Türkiye'nin Dünya Kupası'ndaki ilk maçına çok az bir süre kaldı. İlk maçını Avustralya ile oynayacak milli takımın gruptan çıkma şansı ne? Maç saatleri takımın performansını etkileyecek mi? Montella takımı nasıl bir taktik ile oynatacak? Futbol Yorumcusu Gökhan Dinç Anlattı.
Türkiye Dünya Kupası'na Avustralya maçıyla başlıyor.
A Milli Futbol Takımının ilk maçı ne zaman?
Pazar günü saat 07.00'de başlayacak maç öncesi hem Türkiye hem de futbolcular için heyecan dorukta.
2002 Dünya Kupası'nın ardından, Türkiye'nin 24 yıl sonra katılacağı turnuva öncesi A Milli Futbol Takımı'nın durumu ne? Teknik Direktör Montella milli maçlarda nasıl bir taktik ile ilerleyecek? Takımın 9 numarası var mı? Dünya Kupası'na dair tüm merak edilenleri futbol yorumcusu Gökhan Dinç, Zeynep Gökalp'le Anlat Bakalım'da değerlendirdi.
İnanılmaz iyi bir jenerasyonumuz var. Mükemmele yakın bir jenerasyonumuz var. Fazlamız var ama eksiğimiz yok. Dünya çapında önemli takımlarda oynayan yıldızlarımız var. Önemli takımlarda oynayan derken sadece oynamakla kalmıyor, işte Del Piero'nun koltuğuna oturmuş bir Kenan Yıldız'dan bahsediyoruz. İşte Real Madrid için mücevher, Türk futbolunun mücevheri denilen bir Arda Güler'imiz var. Gittiği her takımda kaptanlık yapan bir on numara Hakan Çağlanoğlu'muz var. Ve hani Şampiyonlar Ligi'nde geçen sezon mucizeler yaratan bir Uğurcan Çakır'ımız var. İnanılmaza yakın bir oyuncu kadromuz var.
Milli Takım'da 9 numara (santrfor) yok mu?
Sadece tek eksiğimiz, genel anlamda klasik bir 9 numaramız yok. Şimdi onun için de Montella bir şeyler bulmaya çalışıyor, bir çözümler bulmaya çalışıyor. Kerem'i orada oynatıyor, Deniz'i orada oynatıyor. Belki Can Uzun dediğimiz muhteşem performans, tam harika bir karakter bence. Dolayısıyla hani orada bir seçim yapmaya çalışıyor. Zaten kendi sistemi de aslında baktığınızda futbol oyun sisteminde sanki santrforsuz, gerçek 9'suz bir oyun yapmaya çalışıyor.
Türkiye gruptan çıkar mı? Türkiye D Grubunda 3'te 3 yapar mı?
Ben bizim çocuklarımıza yani çok fazla inanıyorum. Yani ben bir kere gruptan 3'te 3 yapabilecek kapasitesi olduğunu düşünüyorum. Evet zaman zaman kötü futbol oynadığımız, zaman zaman İspanya gibi hezimete uğradığımız maçlarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Ama ne olursa olsun bu tür kısa çaplı turnuvalarda biz Milli Takımımızın Avrupa Şampiyonası'nda, 2008 Avrupa Şampiyonası'nda ve katıldığımız son Dünya Kupası'nda neler yapabildiğimizi gösterdiler. Biz taraftarıyla, tribünüyle özellikle Amerika'da yaşayan Türklerin de inanılmaz bir katkısının olacağı gerçekliğini de bir kenara koyarak onun üzerine katarak düşünüyorum. Turnuvanın çok renkli takımlarından bir tanesi olacağız ama turnuvanın geneline baktığımızda renkli takım olmaya aday çok takım var.
Takım birbirine ısındı mı?
İnanılmaz bir enerjileri var. Hani futbolda özellikle Beşiktaş'ta zamanında kolej takımı havası denilen bir hava vardı ya, işte o takım, bu takımda o hava var. İçinde bazı küçük küçük gruplaşmaların da olduğu, ama bu gruplaşmanın takıma zarar verebilme ihtimalinin olmadığı bir gruplaşmadan bahsediyoruz. Ben Melih Demiral'ın YouTube kanalındaki röportajları da izliyorum. Yani gerçekten inanılmaz bir espri kabiliyeti olan çocuklar bunlar. Ve çok eğleniyorlar. Özellikle sosyal medyada, işte Instagram'da attıkları storyleri falan görüyorum. Birbirleriyle şakalaşmalarını, yastık vurmalarını falan. Hani bu inanılmaz bir kolej havası olduğunu gösteriyor. İyi bir teknik direktörümüz var. Teknik direktörlerimizi seven bir oyuncu grubumuz var. Çünkü futbolda bu çok önemlidir.
Yıldızlı takımı tutmak zor mu? Montella nasıl bir teknik direktör?
Teknik direktörün geçmiş futbol kariyerine ya da antrenörlük kariyerine ya da bulunduğu ülkede ne kadar saygı gördüğü ile doğru orantılıdır. Bu yıldızları yönetmek tabii ki zor. Ama Vincenzo Montella gerçekten çok önemli bir futbol adamı. Hem İtalya futbolunda hem de Türkiye'de milli futbol takımımızdan önce çalıştırdığı takıma baktığımızda, hatta o takımdan ayrılırken, hatta milli takım teknik direktörünün başındayken bile üç büyüklere yazılan bir futbol adamı. Dolayısıyla ben oyuncuların da Montella'ya çok saygı duyduğunu, ki röportajlarında da özel görüşmelerimde de birçok kez buna şahit oluyorum. Oyuncularla ilişkisi çok iyi. Oyuncuların ona verdiği reaksiyon da çok iyi. Bu tip yıldızları yönetmek çok zordur. Ama benzerini Okan Buruk da Galatasaray'da yapıyor örneğin. Dolayısıyla bunları yönetebilmek aslında teknik direktörlerin en önemli işlerinden bir tanesi. Pep niye Pep oluyor (Pep Guardiola)? Onları iyi yönettiği için, onları iyi organize ettiği için ve geçmişte elde ettiği başarılarla. Şimdi Vincenzo Montella da bu arada yani bu ülkeyi üçüncü kez Dünya Kupası'na bir tanesinde kurayla gittik. Bir tanesinde kurayla gittik Dünya Kupası'na. Bir de işte Şenol Güneş'in götürdüğü bir futbol ikliminden bahsediyoruz. Yani hepi topu üçüncü kez Dünya Kupası'na gidiyoruz ve götüren adamına da Montella. Bir kere Türk futbol tarihine geçti. Oyuncular da bunun farkında. Oyuncular da son derece saygılı bir şekilde davranıyorlar. Ya ben burada bir başarısızlık hikayesi asla görmüyorum. Asla böyle bir beklentim yok. Tam tersine sürpriz yapabilecek bir milli takımımız var.
Montella hangi taktikle oynayacak?
Santrforda Kerem'i göreceğiz diye düşünüyorum ben. Bildiğimiz oyun sistemini değiştireceğini düşünmüyorum. Orada bazı denemeler yaptı hazırlık maçlarında. Adı üstünde dedik ki az önce hazırlık maçı diye. Hazırlık maçlarında işte Deniz'i orada düşündü. Zaman zaman Can'ı sahte '9' gibi oynattı. Biz yine dokuzu Kerem Aktürkoğlu gibi göreceğiz diye düşünüyorum. Çünkü çok fazla oyun disiplininden grup maçlarında vazgeçmedi. Ama tabii oyuncuların bireysel anlamdaki performansları da şimdi ilk maçta başlangıç olarak Kerem dokuz oynar ve diğer kadroların kadronun hepsini muhtemel 11 olarak sayabilirsin. Ezbere sayabileceğimiz tarzda bir kadromuz var. Birbirleriyle uyumlarının da iyi olduğunu görüyoruz. Ben Melih, Abdülkerim ikilisinin oynayacağını düşünüyorum ikili olarak. Orada bir sürpriz yapılabilirse belki bir Ozan Kabak sürprizi yapılabilir. Bilmiyorum o da hazırlık maçlarında süre almış bir oyuncu.
Dünya Kupası sistemi neden değişti? Takım sayısı neden 32'den 48'e yükseldi?
Daha önceki Dünya Kupası'nda 32 ülke turnuvaya katılırken bu Dünya Kupası'nda bu sayı 48 oldu. Peki 48 ülkenin katıldığı turnuvada gruptan çıkma şansı yükseliyor mu? Sistemin değişmesi nasıl değerlendirilir?
Gruptan çıkmanın tabii ki nispeten kolaylaştığı, daha güçsüz takımların sayısının daha fazla grupları içerisinde serpildiği bir organizasyon. Ama ben bunun işte 'futbolu daha çok izlettirelim'den ziyade aslında ben maalesef ki dünya futbolunda çökmüş olan bahis işleriyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Daha fazla maç, daha fazla takım, daha fazla ülke, daha fazla bahis, daha fazla oran, daha fazla kazanç gibi. Ama ben asla ve asla, ben ve benim gibi düşünen birçok insan var. Biz Halit Kıvanç'ın kupaların kupası, Dünya Kupası dediği bir iklimden geliyoruz. Ben Halit Abiyle de Halit Abinin sesini Meksika 86 finalinde, Almanya-Arjantin finalinde dinlemiş, çocukken dinlemiş birisiyim. 86'da Almanya'yı tutuyordum. Almanya'dan dönmüştük daha yeni. Sonrasında Maradona'yla tanışınca 86'da Arjantin'le, dolayısıyla hani ne yapıyoruz biz abi biz yanlış taraflaymışız deyip 90 finalinde de Arjantin'i destekledim. Yani dolayısıyla iki turnuvada da kaybeden taraf oldum aslında. 48 takım bir tane daha fazla tur demek. Bir tane daha fazla tur demek. Dolayısıyla hani işte o hepi topu 16 takım gidebilecek. Yani 48 takım katılıyor. Bu takımların arasında sadece 16 takım ülkesine geri dönecek. Sadece 16'sı. Öyle değil, yarısı gidiyordu. Yarısı gidiyordu turnuvaya katılan takımları. Şimdi sadece 16'sı gidecek, evine dönecek. Dolayısıyla ben rakamsal anlamda fazla olduğunu ve maç sayısının fazla olduğunu düşünüyorum. Çünkü orada hedef işte gruptan çıkalım, sonra bir maç yapalım, bir maçtan sonra hop çeyrek finale kalalım gibi bir organizasyondu. Bir alışkanlıktı bu.
'Daha fazla sıkıcı maç izleyeceğiz'
48 takım benim için skandal. Ya bence kötü bir organizasyon oldu. Yani 48'e çıkması. Evet, daha fazla maç izleyeceğiz ama daha fazla sıkıcı maç izleyeceğiz. Son 16 turuna çıkabilmek için yapacakları maçlar 0-0, 1-0, böyle hani son derece kısır geçmeye aday maçlar olacak.
'Dünya Kupası'nın 3 ülkede olması saçmalık'
Bir başka saçmalık da bence üç ülkede yapılıyor olması. Ben gerçekten samimiyetimle söylüyorum. Ya bir ülke, bir organizasyonu yapabiliyorsa yapsın. Yoksa üç ülkeye bölmek kadar garip bir organizasyon yok. Ben bunu Avrupa Futbol Şampiyonası'nda gördüm. Almanya'da takım, kamp yaptı iki takımımız. Avusturya'da maç yaptık, İsviçre'ye gittik, İsviçre'den Avusturya'ya döndük, Avusturya'dan tekrar İsviçre'ye dönebilirdik ve sürekli bir seyahat organizasyonu. Zaten bu adamlar bir ay boyunca birlikte yaşıyorlar. Hani bir de sürekli yolculuk yaptırmak bence futbolun doğasına aykırı olduğunu düşünüyorum.
Somalili hakeme ABD'ye giriş izni verilmemesi: 'O coğrafyanın en önemli hakemlerinden biri'
Dünya Kupası'nda bir güvenlik krizi patladı. Senegal'le başlayan Özbekistan takımının uğradığı bence saçmalıklar veya Belçika takımı da gelmiş işte. Belçika takımı da yine aynı şekilde apronda aranmış. Bir futbol takımının oyuncu grubunu, onları taşıyan uçaktaki oyuncuları ya da federasyon yetkililerini siz apronda dedektörlerle aramamalısınız. İki, Özbekistan futbol takımı stada gelirken, hazırlık maçı oynayacak, stada gelirken narkotik köpekleriyle çantaları aranmamalı. Bundan normal şartlarda Amerika'nın güvenlik unsuru işte milli güvenlik sıkıntısı olarak göze çarpıyor olabilir. Ama bu futbolda yok böyle bir şey. Futbol böyle bir dünya değil. Bir Dünya Kupası'nda Somalili hakem ki o coğrafyanın önemli hakemlerinden bir tanesi. FIFA kokartlı ve FIFA'nın Dünya Kupası'na yolladığı bir hakem şu Amerika'ya giremedi ve maç yönetemeyecek. Ne demek abi? Sen benim görevlendirdiğim organizasyonun sahibi olarak görevlendirdiğim bir hakemi ülkeye almıyorsun.sputnik
