR hakemi görevlendirilecek

 

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Trendyol Süper Lig'in 32. haftasından sezon sonuna kadar haftanın kritik maçlarında yabancı Video Yardımcı Hakem (VAR) görevlendirileceğini açıkladı.

TFF'den yapılan açıklamada, kararın, UEFA ve Avrupa'nın 5 ülke federasyonu ile görüşmeleri sonucu alındığı belirtildi.

Böylece TFF tarafından İtalya, İspanya, Almanya, Hollanda ve Portekiz futbol federasyonlarına yapılan Video Yardımcı Hakemi (VAR) talebi, ilgili ülke federasyonları tarafından kabul edilmiş oldu.

Yabancı Video Yardımcı Hakeminin (VAR) görev yapacağı müsabakalarda iletişim dili Türkçe ve İngilizce olacak.

Bu nedenle; Video Yardımcı Hakemin (VAR) yanında İngilizce iletişim kurabilen AVAR, AVAR 2 ve VAR Destekçisi (VAR Support) görev yapacak.

Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında yabancı Video Yardımcı Hakemi (VAR) ataması yapılacak maçlar;

Ankaragücü - Gaziantepspor

Vavacars Fatih Karagümrük - Fenerbahçe

Corendon Alanyaspor- Galatasaray

Türkiye’de bir süredir futbol sportif başarılar ya da seyir zevkinden daha çok, saha içi ve saha dışında yaşanan skandallar ve hakemlerle konuşuluyor.

Bir kulüp başkanının maçın hakemine saldırması, bir başka kulüp başkanının hakem kararlarını beğenmeyip takımını sahadan çekmesi, Trabzonspor-Fenerbahçe maçında tarafların sahaya girip futbolculara saldırması hem ulusal hem de uluslararası spor kamuoyunun gündemindeydi.

Son olarak 1 Mart 2024 tarihinde yapılan Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) bağlı Merkez Hakem Kurulu (MHK) eğitim toplantısına ait bir video sosyal medyaya sızdırıldı.

Videoda 26 Şubat’ta oynanan Galatasaray-Antalyaspor maçında yaşanan bir ikili mücadele için video yardımcı hakem (VAR) uyarısıyla verilen penaltıya dair konuşmalar yer aldı.

Bu konuşmalarda MHK danışmanı ve hakem eğitmeni Hugh Dallas, maçın hakemi Abdülkadir Bitigen ve VAR hakemi Özgür Yankaya ile birlikte pozisyonu değerlendiriyor. Gerek Bitigen gerekse de Yankaya pozisyonda hata yaptıklarını itiraf ediyor.

Bu diyalogların ardından TFF de toplantının tamamına ait görüntüleri resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaştı.

Bu görüntülerde 24 Şubat’ta oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa maçına ait iki pozisyon da tartışılıyor. Dallas, VAR hakemi Erkan Engin ve orta hakem Cihan Aydın’a Fenerbahçe lehine verilen ve verilmeyen penaltı pozisyonlarını soruyor.

Bu konuşmalarda Engin, Fenerbahçe lehine verilen penaltı için “Şu anda izlediğimde el yok gibi, ben de net bir elle oynama göremiyorum ama benim odadaki hissiyatımdan bahsetmem gerekirse kale arkasından ve tighttaki görüntüden emin oldum” diyor.

Orta hakemlerin VAR hakemleriyle kurduğu diyaloglara duyulan güvensizlik uzun süredir tartışma konusu. TFF Şubat ayı ortasından beri orta hakemlerin VAR monitörüne çağrıldığı her pozisyonun kayıtlarının sesli ve görüntülü olarak kamuoyuyla paylaşıyor.

Peki, Türkiye’de spor kamuoyu neden VAR sistemine güvenmiyor? VAR standartlarının neden bir türlü yakalanamadığı düşünülüyor?

VAR standardı neden yakalanamıyor?

Eski Süper Lig hakemlerinden Asım Yusuf Öz’e göre VAR standartlarının yakalanamamasında en büyük sebep, başarısız olduğu düşünülerek sahada görev verilmeyen çok sayıda hakemin VAR hakemi olarak görev yapması.

BBC Türkçe’ye konuşan Öz, “Sahada yorum hatası yapan hakemleri VAR’da oturttular. Bu kişileri zaten yeterli görmüyorsun ki sahada görev vermiyorsun. Bu adam VAR’da seyrediyor, yine yanlış yorum yapıyor” diyor.

Öz, kulüplerin baskılarıyla görevlerinden alınan tecrübeli hakemlere VAR’da görev verilmemesini ise büyük bir fırsatın kaçırılması olarak değerlendiriyor.

“Cüneyt Çakır’a hakemliği bıraktırdılar. Bülent Yıldırım’la maç yönetirken, inşallah VAR hakemi Cüneyt Çakır olur diyorduk. Niye? Çok başarılıydı. Bizi rahatlatıyordu. Fırat Aydınus hakemliği bıraktı, onu değerlendirebilirlerdi ama değerlendirmediler. Bu isimleri VAR kadrosuna alsalar sorunun büyük kısmını çözerlerdi.”

“Bazı stadyumlarda ofsayt çizgisi çizilemiyor bile” diyen Öz, yeterince kameraya ve farklı açıya sahip olunamamasını da bir eksiklik olarak nitelendiriyor.

‘VAR kayıtlarının açıklanması güvensizliği doğurdu’

Futbolda hakem kararlarında hataların önüne geçilmesi için uygulamaya konan VAR uygulamasında hata yapılması dünya futbol kamuoyunun da sıkça tartıştığı bir mesele.

Ancak Türkiye’de bu güvensizlik yaşanan her olaydan sonra giderek artıyor.

Güvensizliğin Avrupa’da da büyük bir problem olduğunu belirten Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı'ya göre bunun arkasında yatan ilk sebep standartın sağlanamaması, ikincisi ise kayıtların açıklanması:

“Hakemlerin yatak odasının ardına kadar açılması sonucunda, kulüplerin gördüklerinden sonra güven konusunda büyük soru işareti yaşamaları bir sebep. VAR, amacına uygun kullanıldığında hayat kurtaran ve güvenilmesi gereken bir yenilik.”

Eski hakem Öz, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetiminin göreve geldiğinden beri yaptığı “kulüplere şirin görünmek için hakemler üzerinden tavizler vermesini” eleştirdi.

Öz’e göre VAR kayıtlarının açıklanması da bunun bir parçasıydı ve “taviz tavizi doğurdu”.

‘Türkiye’de insanlar birbirine de güvenmiyor’

Futbol yorumcusu Önder Özen ise Türkiye’deki toplumsal güven eksikliğine işaret ediyor.

Özen, “Çünkü VAR’ın uygulaması Türkiye’de yapılıyor. Türkiye’deki insanlar İngiliz VAR’ına, Alman VAR’ına güveniyor. Ama birbirine güvenmiyor. Sorun bu ve basit” diyor.

Bu güven eksikliğinin toplumun çeşitli kademelerinde yaygın olduğunu belirten Özen şöyle devam ediyor:

“Türkiye’de bana da, diğerlerine güvenilmiyor. Objektif olmadığımız söyleniyor. Ben de dönerciye güvenmiyorum, kafeye güvenmiyorum. Kahve istedim, yudumlayana kadar o, istediğim kahve mi bilmiyorum. Bardak temiz mi bilmiyorum. Kahveci de ben hesabı ödeyene kadar parayı verecek miyim, vermeyecek miyim bilmiyor.”

YouTube kanalı Vole’de yorumculuk yapan Özen, hakem eğitim toplantısına dair görüntülerin internete sızdırılmasında şaşırılacak da üzülecek de bir şey olmadığını savunuyor.

“Üçüncü dünya ülkelerinde olan şeyler bunlar” diyen Özen, “Anayasal düzeniniz yoksa, TFF’nin Anayasal bir düzeni var mı? Olmadığı görülüyor. Yoksa böyle şeyler olur” diyor.

'Büyükekşi'nin yalan söylediği tescillendi'

Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı, internete sızdırılan kayıtlar sonrasında toplantıya dair tüm kaydın yayımlanmasını da çeşitli nedenlerden dolayı eleştiriyor.

Bunlardan ilki, geçen haftalarda TFF'nin internet sitesinde VAR sorumlusu Tolga Özkalfa'nın istifa ettiğine yönelik haberin paylaşılmasına rağmen, Büyükekşi'nin toplantıda "Özkalfa'yı görevden aldık" şeklinde sözler sarf etmesi.

Tanırlı, "Böyle olduğunu elbette biliyorduk ancak TFF Başkanı'nın resmi olarak yalan söylediğinin tescillenmesi oldu. Her konuda şeffaf olacağız deyip, Türk hakemliğini yap boz tahtasına çeviren ve resmi bir koltukta oturan bir başkanın yalan söylemesi kabul edilemez" diyor.

TFF Başkanı'nın hakem seminerlerine katılmasının, federasyon kurullarının özerkliğine zarar verdiğini söyleyen Tanırlı, diğer bir eleştirisinde de şunları söylüyor:

"Büyükekşi'nin diğer tüm MHK seminerlerinde ağır konuşmalar yapıp, hiç yumuşak olunmayacak skandal hataların konuşulduğu bir MHK seminerinde bu kadar yapıcı ve olumlu konuşması ister istemez insanı şeytanın avukatlığına soyunduruyor.

"Acaba bu konuşmaların sızacağını mı tahmin etti de "bakın ben elimden geleni yapıyorum, ancak gördüğünüz gibi hakemler neler yapmışlar" demek mi istedi? Yaklaşımının 180 derece farklı olması artık bunu bile düşündürebiliyor ne yazık ki."

Daha iyi bir VAR sistemi için ne yapılmalı?

Tanırlı standardın yakalanabilmesi için MHK'nın dirayet göstermesi gerektiğini düşünüyor.

Tanırlı, “Tüm VAR kadrosuna ve VAR'da görev alacak olan sahadaki hakemlere TFF otoritesinin hakemlerin arkasında olduğunu hissettirmesi gerekir. Ardından da IFAB protokolüne sadık kalınmasını isteyecek bir VAR mantalitesi oturtulmalı. Protokole bağlı kalmayanı, VAR'ı "Turkish VAR"a çeviren hakemleri sert cezalar beklemeli" diyor.

Her sezon başında eğitimler verildiğini ve bu eğitimlerde de “Çok katıyız, asla taviz vermiyoruz. Standartlarımız bunlardır” dendiğini hatırlatan Öz ise standardın neden sağlanamadığını şöyle anlatıyor:

"4. haftadan sonra 'A takımı lehine ya da aleyhine yapılan bir değerlendirme, B takımı için neden yapılmıyor?' diye sorulur. Eğitimci de A da haklı B de haklı der.

"Hakemler zeki insanlardır. Başka bir hakem de der ki, 'Ya A'daki arkadaşım hata yaptı ya da B'deki arkadaşım.'

"İki hafta sonra A'daki hakem de B'deki hakem de müsabakaya çıkar. 6. haftaya gelindiğinde de diğer hakemler de hangi kararın uygulayacağını şaşırır.

"Sonra da kaos başlar. Standart kaçmaya başlar. Sonra da eğitimci bir derste 'Buna müdahale ederek doğru yaptın' dediğine, bir ay sonra 'Bu müdahale yanlıştı” der ve hakemlerin kafası karışmaya başlar. İster inanın ister inanmayın durum bu."

Kakao üretimini hızla artırmanın da mümkün olmadığına işaret eden Callebaut, yeni dikilen bir kakao ağacından ancak 5-6 yıl sonra verim alınabildiğini söyledi.

Callebaut, kakaonun uzun bir tedarik zinciri olduğuna dikkati çekerek üreticilerin alımlarını uzun vadeli yaptıklarını, kakaoda karmaşık bir tedarik zinciri bulunduğunu ve bir sonraki sezonda üretimin iyi olup olmayacağını tahmin etmenin de mümkün olmadığını vurguladı.

Çikolata fiyatında kakaonun etkisine ilişkin bilgi veren Callebaut, "100 gramlık yüzde 85 oranındaki bitter çikolatada kakao içeriği yüzde 85, şeker içeriği de yüzde 15 seviyesindedir. Bunu, iyi bir mağazadan satın aldığınız pralinli bir kutu Belçika çikolatasıyla karşılaştırırsınız durum farklı olur. Belçika çikolatalarındaki dolgu malzemelerinde krema, tereyağı, kuruyemiş ve meyve gibi içerikler de bulunuyor. Kakao fiyatının bu ürünlere etkisi yüzde 85 oranında kakao içeren çikolatalarda çok daha farklı oluyor." dedi.

Şirketler farklı strateji uyguluyorlar

Mieke Callebaut kakaonun gevrek, dondurma, içecek ve bisküvi gibi ürünlerde de kullanıldığını anımsatarak kakao fiyatındaki artışın sadece çikolata üreticilerini etkilemediğini belirtti.

Çikolata üreticilerinin bu duruma karşı neler yaptıklarını değerlendiren Callebaut, "Bu konuda farklı stratejiler var. Bu duruma uyum sağlamak ve değişim gerçekleştirmek her şirketin kendi tercihi. Kakao, çikolata üreticilerinin ana malzemelerinden ve bu nedenle çikolata fiyatlarına etkisi büyük. Şirketlerin farklı seçenekleri bulunuyor. Her şirket için geçerli tek bir çözüm yok." diye konuştu.

Callebaut, farklı firmaların farklı çözümler geliştirdiğinin altını çizerek "Sektörün seçkin (Premium) ucunda mısınız yoksa daha düşük fiyata mı sahipsiniz? Kilogramı 100 Euro olan çikolata da 20 Euro olan çikolata da var. Seçenekler fiyatlara göre değişiklik gösteriyor. Çoğu şirketin zor zamanlar geçirdiğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Belçika'da çikolata endüstrisinin ekonomik büyüklüğünün yıllık 6,1 milyar Euro'yu bulduğunu kaydeden Mieke Callebaut, ülkenin yılda 3,4 milyar Euro'luk çikolata ihraç ettiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *