Mutlak yasak olan işkence yasağı ihlal edildiğini söyleyen Oğuz, ‘’İşkence ve kötü muamele her koşul altında mutlak yasak. Gözaltına alınanların tamamına yakınına zorlayıcı pozisyonlarda ters kelepçe uygulanmış olması, işkence ve kötü muamele yasağının ihlali. Zirve öncesi gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerden veya avukatlarından edindiğimiz bilgilere göre, gözaltına alınan kişilerin yine tamamının yakınının evlerine kapıları kırılarak girildi. Kimi ev baskınları sırasında, evde bulunan diğer kişilerin de ev araması süresi boyunca ters kelepçeli şekilde bekletildikleri öğrenilmiş, en az 1 çocuğun bu ihlale uğradığı tespit edilmiş’’ şeklinde konuştu.
Etkili, bağımsız, kapsamlı
soruşturma süreci yürütülmeli
Çok sayıda kişinin keyfi olarak tutuklandığını ve tutuklanmayan kişiler hakkında ise keyfiyen adli kontrol şartının uygulandığını kaydeden Oğuz, ‘’İnsan hakları savunucuları başta olmak üzere, keyfi biçimde tutuklanan kişilerin derhal tahliye edilmesini, haklarındaki suçlamaların düşürülmesini, işkence ve kötü muamele suçunu işleyen kolluk hakkında derhal etkili, bağımsız, kapsamlı soruşturma sürecinin yürütülmesini talep ediyoruz’’ dedi.
Gözaltı ve tutuklamaların somut bilgi ve delillerden yoksun olduğunu aktaran Oğuz, ‘’NATO Zirvesi öncesi önleyici operasyon adı altında yürütülen bu soruşturmada, başından sonuna kadar hem ulusal mevzuata hem de taraf olunan uluslararası sözleşmelere aykırı yol ve yöntemler kullanıldı. Hukuki dayanaktan yoksun, soyut gerekçelerle gözaltı ve tutuklama işlemleri gerçekleştirdi. Gözaltına alınanlar “hangi örgüte üyesin, kod adın var mı, X örgütü hakkında bilgi verin” şeklinde somut bir iddiaya dayandırılamayan sorular yöneltilmiş ve yine bu soyut iddialar gerekçe gösterilerek tutuklanmışlar. Bu durum, gözaltına alınanlara yönelik emniyetteki sorgu sırasındaki bu soruların hukukta olmayan bir “önleyici gözaltı” olduğu ve hiçbir bilgiye ve delile dayandırılmadan insanların gözaltına alınıp tutuklandığını gösteriyor’’ ifadelerini kullandı. Haber Merkezi
